Osman CAN
CHP yöneticilerinin “maskaralık” olarak etiketlemelerine rağmen oldukça ciddi bir şekilde ve siyasal bir fırsat olarak sarıldıkları “CHP’nin kapatılması için çalışma yapılıyor” iddiası üzerine AK Parti’den bir hamle geldi.
223 milletvekilinin imzasını taşıyan anayasa değişikliği teklifi Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Dolayısıyla anayasa değişikliklerine ilişkin ilk aşama tamamlanmış oldu.
Anayasanın 175. Maddesi’ne göre değişiklik teklifi meclis üye tamsayısının üçte birinin yazılı teklifi üzerine başlatılacağına göre, 1/3 yani 184 vekil imzası şartı sağlanmış oldu. Bundan sonraki aşama, teklifin Anayasa Komisyonu’nda görüşülüp kabul edilmesinin ardından Genel Kurul’a indirilmesi. Burada da teklif iki defa görüşülüp oylanacak. İki görüşme arasında en az kırk sekiz saat geçecek. İkinci görüşmede maddeler üzerinde oylama tamamlandıktan sonra en son maddenin tamamı oylanacak.
Bu oylamanın sonucuna göre anayasa değişiklik teklifi Meclis üye tamsayısının üçte ikisinden fazlasının oyunu alırsa, yani teklif 367 ve üzeri bir oyla kabul edilirse referanduma gerek kalmaksızın kabul edilip yürürlüğe girecek. Tabii bu durumda Cumhurbaşkanı isterse değişikliği yine referanduma sunabilir.
Değişiklik teklifi üçte ikiden az, ancak beşte üçten fazla oyla, yani en az 330 oyla kabul edilirse bu durumda referandum zorunlu hale gelecek.
Şimdi teklifin içeriğine bakalım.
Teklif metni birkaç noktada yenilik getiriyor.
İlk olarak, siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesi’nden alınıp Sayıştay’a veriliyor. Bu öneri yıllardan beri hem hukuk, hem de siyaset dünyasında tartışılan ve kabul edilen bir öneriydi. Zaten Anayasa Mahkemesi bu denetimi, yine Sayıştay’dan yardım alarak yapıyordu. Anayasa Mahkemesi bir “hesap mahkemesi” olmadığına göre, bu değişikliğe itiraz etmek pek mümkün olmasa gerek.
İkinci olarak yapılan değişiklikle “Meclis çalışmalarındaki oy ve sözler, Meclis’te ileri sürülen düşünceler ile idarenin işlem ve eylemleri, odaklaşmanın tespitinde” gözetilemeyecektir. Bu değişikliğin anlamı da çok açık. Anayasa Mahkemesi Refah Partisi kararıyla birlikte şöyle bir hukuksuz uygulama başlatmıştı: Anayasanın 82. Maddesi’ne göre vekiller Meclis’teki oy ve sözleri nedeniyle sorumlu olmadıkları halde, mahkeme o oy ve sözleri parti kapatma gerekçesi yapıyor, ardından yine Anayasanın 69. Maddesi uyarınca vekilliklerini düşürüyordu. Sonra “Biz vekillerin 82. Madde’deki güvencelerini ortadan kaldırmıyoruz, vekilliğin düşmesi, kapatma kararına bağlanmış otomatik bir sonuçtur” savunması yapıyordu. Sonuç olarak bağımsız bir vekil aynı tür eylemler nedeniyle sorumlu tutulamazken, partili vekilin hem partisi kapatılıyor, hem de vekilliği düşürülüyordu.
Ayrıca AK Parti davasında yasama faaliyetlerini, örneğin başörtüsünü serbest bırakma amacını taşıyan anayasa değişikliğini dahi “laiklik ilkesine aykırı eylem” olarak nitelendirmişti.
Yine AK Parti kapatma davasında iddianame ağırlıklı olarak idarenin işlem ve eylemleri de kapatma gerekçesi olarak sunulmuş ve bu durum hukuk camiasında çok ciddi tepki çekmişti. Şöyle anlatalım.
Anayasaya göre bir siyasi parti ancak kendi merkez organlarının ve üyelerinin eylemlerinden sorumlu.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı AK Parti iktidarda olduğu için, devlet memurlarının, namaz kılmak, öğrencilere namaz kılma usulünü anlatan CD’ler izletmek ve başörtülü öğrencilere ses çıkarmamak gibi “laiklik ilkesine aykırı” eylemlerini de partiye atfederek, kapatılmasını istemişti. 17 klasörün önemli bir kısmı bu mahiyette delillerden oluşmaktaydı.
İşte bu değişiklik hem Anayasa Mahkemesi’nin, hem de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010 öncesi hukuksuz uygulamalarını engellemek amacıyla metne dahil edilmiş görünmektedir.
Paketin esas ağırlığı ise parti kapatma davası açılabilmesinin TBMM’nin iznine tabi tutulması.
Bu da sonraki yazının konusu...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015