Necati KUR
Akın Öztürk:
Hocam bir de 1978 Kongresi’ne dönmek istiyorum. Yine TÜSTAV’dan çıkan Sabahattin İzcioğlu’nun bir kitabı var. Orada Sabahattin İzcioğlu’nun, “İki Başlı Yönetim”le ilgili Talip’in duygularını anlattığı bir bölüm var. Okudunuz mu, bilmiyorum?
Necati Kur:
Orada geçen Necati Kur, benim. Dev-Genç Saymanı olduğumu yazıyor orada zaten. Mesela daha 1976 Kongresi’nde, Sabahattin’in eski Eskişehir’deki siyasi orijinini biliyorum. Ona çok girmeyeceğim. Bursa Eğitim Enstitüsünde beraberdik. O, Dev-Genç Sekreteri’ydi. Ben, Sayman. Mehmet Çakır da daha sonra bir kitap yazdı. Biz üç saç ayağıydık. Yani hiç birbirimizle siyasi anlamda bağ kurmadan yaşam geldi bizi ayni siyasi olgunun içerisinde yeniden bir araya getirdi. Ama Çakır’la beraberdik de Sabahattin’le farklı alanlardaydık. O 1976 Kongresi’nde bizim konuşmalarımızdan etkilendiğini sanıyorum. Sabahattin kitabında bundan söz ediyor. Ben 1978 Kongresi’nde askerdim. O nedenle 1978 Kongresi’ni izleyemedim. Ama 1978 Kongresi’nde olanlarla ilgili gelişmeleri, bütün detaylarıyla takip ettim. Bu kişilerden edindiğim bilgiler, okuduklarım ve bir de... Ya hatırlayamadım burayı pas geçelim. Şeyden söz edeceğim. Konca’da beraber kaldık. Talip Öztürk’le ayni Yönetim’de olan Bartın’lı Kadir Şener Yalçın’la, Kadir abi ile Konca’da beraberdik. TKP Konca Davası’nda... Onunla da bununla ilgili bayağı konuşmalarımız, görüşmelerimiz oldu, 12 Eylül’de... Yani ben en başından böyle bir ayrılığın, iki başlı bir kongrenin olmasının ve iki başlı bir yönetimin çıkmasının, kesinlikle Talip’in çok baskı altında kalarak dönemeyeceği bir yola sokulmuş olmasından kaynaklanan bir olgu olduğu kanısındayım... Bunun açıkça adını koymak gerekirse, Parti’nin sivil örgütlere müdahalesinden kaynaklanan bir anlayışa sahip olduğu kanısındayım. Kesinlikle budur. Zaten 1980 sonrası Parti’nin yeni çalışmalarla TİP, TKP, TBKP sürecine bile gelmeden önceki raporlarında “Bundan sonra sivil örgütlere hiçbir şekilde müdahalemiz olmayacak” tutum ve tavrının göstergesidir o iki başlılık. En çok böyle bir karara neden olan, böyle bir karar almaya zorlayan etmendir. Ben bu anlamda da böyle bir kararın oluşmasında Talip’in direncinin ve baskısının olduğuna inanıyorum. Ve Talip ile bundan, bununla ilgili, oturup hiç konuşamadık. Ama çok rahatsız olduğunu, hiç hoşnut olmadığını biliyorum. Şimdi TÖB-DER Yönetimi, bir Merkez Yönetim vardır. Bir de Yürütme Kurulu... Yani illerden seçilmiş kişilerin temsilcilikleri ile oluşan bir olguydu. Sabahattin de işte Yürütme Kurulu’nda öyle bir görev almış. O çok bilmeyebilir... Ama onun dediği de doğru.
Akın’ın sorması üzerine, Hasan Gürkan’ın iznine ve affına sığınarak, “İki Başlılık” döneminde Ankara’daki Sovyet Büyük Elçiliği’nin davetiyle ilgili bir Kokteyl’i, Hasan Gürkan’ın ağzıyla aktarmak istiyorum.
