Münir AKTOLGA
Bakın ne diyor CHP: "Laik yargının tasfiyesinin demokrasiyi güçlendireceğine inanan liberaller, liberal solcular ve hatta bazı sosyalistler, 'Yetmez, ama evet' sloganı eşliğinde siyasal İslamcı AKP-Cemaat Koalisyonunun değirmenine su taşımayı halka 'demokratlık' olarak yutturmaya kalkıştılar"…
CHP'nin yakın geçmişe bakışı bu!!.. Görüyorsunuz, bu cephede bir milim bile ilerleme yok! CHP, Beyaztürk paradigmalardan bir türlü kendini kurtaramıyor...
Bence bu "kontrollü darbe" söylemi de tamamen demagojidir! Diyelim ki darbenin olacağı önceden kesin olarak haber alınmıştı, yani darbe biliniyordu, ama bu girişim daha başlamadan önlenmedi!.. Bir kere bu tamamen polisiye bir durumdur. Çok basit! Eğer durum gerçekten bu ise, o zaman darbecilerin harekete geçmesi bekleniyor ki, darbe örgütlenmesi bütün açıklığıyla ortaya çıksın, daha sonra kimse kıvırtamasın! Çünkü, eğer olay yarım kalırsa, gerisinin ne zaman geleceği belli olmayacağından bu durumda Türkiye güven içinde olamayacaktı... Yani eğer darbe biliniyordu da sırf onu tamamen yok etmek amacıyla iyice açığa çıkması beklendiyse bu klasik bir polis mantığıdır ve kimse de bu nedenle hükümeti ve MİT’i suçlayamaz... Hükümet, MİT bu konuda akıllı davranmıştır der geçersiniz...
Ama hükümetin, daha sonra, bu girişimi başka amaçlar için-mesela Referandum sürecinde - kullanması ayrı bir konudur ve bu doğru olmamıştır. Asıl üzerinde yoğunlaşılması gereken konu budur bence; ve tabi bir de, darbeden sonra önüne gelenin tutuklanmasıyla sonuçlanan ülkede estirilen karşı terör ortamıdır…
Denebilir ki, „Peki ama, darbeye karşı sivillerin sokağa çağırılması ve 200 küsur insanın ölmesi nedir, bunu nasıl değerlendireceğiz“? ( „Bu rakama sadece 200 küsur insanın ölümü demek büyük haksızlık olur; bunlarla birlikte o insanların kardeşleri, eşleri, çocukları, sevgilileri, arkadaşları, anne ve babaları da yaşayan ölüye dönmüşlerdir“…)
Bakın size bir anıyı anlatayım:
Yıl 1970. Ankara'da gençlik caddesinde bizim Dev-Gençli çocukların bir evi vardı ve bu evin adresi daha sonraki bir tutuklanmada benim üzerimde yakalanmıştı... Aradan birkaç yıl geçti... Ben tekrar yakalandım ve hapisaneden kaçmak istedim. Ziyaretçilerim aracılığıyla dışardaki arkadaşlara haber göndererek bana bir adres göndermelerini söyledim. Neyse bir adres geldi. Ben de kaçınca direkt olarak bu adrese gittim. Ama bir de ne göreyim, burası daha önce benim üzerimde yakalanan adres değil mi!? Tabi, hemen burayı boşaltın dedim ve ben de başka bir yere gittim...
Gene aradan zaman geçti... Mahirler hapisten kaçtıktan sonra Ankara'ya gidişlerinde oradaki arkadaşlar onları gene bu eve, adresini polisin bildiği ve benim burayı boşaltın dediğim eve götürüyorlar. Dikkat edin, Mahirler hapisten kaçtıktan sonra Ankara’ya gidişlerinde bu evde kalıyorlar (bunlar hep Mahkeme kayıtlarında var) ve bu eve ne baskın oluyor ne birşey!! Nitekim de Mahirler bu evde YAKALANMADILAR!..
Ben bunu, bu olayı öğrenince, zaten „bu hareket kontrollü“ falan deyip duruyordum, tuttum, Askeri Mahkemede bunu anlattım ve „istenilseydi Mahirler canlı olarak yakalanabilirlerdi; hatta istenilseydi bizim hepimiz yakalanırdık ve bu kadar insan da ölmemiş olurdu diye bas bas bağırdım. Ama kimseden tık çıkmadı!.. Nedir bu şimdi?.. Bu olay bir gerçek, ama böyle davrandılar diye -o zaman benim yaptığım gibi-bu noktada polisi suçlayabilir misiniz? Adamlar kendi işlerini yapıyorlar. Hata bizde, gitmeseydik o eve!..
Bir nokta daha: Eğer hükümet ve MİT bu darbeyi önceden haber aldılarsa, darbenin sadece Fetö cülerin işi olmadığını, bunun içinde öteki darbeci unsurların da bulunduğunu biliyor olmaları gerekir... Bu durumda Erdoğan ne yapabilirdi? Kimin hangi oranda darbeye katıldığının belli olmadığı bir ortamda, eğer darbe başladıktan sonra halkı sokağa inmeye çağırmasaydı da sadece devlet güçlerine dayanarak darbeyi önlemeye çalışsaydı ne ölçüde başarılı olacaklarının garantisi yoktu ki!.. Bu nedenle bence Erdoğanın yapabileceği başka birşey kalmıyordu. Halkı sokağa çağırmakla kendileri için de riskli, ama doğru olanı yapmışlardır... Bu durumda ölenlerse demokrasi şehididir. Düşünün, bundan sonra kim darbe yapmaya cesaret ederse artık halkın karşı çıkacağını da hesap etmesi gerekir. Bu bir kazanımdır... Ya bir de darbe başarılı olsaydı neler olurdu ülkede?.. İşte o zaman Türkiye İran'a dönmez miydi?.. Humeyni gibi gelir otururdu Fethullah ve de ayıkla pirincin taşını...
Ha, ama AK Parti’nin hiç mi suçu yok, var elbette. Olaydan sonra ülkede bir karşı terör ortamının yaratılmasına neden olarak önüne gelenin Fetö’ cü diye içeri alınmasına yol açtılar. KHK ler amaçlarının dışında da kullanılmaya başlandı vb. Yani, halkın darbeye karşı direnişini kendi amaçları için de kullandılar...
Hepsi bir yana bugünkü şu olaya, Enis Berberoğlu’nun tutuklanması olayına bakın. Kimse, “e bunu mahkemeler, hakimler yapıyor, AK Parti’nin ne alakası var” demesin. Ülkede yaratılan ortamın ürünü değil midir bütün bunlar?..
Bakın bu yapılanlarla süreç Ergenekon sürecine döndürülüyor, eğer bu sürecin sonunda birgün Ergenekoncular gibi Fetö’ cüler de serbest kalırsa bunu sorumlusu bugünkü yanlış politikaların uygulayıcıları olacaktır... Haklı olmak yetmiyor, haklı kalabilmek de gerekir... Ama, ne yazık ki AK parti bu haklı kalabilme ruhunu kaybetti... Devleti ele geçirirken Devlet de onu ele geçirdi... CHP’ninki ise hikayedir!..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023