Pelin CENGİZ
Türkiye’nin bir nevi özgürlük, demokrasi, insan hakları, doğa hakları, hukuk ve pek çok konudaki karnesi niteliğini taşıyan AB İlerleme Raporu, hemen hemen tüm iç karartıcı maddeleriyle günlerdir irdeleniyor. Tek ilerlemenin neredeyse sadece raporun adında geçtiği metin, Türkiye’ye yönelik birtakım endişelere de ayna tutuyor. Hükümetin tahakkümcü politikaları dışında eleştiriye, tavsiyeye ya da öneriye tahammülü yok. O sebepten olsa gerek raporlar çöpe atılınca, dertler de halının altına süpürülmüş oluyor. Çevresel, tarihsel ya da yaşamsal alanları tahrip etmek suretiyle kendilerine yeni rant alanları yaratma peşindeki kesimlerin saldırılarındaki artış giderek fütursuz bir hâl alıyor. Her türlü karşı girişimi ve hukuku devre dışı bırakma faaliyeti mevcut. Ekonomide 2012 başında verilen enflasyon, büyüme, istihdam gibi hedeflerden yılsonunda sapmalar ortaya çıkacağı görünen köy gibi. Tüm bunlara dış politikada yaşanan sıkıntılar da eklenince ülke için genel olarak çok parlak bir tablo çizmek mümkün değil.
Bu köşede sıkça dile getirdiğimiz üzere, İlerleme Raporu bağlamında medyada yeterince ele alınmadığını düşündüğüm, çevre başlığı altında yer alan uyarılara değinmek istiyorum. Çevre faslı Türkiye’nin AB katılım müzakereleri kapsamında 21 Aralık 2009’da müzakereye etmeye başladığı bir başlık. Bu fasıl, üç yıl önce müzakereye açıldığında, bu fasıl çerçevesinde yapılacakların, Türkiye’ye maliyetinin 58 milyar avro olacağı yönünde hükümet yetkilileri beyanat vermişti. Mesela o dönemde, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “insani boyutu çok yüksek olan çevre faslının açılmasının Türkiye’nin kendi insanının statüsünü yükseltme isteğinin teyidi” olduğunu kaydetmişti. Hükümet kanadı bu başlığı böyle tanımlayarak, büyük önem atfediyordu ama ne hikmetse çevre başlığında bir arpa boyu ilerlenemedi.
Başlıkla ilgili en önemli değişiklik faslın adıyla ilgili. Daha önce İlerleme Raporları’nda “Çevre” adını taşıyan başlık bu yıl “Çevre ve İklim Değişikliği” olmuş. Bu, Türkiye’de hiç gündemde olmasa da iklim değişikliği artık AB’nin müktesebatına dâhil oluyor demek.İlerlemeye gelince, üç yıldır müzakere edilen bu başlık altında tek ilerleme su kalitesi olarak kayda geçmiş. Onun dışında bir yıl boyunca çevre konusunda havanda su dövüldüğü ortaya konurken, “çevre alanında yatay mevzuatta hemen hemen hiç ilerleme kaydedilmediği, iklim değişikliği konusunda ise genel politika geliştirilmesi bakımından sınırlı ilerleme kaydedildiği” ifadeleri yer alıyor. Çevre alanında bahsedilen yatay mevzuattan kasıt, diğer fasılları ilgilendiren çevre mevzuatı.
Raporda, Mersin Akkuyu’da yapımına başlanacak nükleer santralin ulusal ve uluslararası kamuoyunda kaygı yaratmaya devam ettiği, Su Çerçeve Direktifi’nin iç hukuka aktarılmasının henüz tamamlanmadığı belirtilirken, HES’ler ilk kez rapora girmiş. HES’ler için, “Çok sayıda büyük hidroelektrik santralinin inşa edilmesine yönelik planlar için stratejik çevresel değerlendirme veya uygun ÇED çalışmaları yapılmamıştır” ifadeleri yer almış. Su sektörünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinden ayrılmasının ardından, kurumsal koordinasyon konusunda sorunlar yaşandığı dile getirilen raporda, Ergene Nehri Eylem Planı’nın adı raporun bu bölümünde geçmiş. Kamuoyunda 2B olarak bilinen orman arazilerinin satışına ilişkin yasaya raporda atıf yapılarak, “Bozuk orman alanlarının özelleştirilmesi hakkındaki kanun, Türkiye’deki orman habitatlarının azalacağı yönünde endişelere sebep olmaktadır” denmiş.
Çevre faslının iklim değişikliği bölümünde ise şu ifadeler yer alıyor: “Türkiye, en büyük sera gazı emisyonu gerçekleştiren ülkelerden biri olmakla birlikte, 2020 yılı için henüz bir sera gazı emisyon azaltım hedefi belirlememiştir. Türkiye, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında beşinci ulusal bildirimini henüz sunmamıştır. İklim değişikliği alanındaki mevzuata ilişkin olarak ilerleme kaydedilmemiştir ve Türkiye’nin AB mevzuatına uyum sağlamak ve mevzuatı uygulamak için daha fazla adım atması gerekmektedir.”
Bu fasılda özellikle dikkatimi çeken bölümü sona sakladım, bu kısım özellikle idari kapasite konusunda ilerleme kaydedilemediğinden bahsediyor. Şöyle ki, rapora göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, çevre ve kalkınma arasında bir denge bulabilmiş değil.
Yeni kurulan Bakanlık’ta çevre ve kalkınma gündemleri arasında hâlâ denge kurulması gerekiyor, özellikle büyük altyapı projelerinin uygulanması sırasında çevresel unsurlara yeterli önem verilmiyor. Çevreyle ilgili STK’lar da dâhil, anlamlı bir kamu istişare süreci sağlanması için gereken istek ve yetenek konusunda eksiklikler olduğu yönünde endişeler mevcut. Çevre ve iklim değişikliği alanlarında sorumlulukları olan kurumlar arasında koordinasyon ve işbirliğinin güçlendirilmesi için daha fazla çaba gerekiyor. Yine Bakanlık bünyesindeki iklimle ilgili birimin daha fazla güçlendirilmesi gerekiyor.
TOKİ’nin padişah yetkileriyle donatılıp palazlanmasından olsa gerek çevre, iklim, doğa konuşmaktan epey uzakta duran Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “fabrika ayarları”na bir de çevre ve iklim ayarı gerekiyor. Umurunda mı, o ayrı mevzu...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022