Talip, Hasan Gürkan, Selami Kıymaç, Rüştü Apaydın, dört kişi, Sovyet Konsolosluğu’nda yemeğe katılıyorlar. Tabii, orada Rus Votkası içiliyor. İçki bol, tabii. Orada özellikle kadehler çok hoşlarına gidiyor. Birer tane kadehi, anı olarak saklamak üzere alıyorlar. Bardakların üzerinde orak-çekiç var. Birer anı, ileride çocuklarımıza “Biz bu davete katılmıştık” gibi. Hasan Gürkan diyor ki, “Birer tane de votka koyalım ceplerimize.” Birer votka koyuyorlar. Toplantı dağılacağı zaman diyorlar ki, “Önünüzü sıkı sıkı kapamayın, bardakla şişe birbirine vuruyor, ses çıkarıyor... Ataşe fark edecek, rezil olacağız...” falan. Neyse Ataşe, bunları uğurlamak için yanlarına gidiyor. Ataşe’nin yanında, konuşulanları çeviren bir de tercüman var. Diyor ki, “Sizlerle beraber olmaktan çok mutlu oldum.” Böyle üç beş dakikalık bir konuşma oluyor. Hasan Gürkan onlara, çıktıktan sonra diyor ki, “Yani beni rezil ettiniz... Fark etti, adam... Bardaklarla şişeler birbirine vurdukça, sesleri duyuluyordu. Bunun hesabını nasıl vereceğiz.” Bunlar çıkıyorlar. Yatıyorlar. Hasan Gürkan, erken kalkıyor. Diyor ki, “Ben Parti’nin sorumluluk düzeyinde bir adamıyım. O nedenle bir gideyim, ne oldu, ne kaldı?” diye evden çıkıyor. “Aslında hiçbir yere gitmedim” diyor. “Yan bakkaldan bir şeyler aldım. Biraz da çevrede oyalandım ve sonrada eve gittim.” diyor. “Kalkın” demiş. “Kalkın, Konsolosluk’tan çağırıyorlar. Bardakları istiyorlar. Hepsi zimmetliymiş, sayılıymış. O nedenle de bardakları götüreceğiz.” Şimdi Talip, “Eyvah rezil olduk” diyor. Hepsi de “Ne yapalım, ne edelim?” diyorlar. Hasan, “Hep beraber gidelim. Ben çıkacağım, ‘Ben temsilciyim, anı olarak aldık’ falan, ‘Bir tane almıştık zaten, onu da derneğe koyduk. O nedenle bir anımız oldun diye, bizi lütfen mazur görün.’ falan diyeceğim.” diyor. Onlara da diyor ki, “Bu olayı sessiz sedasız, duyulmadan kapatırsam, bana yetmişlik bir votka alacaksınız.” diyor. Onlar da “Tamam, tamam.” diyorlar... “Ya ne demek 70’lik, ne istersen alırız.” diyorlar. Neyse gidiyorlar... Şimdi bunlar diyorlar ki, “İstersen biz gitmeyelim. Çok kalabalık oluruz. Sen git, derdimizi anlat.” Hasan’ın da istediği zaten bu... Gelmezlerse çok daha iyi... Hasan, zaten onu istiyor... “Tamam” diyor, “Hadi benim başımı iyice belaya soktunuz, katlanacağız artık, ne yapalım.” “Afra, tafra ile gittim.” diyor. “Sokakta oyalandım... Konsolosluk’un etrafını şöyle bir dolaştım...
15-20 dakika sonra yanlarına gittim. ‘Hadi gözünüz aydın. Madem anı için aldılar (Kestirmeden anlatıyorum) Tamam bir şey yok.’ Talipler de gittiler, benim votkamı aldılar.” Böylece bir anı...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.11.2025
15.12.2024
10.12.2024
24.01.2024
24.12.2023
4.09.2021
6.03.2021
15.01.2021
31.10.2017
10.04.2015