Murat AKSOY
Kürt sorunu söz konusu olduğunda tartışma konularından birisi de yerel yönetimlerin güçlendirilmesi olarak ifade edilen adem-i merkeziyet ilkesi olur. Bu ilke, katılımcı demokrasinin temelidir ve kabaca şu ilkelere dayanır.
Karar süreçlerinin ölçeğe bağlanması; Alınacak kararların niteliğine göre, katılımda dar ya da geniş ölçek uygulanması,
Karar süreçlerinin artması ve derinleştirilmesi; Tüm sorun alanlarında ve konularda mümkün olduğu ölçüde yeni karar süreçleri oluşturmalı,
Katılımın arttırılması; Çoğalan karar süreçlerine katılımın arttırılması. Bunun için de; a) Bürokratik formalite ve engeller kaldırılmalı, b) Teknolojik alt yapı güçlendirilmeli, c) Gönüllülük ve katılım esaslarına dayanan sivil inisiyatifler, çalışma grupları, yurttaş girişimleri vs. sürece katılabilmeli,
Şeffaflık; Karar süreçlerinin ve sonuçlarının, açık, ulaşılabilir nitelikte şeffaf olmalı, gizlilik ortadan kaldırılmalı,
Denetim mekanizmalarının oluşturulması; İcraatların denetlenebilmesi ve gerekli değişikliklerin (geri çağırma, seçim yenileme vs.) yapılabilmesinin yolu açık tutulmalı.
ADI DEMOKRATİK, ZİHNİYETİ OTORİTER
Şimdi BDP-DTK-KCK-PKK hattından bu ilke referans gösterilerek meşrulaştırılmaya çalıştığı özerklik ve statü talebine bakalım. Kabul edilmesi gereken ilk nokta bu taleplerin bu ilkeyle ilgili olmadığıdır.
Adem-i merkeziyet ilkesi katılımcı demokrasinin temel bir ilkesi olarak sorunların yerelde çözülmesini hedefleyen bir doğrudan demokrasi uygulmasıdır. DTK'nın geçen yıl 14 Temmuz'da tek taraflı ilan ettiği "demokratik özerklik"in bu ilkeyle ilişkisi ne yazık ki yoktur. DTK'nın tek taraflı ilan ettiği demokratik özeklik, yereli güçlendirmek yani idari bir yapısal değişiklik değil tersine kendileri bağlamında hem bölgesel hem de kimliksel ayrımı temel alan bir yönetim yapısı kurmayı hedeliyor. Ve bu durumu da bir anlamda "statü" olarak tanımlıyorlar.
De fecto olarak ilan edilen bu durum, yerel yönetimlerin güçlendirilerek Kürt sorunun çözülmesi değil tersine "kendi istedikleri çözümü", demokratilik etiketi ile bölgedeki tüm Kürtlere dayatmaktan başka bir şey değildir. Bir anlamda mevcut merkezi yapının küçük bir model olarak hayata geçirilmesidir. Bu yönü ile demokrat değil otoriter bir zihniyete dayanmaktadır. Klasik demokrasinin yerini katılımcı demokrasiye bıraktığı bir dönemde "otoriter zihniyet"e dayanan modellerin yaşama şansı yoktur.
Burada kritik bir nokta devreye girmektedir. O da BDP-DTK-KCK-PKK çizgisi dışında kalan Kürtlerin geleceğinin ne olacağıdır. Çünkü adem-i merkeziyet tam da bu sorunun cevabının bulunmasıdır.
Geçen hafta açıklanan yeni strateji hükümetin "Güneydoğu'da ve diğer bölgelerde yaşayan Kürt vatandaşların, PKK ve KCK'nın baskısından kurtarılması" ve "Bu amaçla doğrudan halkın muhatap alınacağı ve sivil siyaset kanalıyla çözüm aranacağı" şeklinde iki madde bulunuyor. Bu hedeflerin gerçekleşmesinin tek yolu demokrasinin derinleştirilmesi ve Kürt sorununun hak ve özgürlükler yönünde alan genişletmesidir.
Fakat daha önemli sorun, bizatihi Kürtlerin de facto olarak var olan durum karşısında ne yapacaklarıdır. Bugün, AK Partili olmayan ve BDP-DTK-KCK-PKK çizgisi dışında kalan Kürtler artık tercih noktasına gelmiştir. Gelinen yer artık onların da siyasi aktör olarak sahneye çıkmaları ve risk almalarıdır. Bu süreçte hükümete düşen tek şey demokratikleşme yönünde adımlar atmaktır.
Hükümetin izlediği güvenlik eksenli politikalar demokrat-sivil Kürtlerin PKK-KCK çizgisine mesafe almasına engel olarak görülebilir. Şu da çok açık ki, tavizsiz sürdürülmekte olan güvenlik politikaları ve şiddet, Kürtler içinde farklılığı homojenize etmekte ve ideolojik olarak en güçsüz olan şiddeti meşru hale getirmektedir. Ve eminim ki bundan en fazla demokrat ve sivil Kürtler rahatsızlık duymaktadırlar. Bu rahatsızlığın giderilmesi, sadece güvenlik politikalarına değil, ona paralel atılacak demokratik adımlara bağlı olacaktır.
Adem-i merkeziyet Kürt sorununa çözüm sağlayabilir ama şartı, demokrat zihniyete dayanmasıdır. Otoriter zihniyete dayanan modeller "demokartik" adı taşısalar da çözümün parçası olmazlar.
Özel bir not: Bu yazının yazıldığı saatlerde (15:07) son kez TTNET (4440375) çağrı merkezini aradım ve "25 Mart'ta kopan internet bağlantımızın hâlâ bağlanamadığını ve sorunun devam ettiğini" ilettim. Artık tek çaremiz kaldı; iki yıllık taahhüdümüze rağmen hattımızı iptal ettirmek. Saat 18:30, internet bağlantısı hâlâ yok. Yazıyı gazeteye cep telefonundan yolluyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018