Namık ÇINAR
“Ayağının uğurunu seveyim.”
Neden böyle söylüyorum, biliyor musunuz değerli okurlarım?
Baransu’yu nasıl apar topar götürdülerse, isteseler demek beni de alıp aynen öyle götürebilirler imiş.
Öğrendim ki, meğer benim için de bir “yakalama kararı” varmış. Kimbilir ne zamandır kaçak yaşıyormuşum da haberim yokmuş.
Öğrendim ama nasıl öğrendim, bir de bana sorun.
Daha Taraf’taki ilk günlerimde, 8 Mart 2010 tarihinde “Deniz Baykal kimdir” başlıklı bir yazı kaleme almış, gencecik bir teğmenken yurtseverlik heveslerimi boğazıma dizen, Nâzım Hikmet başta olmak üzere ne kadar ışık saçan şair ve yazar varsa kitaplarını okudum diye beni komünist ilân eden ve sonunda da ordudan atılmama yol açan bu rezil düzenin katakulli ve ispiyonculuk öyküsünü bir gazete köşesinin elverdiği sınırlar nispetinde anlatmaya çalışmıştım.
Bütün yazdıklarım gibi, o yazı da hâlen orada duruyor. Merak eden, Taraf Gazetesi’nin internet sayfasına girer, okur.
Yazımda sadece adını andığım ama kimliğini bütünüyle açık etmediğim ispiyoncu bir subay, --ki o dönemde Genelkurmay Başkanlığı Mahkemesi’nde iki sene boyunca yargılanıp aklandığımda görecek olduğum gibi-- yalnız sayılmazdı; amirlerinin gözüne girmek için yarışan onun gibi daha nicesine, hattâ devre arkadaşıma dahi tanık olmuştum.
Özellikle mahkemede yüz yüze gelmediklerim, tanıklık ifadelerini “talimatla” bulundukları yerlerden verdiklerinden midir nedir, nasıl olsa haberimin olmayacağını sanmanın rahatlığıyla arkamdan bir güzel atıp tutmuşlardı.
İşte bu zat-ı muhterem makalemi okur okumaz, artık meşhur olmak mı istiyor nedir; yazıda adı geçenin kendisi olduğunu ifşa ederek, tutmuş beni İzmir’de savcılığa şikâyet etmiş.
Gazetemizin avukatından haber geldi; “hakkında şikâyet var, hadi gidelim ifade verelim” dedi.
Eh! Ne yapalım;
“Haps ile, nefy ile, işkence ile ömrü geçer,
İşte Türkiyye’de şair(yazar)olanın hâli budur” dememiş miydi Eşref, daha Abdülhamitdevrindeyken?
Kalktık, bizi davet eden karakola gidip ifade verdik.
Kırk sene öncesinin anlatıldığı bir olayda, yer, zaman, mekân ve açık kimliğin belirtilmemesine özellikle dikkat ettiğimizi ileri sürerek, hakkımızdaki şikâyetin yersiz olduğuna dair itirazımızı yapmış olduk.
Neredeyse dört seneyi geçkindir, bir daha ses seda çıkmamıştı.
Tâ ki, birkaç gün öncesine kadar!
Taraf’ın değerli avukatı Sayın Veysel Ok dün yeniden aradı...
Aynı şahsın birkaç hafta önce aynı yazımdan dolayı bu sefer “tazminat davası” açtığını...
Fakat ilginçtir ki, şikâyetçinin dava dilekçesi içeriğinden, esasen dört seneden beri süren bir “Ceza Davamızın” da olduğunu...
Ne yazık ki hakkımızda bu yüzden bir “yakalama kararı” bulunduğu hâlde ifade vermekten sürekli kaçarak davanın sonuçlanmasını geciktirmeye çalıştığımızı...
Bu vesileyle öğrendiğini söyleyince, kan beynime sıçrayıverdi.
“Dosyamızın hangi adliyede olduğunu araştıralım ve birkaç gün içinde gidip teslim olalım” dedi.
Biz korkacak olsaydık, bu trene binmezdik.
Ayıp, bir kere!
Hakkımda çıkarılan yakalama kararını beni şikâyet eden bilecek, ama ben bilmeyeceğim!
Beş senedir Taraf’ta yazacağım, ama kaçıyor görüneceğim.
Gazetemin yeri yurdu belli değil mi de, bana tebligat yapamamışlar?
Hem yazdıklarımdan dolayı suçlanacağım, hem gazete adresim hesaba katılmayacak.
Avukatımızın adresi de mi yok?
Ya ifadeye gittiğimiz karakolun tutanağı?
Amaç, tebligatı doğru dürüst yapmayıp, kaçak durumuna düşürmek olmasın, sakın?
Beni en üzen şey, “yeni Türkiye” diye yaygara koparanların, gerçekte “eski Türkiye”lilerin önceki özgüvenlerine tekrar kavuşmalarını sağlayacak bir aymazlığın dokusunu işlemekte olduklarıdır.
Olaydan dört beş sene sonra tazminat davası açma cüreti, ancak böyle bir iklimin eseridir.
Koltuk sevdalıları bakımından sevindiğim tek şey ise, daha yukarısına çıkılacak bir yerin kalmamasıdır.
Bundan sonra sıra, artık aşağıya inmeye gelmiştir.
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016