Murat AKSOY
Gezi Protestoları’nın üzerinde tam 5 yıl geçti. Protestolar hedefine ulaştı ve Gezi’ye yapılmak istenen kışla, avm vs. gerçekleşmedi. O dönem Başbakan olarak Erdoğan'ın tüm ısrarına rağmen kazanan direniş oldu.
Gezi’yi sadece şiddet unsuruyla anıp itibarsızlaştırmaya çalışan iktidar ve onun destekçileri aradan geçen 5 yıla rağmen, Gezi’yi yaratan dışlayıcı politikalara ve söylemlere devam ediyor.
LAİKLER SİYASETLE TANIŞIYOR
Gezi protestoları yapıldığı dönem Yeni Şafak’ta hem editör hem de köşe yazarı olarak çalışıyordum. Gazete mutfağının sürece nasıl baktıklarını yakından biliyorum.
O günlerde yazdığım yazıları eleştirel bulsalar da, yayınlıyorlardı.
O yazılarda, bu protestoları, “laik kesimin siyasetle tanışması” olarak tanımlamıştım. O güne kadar “hak ve özgürlükleri” için oy vermek dışında siyasi aktivitede bulunmamış farklı toplumsal kesimlerdeki ebeveynlerin çocuklarının siyasetle tanışmasıydı bu süreç. Yeni bir toplumsal kesimin hak ve özgürlükleri için sokağa çıkması ve onun için mücadele etmesi.
Gezi protestoları, apolitik denebilecek farklı toplumsal kesimlerin kamusal alana “siyasal aktör” olarak çıkması ve siyasallaşmasıdır.
Aradan geçen 5 yıla rağmen Gezi'de ortaya çıkan bu siyasallaşma, ne yazık ki bugüne kadar ne kendini siyaseten ifade edebildi ne de örgütleyebildi.
Daha önemlisi mevcut siyasal parti ve hareketlerden hiç biri de, ortaya çıkan siyasallaşmayı tam olarak okuyup, Gezi ruhu ile buluşamadı.
GEZİ İTİRAZDI, İSYANDI
Gezi, temelde bir itiraz, bir başkaldırı ve bir isyandı.
Gezi, başta Aleviler olmak üzere kadınların, gençlerin, yaşam tarzı, hak ve özgürlükler konusunda kamusal alanda ihlallerle karşılaşanların, dışlananların, ötekileştiren kesimlerin itirazı, başkaldırısı ve isyanıydı.
Gezi, görünürde ağaçların kesilmesine olan itirazdı ama arkasında olan, AKP'nin yöneldiği “değer” eksenli siyasal tercihlerin, laik ve seküler kesimlere yönelik hak ve özgürlük alanlarının daraltılmasına, özel alana müdahaleye isyandı.
Gezi, gençlik, kadın, beden, doğum şekli, içki tüketimi gibi “hayat tarzı” temelinde ortaya çıkan toplumun, devlet eliyle muhafazakârlaşmasına isyandı.
Gezi, anayasa referans gösterilerek hak ve özgürlüklerin daraltılmasına isyandı.
Gezi, devletin yasal gücünü kullanılarak, devlet eliyle topluma bir ahlak dayatmasına isyandı.
Özetle Gezi, devleti yönetenlerin kendi “doğru” ve “inançları”nı tüm toplumu kuşatacak “norm” haline getirmelerine, kendi yaşam tarzlarını tüm topluma devlet imkanları ve siyaset yoluyla empoze edilmesine isyandı.
Gezi’ye yol açan toplumsal talepleri anlamak yerine açıklamayı tercih eden AKP Gezi protestocularını, “iktidarı yıkmak” isteyen dış güçlerin, yabancı lobilerin yerli işbirlikçileri ilan etti.
GEZİ’NİN NEDENLERİ HALA GEÇERLİ
Aradan geçen 5 yıla rağmen Gezi’de kendini bulan itiraz, başkaldırı ve isyanın gerekçeleri bugün geçerliliğini korumaya devam ediyor.
Gezi’yi yaratan koşul ve gerekçeler geçerliliğini bugün de koruyor. Türkiye Gezi’den bu yana demokratikleşme değil otoriterleşme yönünde ilerledi.
Erdoğan/AKP iktidar bloku, kendi tabanı dışında kalan tüm farklı toplumsal kesimi, devlet gücünü kullanarak ötekileştiriyor. Düşman, hain, terörist ilan ediliyor.
AKP, toplumsal meşruiyeti ve tabanı daraldıkça kendi dışında kalanlara baskıyı arttırıyor. Baskı ile rıza üretmeye çalışıyor.
Bu ruh haliyle sarıldıkları kimlik siyasetiyle, toplumu bir arada tutan dini ve kültürel sembolleri ayrışma ve kutuplaşma aracı olarak kullanıyorlar.
Hissettikleri endişe, sahip oldukları ekonomik sosyal ve siyasal statüleri kaybetmekten kaynaklanıyor. Bu süreçte en çok bağıranlar ise, sahip oldukları statüyü en kolay kazananlar oluyor.
Bunun için inanmadıkları, yalan olduğunu bildikleri şeyler her gün meydanlarda, ekranlarda tekrarlıyorlar. Birer Müslüman olarak içinde bulundukları durumdan rahatsızlık duymuyorlar. Ne yazık ki bugün de gerçek olmayan şeyleri, gerçekmiş gibi söylemeye devam ediyorlar.
RUH BEDENLE BULUŞABİLİR Mİ?
Kısaca, Gezi’de kendini ifade eden talepler, rahatsızlıklar, şikâyetler daha güçlü gerekçeler ve siyasal pratiklerle varlığını koruyor.
Gezi ruhu 5. yılında da üzerimizde dolaşmaya devam ediyor.
Kendine uygun bir beden arıyor.
Türkiye'de farklı toplumsal kesimler hak, özgürlük ve demokrasi temelinde birbiriyle buluştukça, konuştukça, yeni bir ortak yaşam alanı ürettikçe o beden can bulacak ve o ruhla buluşacak.
24 Haziran’a giderken siyasi alanda muhalefet partileri; sivil alanda STK’lar, girişimler arasında kurulan iletişim kanalları, ittifak ve ortaklıklar bunun için bir şans.
Gezi ruhu, bedeniyle 24 Haziran sonrası buluşabilir.
Ama şunu unutmayalım ki o bedenin sahibi, yaşı değil ama zihni ve dünyası genç ve özgür olanlar olacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018