Murat AKSOY
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “nasıl bir Cumhurbaşkanı adayı” sorusuna cevap aramak için siyasi partiler ve STK’larla yaptığı müzakerelerden sonra MHP’ye İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Eski Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ismini önerdi.
Kabul edelim ki, İhsanoğlu’nun CHP tarafından aday gösterilmesi, partinin “yeni”lenmesi sürecinde önemli adımlardan birisidir. Bu tercih, parti içinde ve tabanında bazı kırılma noktaları barındırma riskine rağmen yapılmışsa –ki öyledir-, bu, Kılıçdaroğlu’nun partiyi iktidar adayı yapma konusunda iradesini göstermektedir. CHP bu hamle ile tarihsel yüklerinden birini daha üzerinden atmıştır.
İsim önceden görüşüldü
Saat 13.00’de başlayan toplam 35 dakika süren görüşme sonrasında iki partinin, isim üzerinde uzlaşmış olarak çıkmaları; öncesinden bir ön görüşmenin olduğunu işaret ediyor.
Keşke CHP, MHP’ye ikinci görüşmede önerdiği ismi HDP’yle de ikinci bir görüşme ile önerilseydi.
Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı için sürecin başından bu yana ifade ettiği;“toplumun her kesimi kabul edeceği, tarafsızlığı, siyasete bulaşmamış olması, herkesi kucaklaması, öfke dilini kullanmaması, barıştan, huzurdan, güvenden yana olması”kriterlere uygun bir seçimdir. MHP’nin de bunu benimsemiş olması önemlidir.
Çatı aday: Zaaf mı, güç mü?
Bugünün şartlarında İhsanoğlu’nun görünürde en büyük zaafı, CHP ve MHP’nin “çatı adayı” olmasıdır. Başbakan Erdoğan’ın olası adaylığı durumunda karşı propaganda olarak en çok kullanacağı argümanlardan birisi budur. Yani İhsanoğlu’nu“Erdoğan karşıtı cephenin ortak adayı” olarak sunulması büyük bir olasılıktır.
Bu İhsanoğlu açısından bir zaaf gibi görünse de, değildir. Evet, İhsanoğlu çatı adayıdır ama kişi olarak Erdoğan karşıtı bir siyasi figür değildir. Tam tersine Erdoğan’ın söylemleri ile toplumu kutuplaştıran, zihnen ayrıştıran söyleminin tehlikesine dikkat çekmek, toplumda kutuplaşma ve gerilimin sona ermesi için önerilmiş bir adaydır.
Kısaca İhsanoğlu’nun siyasi olmayan kişiliği, fazla tanınmadığı için yıpranmamış olması, uluslararası alanda saygınlığı, geçmişte yaptığı görevler ona yönelik gelecek pek çok siyasal saldırıyı baştan boşa çıkaracaktır.
Bir kez daha ifade edelim ki, İhsanoğlu’nun adaylığı, Başbakan Erdoğan karşıtlığı üzerine, ona siyasal rakip olmaktan çok, toplumu kucaklamayı temsil etmektedir.
Mısır ve Suriye eleştirisi
Olası adaylığı durumunda Başbakan Erdoğan’ın İhsanoğlu’na yönelik en sert eleştirisi; Genel Sekreteri olduğu İİT’nın Mısır, Suriye konusunda pasif duruşu noktasında olacaktır. Böyle bir siyasal eleştiri konusunda iki şeyi unutmamak gerekiyor; İlki İhsanoğlu 57 üyeden oluşan teşkilatın Genel Sekreteriydi, sahibi değil. İkincisi de, AK Parti’nin Mısır ve Suriye politikası da iflas etmiştir.
Sembolik cumhurbaşkanı mı, devlet başkanı mı?
Başbakan Erdoğan’ın olası adaylığı durumunda; eşit koşullarda, eşit hedeflerde olan iki insandan bahsetmiyor olacağız. Yani biz Erdoğan ile İhsanoğlu arasında; iyi politikacı, güçlü, karizmatik lider, toplumu sürükleme, ülkeyi yönetme tercihi yapmayacağız.
Başbakan Erdoğan’ın adaylığının anlamı; parlamenter sistemi tasfiye edilerek başkanlık, yarı başkanlı, partili cumhurbaşkanı gibi siyasal rejimi değiştirme hedefini işaret etmektedir.
Buna karşı İhsanoğlu’nun adaylığı mevcut parlamenter sistemin devamı, mevcut şartlara göre yetkileri fazla olan Cumhurbaşkanlığını sembolik düzeye indiren; içerde hukuk ve adaletin gözetilmesi, dışarıda da Türkiye’nin en iyi biçimde temsil edilmesidir.
Bu açıdan adaylar üzerindeki tercih biraz da sistem tercihidir.
Çözümün adresi İhsanoğlu değil Meclis'tir
İhsanoğlu açısından en büyük dezavantajı, yukarda zaaf değil güç olarak ifade ettiğim siyaset dışılığın Kürt sorunu karşısındaki apolitik duruştur. Seçim sürecinde İhsanoğlu için en büyük dezavantaj Kürt sorununun çözümü karşısında olası sessizliği olabilir.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde belirleyici faktörlerden en önemlisi Kürt siyasi hareketi ve HDP olacaktır.
İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olarak Kürt sorununa çözüm önermesinden çok sorunun temel hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesi, eşit vatandaşlık temelinde olacağı yönünde inandırıcı irade beyanı önemli olacaktır.
Top artık CHP'de
Kürt sorununun çözülmesi konusunda unutulmaması gereken nokta, İhsanoğlu aday olarak öneren CHP’nin AK Parti’den daha ileri adım atmasının kaçınılmazlığıdır.
CHP bu konuda alacağı inisiyatifle İhsanoğlu’nu bu açmazdan kurtarabilir. Çünkü geldiğimiz noktada çözümüm adresi, liderler, gruplar, heyetler arasında sonuç alınmayan görüşmeler, mektup trafiği değil Meclis’tir, Meclisteki gruplardır.
Eğer CHP, bu konuda Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde inisiyatif alırsa bu pek çok şeyi değiştirebilir.
Irak’taki IŞİD kesenli gelişmeler, çözüm sürecinin Türkiye için ne kadar elzem olduğunu gösteriyor.
Son olarak üç şeyi ifade edelim. İlki seçim sonuçlarını belirleyecek olan vatandaşların oylarına sahip çıkmaları yani oy kullanmaları. İkincisi de ne AK Parti’nin ne CHP’nin ne MHP’nin ne de HDP’nin tabanı homojen olmadığı gibi, oylarını da tek tip kullanmayacaklarıdır.
Üçüncü ve son olarak, İhsanoğlu’nun bekleyen en büyük zorluk Türkiye’nin kutuplaşmış siyasi iklimidir. Bu iklimde başlangıçtaki gibi apolitik olmak her zaman iyi değildir. Önümüzdeki birkaç yıl içinde şayet İhsanoğlu seçilirse önünde zorlu bir politik sürecin durduğu da açıktır.
@murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018