Ömer F. Gergerlioğlu
İnançlar farklıdır, karşısındakinin görüşlerine hak ekseninden yaklaşmak farklıdır. İlk başta bunu ayırt etmek gerekir.
Kürtaj ve Uludere tartışmaları sonrası başörtüsü yasağı, Kürt sorunu gibi konularda paralel düşünen liberal kesim ile islami kesimin arasına kara kedi girdi. Başbakan’ın din eksenli yaklaşımları sonrası sert eleştiriler yönelten liberal kesim, islamın inanç esaslarını çok dikkatli olmayan bir dille gündem edince ortak paydada buluşma hasleti yara almaya başladı. Türkiye’de bir konu etrafında inanç ekseninde bir araya gelmeniz çok zor değildir. Ancak farklı görüşten aydınların kendi çevrelerini küstürme pahasına başkasının derdine derman olmaya çalışması zaten ender görülen ve ancak son yıllarda başarılan bir konudur. Bu önemli değeri birbirine empati yapmadan devirebilmeyi başarmak da liberaliyle, dindarıyla güzel işler yapmış olanlara nasip olmaya başladı maalesef.
Ahmet Altan’ın operaya mescit konusunu gündem ederek çıkardığı tartışma aslında islama antipati ile bakmayan liberallerin islamı tanıma ve anlama konusunda daha çok fırın ekmek yeme ihtiyacında olduğunu gösteriyor. Altan, birçok dindarın altına imza atacağı yazılarıyla, duruşuyla totaliter eğilimlere karşı zorluklar içinde mücadele etmiş ve sonunda adaletten yana olanların sempatisini kazanmış bir yazardır. İslamı tanıma ihtiyacını fazla hissetmeden yaptığı akıl yürütmelerin çoğunda isabet kaydedebilmiştir ancak dini hassasiyetin belirgin olduğu yaşam hakkı olan kürtaj veya modern toplumlarda müslümanın meşru her ortamda yer alabileceği ve bu dinin hayatın dini olacağı hassasiyetini laik bir bakış açısıyla tam anlamıyla çözememiştir. Hayatın her alanında müslüman da garimüslim de olabilmeli ve onların ibadethaneleri de ön planda düşünülmelidir. Ama Altan’ın kullandığı dile ve getirdiği çözümlere acımasızca saldırmak da hakkaniyete sığmamaktadır. Opera’ya mescit konusundaki yanlışını hassas bir konuda ironiyle devam ettirmesi Ahmet Altan açısından üzücüdür. Aslında bu, sert bir şekilde eleştirdiği başbakan’ın yanlışına düşmesi anlamında ona bir hatırlatma ve empati yapma şansı sağlayacaktır. Güçlü bir yönetici karakteri olan başbakan da kendisine yanlışının hatırlatılmasına çok içerlemekte ve yanlış üstüne yanlış yapabilmektedir. Altan da aynı duruma düşüyor, hatasını kabul ederken özeleştiri yapmaktan kaçınıyor ve polemik konusu yapmaktan kurtaramıyor. Ama başbakan ve Altan’ın hastalıkları kendileri açısından umutsuz vaka olarak addedilecek türden değildir. Dikkatli bir özeleştiri bazen insana şiddetle aradığı şeyin aslında yanı başında olduğunu ama bu arama açısına ulaşamadığı için bulamadığını gösterir.Buna örneği islam dünyasından tanınmış bir şahsiyet ile verelim. Hazreti Ömer (Radiyallahu anhu) kendisine ölümü hatırlatmak üzere bir kişi vazifelendirmişti. Kişiye öleceğini hatırlatmak nefsine ağır bir hadisedir. Buna rağmen adaletten sapmak istemeyen Ömer böyle bir karar almıştı.Her gün o şahıs bir kaç kere gelir, ölümü hatırlatır, tayin edilen akçasını alıp giderdi. Bir gün yine gelip ölümü hatırlattı. Hazreti Ömer (Radiyallahu anhu) o şahsa: "Artık ölümü hatırlatmanıza ihtiyacımız kalmadı. Sakalımıza ak düştü. Ak sakal ölümün habercisidir. Devamlı gözümün önünde durmakta, bana ölümü hatırlatmaktadır", buyurdu. Bu ve benzeri olaylar islam tarihinde çoktur. Eleştiriden korkmamak gerekir aksine doğru iş yapmak için yanlışının nerede olduğunu kendisine haber verilmesini istemek gerekir. Bu en can sıkıcı haber olan insanın kendisinin ölümü bile olsa.
