Orhan Kemal CENGİZ
Meclis'te barış sürecine destek verecek, yapılanları denetleyecek bir komisyonun kurulması, sivil toplumun katkısı için yeni kanalların yaratılması gerek.
Dün Hakan Fidan’ın PKK’nın ‘dağdan indirilmesi’ için Türkiye’nin izleyeceğini söylediği ve kendine özgü bir terminolojiyle Türkçeleştirdiği ‘Disarmement, Demobilization, Reintergration’ (Silahsızlandırma, Terhis, Topluma Geri Dönüş) sürecinden çok kısa bir şekilde söz etmiştim. Bugün, bu plan çerçevesinde Türkiye’nin neler yapması ve hangi sorulara cevap araması gerektiğini tartışmaya çalışacağım.
Temel koşullar
Dünyadaki tecrübelere bakıldığında (bkz. Netherlands Institute of International Relations, DDR, Mapping Issues, Dilemmas and Guiding Principles) başarılı bir DDR için pek çok koşulun bir araya gelmesi gerektiğini görüyoruz.
Öncelikle barış görüşmeleri sırasında DDR’nin nasıl uygulanacağı konusunda tarafların çok net bir anlaşmaya varmaları, ideal olarak PKK’nın üst yönetiminin tamamının bu konuda muvafakat ve desteğinin alınması gerekiyor. Yani DDR’de yol kazasına uğramamanın ilk koşulu, gidilecek yolun herkesin kafasında çok net olması ve bu konuda tarafların sorumluluk almasının sağlanmasıdır.
Nereye dönecekler?
DDR bir grubun ‘teslim olması’ değil, belli bir anlaşma çerçevesinde silahlarını bırakıp içinden geldikleri topluma entegre olmalarıdır. Sırf bu açıdan bakıldığında bile Türkiye’yi ne kadar komplike bir sürecin beklediğini görebiliriz. Türkiye DDR’sinin bir kısmını muhakkak ki Türkiye kökenli PKK’lıların Türkiye’ye dönüp sosyal ve siyasal hayatın bir parçası olmaları oluşturacak. Peki Suriyeli, İranlı PKK’lılara ne olacak? Onlar nereye geri dönecekler? Onlar için de gidecekleri üçüncü ülkelerde veya Türkiye’de ‘entegrasyon’ programları düşünülüyor mu?
Meselenin ne kadar karmaşık olduğu göz önüne alındığında Türkiye daha önce benzeri tecrübeler yaşamış ülkelerin uzmanlarından bir danışmanlar kurulu oluşturmayı değerlendiriyor mu?
Süreci kim yönetecek?
Sesli bir şekilde düşünmeye devam edersek, bu işin yürütülmesi oldukça kapsamlı bir koordinasyon ve idari organizasyon gerektiriyor. MİT eğer yürümekte olan müzakereleri başarılı bir şekilde götürebilirse bizi yolun başına getirip bırakmış olacak. Peki, bütün bu karmaşık organizasyonun plan ve icrası nasıl yürütülecek?
MİT müzakereleri her aşamada yürütebilir ama DDR gibi bir programın planlanması ve icrası çok daha yüksek düzeyde bir koordinasyon gerektiriyor. Tıpkı AB’den sorumlu bakanlık gibi, bu yeni ihtiyacı karşılamak üzere bir devlet bakanlığının bu işin koordinasyonunu üstlenmesi düşünülebilir. Kaldı ki, DDR barış sürecinin sadece bir ayağını oluşturuyor. Bu bakanlık, bütün enerjisini DDR de işin içinde olmak üzere, barış sürecinin bütün siyasi, hukuki ve toplumsal altyapısını oluşturmak ve çıkan sorunlara çözüm üretmek için harcayabilir.
TBMM ve sivil toplum
Yine TBMM’de bütün bu barış sürecine destek verecek ve yapılanları denetleyecek bir komisyonun kurulması ve sivil toplumun sürece katkı sunabilmesi için yeni kanalların yaratılması gerekiyor.
Zamanımız kısıtlı
Eyüp Can’ın cumartesi günü yayımlanan yazısına göre, Öcalan Türkiye’den çekilme için 16 Haziran tarihini veriyor. Eğer Türkiye bir DDR programı yürürlüğe sokacaksa hükümetin PKK’yla müzakere edeceği yol haritasının taslak detaylarının bu tarihe kadar hazır olması gerekiyor. Bu detaylar PKK ile müzakere edilip uygulamaya konduktan sonra da, dünyadaki örneklere göre bütün programın bir-bir buçuk yılda tamamlanması gerekiyor.
