Orhan Kemal CENGİZ
Mesleğinizin kurallarıyla ülkeye sadakatiniz arasında bir çatışma olduğu söylenseydi ne yapardınız?
Steven Spielberg’in yönettiği “Bridge of Spies” (Casuslar Köprüsü) isimli filmin bir sahnesinde böyle bir “çatışmaya” tanıklık ediyoruz.
Soğuk Savaş’ın zirve yaptığı günlerde FBI bir Rus ajanını yakalıyor. Devlet, kâğıt üzerinde de olsa her şeyin kurallara uygun görünmesini istiyor, o yüzden de ajana bir avukat atıyorlar.
Ama perde arkasında her şeyi kontrol altında tutmak istiyorlar. CIA, Rus ajanına atanan avukatın (Tom Hanks) kapısını çalıyor; ondan, müvekkilinden elde ettiği bilgileri kendilerine ulaştırmasını istiyor.
Vatanın ve ülkenin “ulvi menfaatleri” için meslek kurallarını bir kenara koymasını istiyorlar avukattan.
“Böyle bir konuşma hiç olmadı armızda” diyor avukat. Tereddüde en küçük mahal vermeyecek bir şekilde, meslek ku- rallarının, avukat müvekkil mahremiyetinin, kendisi için her şeyin üzerinde olduğunu söylüyor ve hemen arkasından okkalı bir şekilde tehdit ediliyor.
Türkiye’de devlet ne zaman meslek sahiplerine, o mesleklerin kurallarıyla devletin menfaatlerinin çatıştığını söylediyse, o insanlar hemen daima mesleklerine ihanet etmeyi tercih ettiler.
Mesela, Kürt köyleri cayır cayır yakılırken, devlet savcılardan bu ağır suçu görmemelerini, hâkimlerdenkafalarını başka tarafa çevirmelerini istediğinde uysal bir çocuk gibi boyun eğmiştir bizim savcılarımız ve hâkimlerimiz.
Bir avuç onurlu doktoru bir kenara koyacak olursanız eğer, doktorlar, işkence izlerini yok sayan raporlar vermeleri istendiğinde koşulsuz boyun eğmişlerdir.
Gazetecilerden gördüklerini, bildiklerini yazmamaları istendiğinde, Türkiye’de medya ses geçirmez bir duvara dönüşmüştür. Hatta çok daha fazlasını yapmıştır. Katliamlardan, cinayetlerden, pogromlardan önce, saldırganların eli kolu daha rahat hareket etsin diye kurbanları hedef göstermiş, onları şeytanlaştırmıştır.
Türkiye’de mesleğine ihanet eden bu kadar çok insan olmasa, ne devlet bu kadar çok suç işleyebilir, ne JİTEM’ler, ne Özel Harp Daireleri, ne de Esadullah Timleri kurulabilirdi.
Bir kadının Kanal D’deki bir programa bağlanıp, Güneydoğu’da çocukların, bebeklerin öldürüldüğünü söylemesinin ardından ne diyordu Doğan Medya Grubu?
“Biz her zaman devletin yanında yer aldık.”
Çocukların, bebeklerin öldürüldüğünden söz eden bir kadın karşısında devletin yanında yer aldığını söyleyebilen bir medya dünyanın kaç ülkesinde vardır?
Böyle bir medyanın olduğu bir ülkede, demokrasi, hukuk, insan hakları olabilir mi, bunlar hakkıyla savunulabilir mi?
Sadece medya mı “devletinin yanında” saf tutan?
Bakın Anayasa Mahkemesi nasıl da kafasını başka bir tarafa çeviriyor Güneydoğu’daki insanlık trajedisi karşısında? Bu sokağa çıkma yasakları Anayasa’ya aykırıdır bile diyemiyor. İnsanlar yine, yurt dışından bir yerden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden yardım istemek zorunda kalıyorlar.
Hukuk yine hukukçular tarafından öldürülüyor. Tahliye kararları uygulanmıyor, hukuk siyasi iradenin ağzıyla konuşup yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarına “darbe” diyor; iki satırlık kararlarla insanların mallarının üzerine çörekleniyorlar.
Adına “devlet” adı verilen soyut bir varlığın “ulvi menfaatleri” için hukukçular hukukçuluktan, gazeteciler gazeteciliklerinden vazgeçiyorlar.
Casuslar Köprüsü filminin ilerleyen bir sahnesinde, avukat (Tom Hanks) kendi durduğu yeri bir diyalog içinde şöyle anlatıyor: “Ben İrlanda kökenliyim, sen Alman kökenlisin. Her ikimizi de Amerikalı yapan nedir?”
Sonra da kendi sorduğu soruyu kendisi cevaplıyor: “Anayasadır, geçerli tek kural odur.”
Adına Türkiye denen bu ülkede hepimizi bağlayan geçerli kurallar hiçbir zaman olmadı. Onun yerine“devletin, ülkenin menfaatleri” diyerek, hukuktan vazgeçmemizi, kendi mesleklerimize ihanet etmemizi istediler.
İnsan kendi mesleğine, görevine ihanet ederken, ülkesine hizmet ediyor olabilir mi?
Ancak kendi mesleklerine, görevlerine ihanet edenlerin bulundukları yerlerde kalabildikleri bir ülkenin iki yakası bir araya gelebilir mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.05.2023
17.04.2023
28.05.2022
13.10.2021
9.09.2021
30.12.2020
23.12.2020
21.12.2020
15.12.2020
3.02.2020