Daha önemli olan sorun ise içten içe kaynayan önemli bir tartışmadır. İslamcı kesimde hak mücadelesinde liberallerle beraber görünmekten rahatsız olanlar, tedirgin olanlar için bu gibi olaylar yanlış yönde sabitlenme riski taşıyor. Başkasının hakkı için birlikte mücadele etmek Türkiye’de farklı kesimler arasında emekleme safhasında olmasına rağmen en ufak fikri tartışmada köprüleri atma eğilimine girmenin vebali her iki kesim için de büyüktür. İnanç ve fikir ayrılıkları tabiiki olacaktır bunu uzun bir yolun tabii aşamalarından biri olarak görmek gerekir. İki eğilimin de aslında bir çok konuda gikirleri kesişmektedir.
Kürtaj konusu da aslında dindarlar için bir imtihandır. Yaşam hakkı ile ilgili çok açık bir cinayet olan bu fiili değerlendiren birçok dindar kadın yazarı dinlerken hayal kırıklığına uğradık. Tıbbi, hukuki, sosyolojik bir takım gerçekleri araştırma ihtiyacını fazla hissetmeden olayı kendi tecrübeleri istikametinde değerlendirdiler. Dindarlar arasında da inanç ile farklı olanla ortak paydanın farklılığını karıştırma hastalığı oluyor maalesef. Dindarlar, liberallerle beraber erdemli bir insan hakları mücadelesini pekala yapabilirler ama inançlarındaki hassasiyet ve sorumluluğu unutmadan bunu yapmalılar. Kürtajın yaşam hakkını ayaklar altına aldığı ve yaratıcıyı takmadan birey eksenli bir bakış açısı dayatması karşısında çok savunmasız sesini çıkaramayan bir ceninin sözcüsü olmaktansa sosyal nedenleri öne sürmenin rahatlığını anlayamıyorum. Dindar kadınlar böylesi önemli bir konuda ciddiyetle düşünüp medya desenformasyonlarına kapılmadan ortak ve güçlü bir sesi niye çıkarmazlar, anlayamıyorum. Tartışılıp ortak bir ses çıkarılması gereken en önemli konulardan birisidir bu konu. Başörtüsü meselesinden çok daha önemli bir konuda milyonlarca ceninin yaşamı ile ilgili bir konuda sorumluluğun büyüklüğünü hissetmeden fikir beyan etmenin ağır bir vebali olduğunu bilmiyor muyuz?
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kanser eden OHAL, öldüren zalimlikler!
26.08.2020 - Ayasofya’da Cuma hiçbir günahınızı örtemeyecek!
26.08.2020 - KHK'lar yok hükmündedir, hukuk dönünce iptal olacaklar
9.02.2018 - Beyin kanamasından ölen KHK'lı Şafak hoca neler yaşadı?
5.02.2018 - 24 Haziran karamsarlıkla aşılmaz
3.02.2018 - Kazanan tüm ezilenlerdir
25.06.2018 - HDP'siz çözüm olmayacak, siyaset için niye HDP?
23.06.2018 - Niye HDP'ye oy vermelisiniz?
18.06.2018 - Bir OHAL kurbanı daha: Mehmet Çelik ve ailesi neler yaşadı?
12.06.2018 - Seçim sahasından izlenimler
11.06.2018
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları





















































































el kürdi
entelektüel saray soytarisi ve yalakalikta zirve ey mahcub nasil kisa zamanda dexishtin yoksa senheb yalaka soytariydinda bizmi göremedik TCnin dishinda dünyada olub biteni takib eden avami halki bile erdoxan ve akp nin nemal olduxunu anladi sen aldixin paranin miktari herhalde fazlaki hirant dinkin ifadesiynen kanin öyle zehirlemishki yalaka zehiri kusuntusundan bashka bishey cikmiyor hey mahcub apo sana verdiki onu övmeknen bitiremiyorsun tu cumun varbu
Mourat
Erdoganin karizmasini bilmem ama sen karazmani fazlasiyle cizdirdin!