Programın aşamaları
Çok kısa olarak DDR sürecinin aşamalarına bakacak olursak:
a) Disarmement/ Silahsızlandırma: PKK’nın elindeki silahlar nasıl bir yöntemle toplanıp kayıt altına alınacak? Bu silahların bölgedeki başka grupların eline geçmesinin önüne nasıl geçilecek?
b) Demobilization/Terhis: Programın bu aşaması örgüt üyelerinin örgüt hiyerarşisinden çıkıp geri dönüşe hazırlanmaları anlamına geliyor. Herhalde bu aşama Kuzey Irak’ta tamamlanacak. Bu aşamanın başarılı bir şekilde geçilebilmesi için örgüt üyelerinin PKK’ya ait eski hiçbir kampta toplanmamaları, sırf bu amaç için inşa edilecek yerleşkelerde ağırlanmaları gerekir. Bu yerleşkeler nerelerde kurulacak, PKK militanlarında bir ‘teslim’ alınma duygusu yaratılmadan, hangi program çerçevesinde geri dönüşe hazırlık yapılacak? Bu kamplarda görev yapacak personel için özel bir hazırlık yapılması planlanıyor mu?
c) Reintegration/ Topluma geri dönüş: Hayatlarının uzunca bir dönemini dağda geçirmiş insanların tekrar sivil yaşama dönüşleri için ciddi bir hazırlık ve koordinasyon gerekiyor. Dünyadaki DDR örneklerine baktığımızda, bu geçiş döneminde eski militanlara belli iaşe için belli bir aylık ödendiğini, iş ve istihdam için programlar yaratıldığını görüyoruz. Hatta belli örneklerde eski militanların polis ve asker içine entegre edildiklerine tanık oluyoruz. Bu çapta bir dönüşüm Türkiye için şu anda hayal olsa bile, DDR’nin asgari gerekliliklerinden hareketle, bütün bu entegrasyon sürecinin güvenlik sektöründe gerçekleştirilen ciddi reformlarla at başı gitmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Türkiye orduda ve polis gücünde, DDR programına entegrasyonu sağlayacak kapsamlı bir reform gerçekleştirmeyi planlıyor mu? Bunun hazırlıkları yapıldı mı? Varlığını PKK ile çatışma üzerinden sürdüren köy koruculuğu sistemine ne olacak?
Bakın, bütün bu soruları ‘teknik’ bir program çerçevesinde soruyorum. Barış süreci aynı zamanda Kürt diyasporasının Türkiye’ye dönüşünün yollarını açabilmeli ve bütün bu reformlar demokratikleşme süreciyle at başı götürülebilmeli. Daha önce önerdiğim ‘Hakikat Komisyonları’ kurulması gereğini bir kere daha tekrar etmek istiyorum.
Dün yazıma Türkiye’nin sorunlardan beslenen siyasal geleneğinden bahsederek başladım ve sadece iyi niyetle o geleneğin yarattığı ciddi handikaplardan sıyrılamayacağımızı söyledim. Kürt sorununun çözümü, eğer başarabilirsek, sadece bu kadim sorunu çözmekle kalmayacak, ama aynı zamanda Türkiye’de siyasi kültür ve devlet etme biçiminin ciddi bir şekilde dönüşüme uğramasına yol açacak. Dün yine belirttim, dünyadaki barış süreçlerinin yarısı başarısızlıkla sonuçlanıyor. Barış, sadece iyi niyet ve barışı arzulamakla kurulamıyor. Ama aynı zamanda muazzam bir hazırlık ve çalışma gerektiriyor. İşimizi şansa bırakmayalım ve geriye dönüşü olmayan bir barış süreci inşa edelim. Gerçekten yapabiliriz!
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kaybetseler de bırakmazlar mı?
6.05.2023 - Neden Türkiye’den göçüyorlar?
17.04.2023 - MUHALEFETİN SEÇİMİ KAZANMASININ FORMÜLÜ
28.05.2022 - Siyasi suikastleri kimler yapacak?
13.10.2021 - Yeni 6-7 Eylül ne zaman olacak?
9.09.2021 - Sonuç sekize yedi ama AYM kendi sonunu hazırlıyor
30.12.2020 - Muhafazakâr yıkıcılık
23.12.2020 - ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU’NU NEDEN SUSTURMAK İSTİYORLAR?
21.12.2020 - AB’nin küresel yaptırımları ve Türkiye
15.12.2020 - Kılıçdaroğlu’nu, CHP’yi aşan dava küçücük bir adliyeye sığıyor
3.02.2020
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Ad Soyad Giriniz...
Allah sizin gibi yalancilari islah etsin! Ar damariniz catlamis, 7 gun 24 saat yalan yaziyorsunuz. Nedir bu kadar acil olan? Bu kadar yalan neyin hazirligidir? Bu kadar yalanla bir koca halki guderken hic mi dusunmezsiniz onlari yalana, cehalete mahkum ettiginizi? Gunah degil mi insanlari uyutarak sirtlarindan mevki, iktidar sahibi olmak?