Pelin CENGİZ
Sayısız vatandaşın “üç beş ağaç” için eyleme geçtiği Gezi direnişinin birinci yıldönümüne denk gelen şu günlerde Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında ekoloji mücadelelerine dikkat çekmek için pek çok etkinlik düzenlendi. Doğayı, çevreyi ve en basitinden yaşamı savunmak için mücadele veren sivil toplum girişimlerinin etkinliklerini, yılın geri kalan 364 gününde çevreyi tahrip etmekle meşgul bürokrasinin ve şirketlerin gerçekleştirdiği birtakım sahtekâr “kutlamalardan” ayrı tutuyorum. Ne kadar çevreci olduklarından dem vuran açıklamaların hemen arkasından akademisyenlerin, sivil toplumun farklı kesimlerinin bütün itirazlarına rağmen üçüncü havalimanının temelini atıyor olmak da, çevreciliğin değil ama sahtekârlığın tartışmasız daniskasıdır...
Türkiye’nin dört bir yanını kuşatan ekolojik yapıya, doğal, kültürel ve tarihî miraslara yönelik tehditler ve saldırılar karşısında direnenler, farklı platformlarda her fırsatta mücadelelerinin durumunu ve hukuki süreçlerini anlatmaya çalışıyor. Bu mücadeleyi verenlerin karşısında, “daha çok üretim, daha çok tüketim, daha çok kâr” isteyen kamu ve özel sektörün devasa işbirliği var. İşte bu mücadeleyi verenler de, bu güce karşı artık giderek daha fazla güçlerini birleştirme girişiminde bulunuyor. Çünkü, talepler ve daha sağlıklı, daha temiz, daha doğayla barışık, en temel hak olan yaşama hakkının ihlal edilmediği bir dünyada yaşama isteği ortak...
Siyanürlü altın madenine karşı yaşam alanlarını koruma mücadeleleriyle Bergama köylülerinin direnişi, Türkiye’de yerel anlamda çevre mücadelelerinin miladı olarak kabul edilen bir halk direnişidir. Şimdilerde AKP iktidarı döneminde, adında çevre, su, orman bulunan bakanlıklar eliyle yasal kılıfına uydurarak, memleketin dört bir yanında her geçen gün sayıları artan şekilde uygulanan rant, talan ve gasp politikasına karşı halk direnişleri, giderek daha güçleniyor, görünürlük kazanıyor, direnişler arası dayanışma artıyor.
Bu açıdan, Gezi direnişi İkizdere’de, Mersin’de, Kaz Dağları’nda, Gerze’de, Şırnak’ta,Munzur’da, Loç Vadisi’nde, Ahmetler’de, Hasankeyf’te, Aliağa’da, Ergene’de baştan aşağı Anadolu’da süregiden yerel itirazları daha görünür kılması bakımından da önemli bir işlevselliğe sahip. Bu itirazları görmezden gelen, yerelden yükselen bu sesleri duymayan kibir siyasetinin geleceğinin olmadığı gerçeğini de görmek gerek.
Dünya Çevre Günü’nde katıldığım Nilüfer Kent Konseyi’nin düzenlediği, “Direniş Yeşil Midir” panelinde bu anlattıklarımın teyidi niteliğinde bir olay yaşandı. Panele, üç yıldır temiz su hakkı mücadelesi veren Başköy köylüleri de katıldı. Bursa’da mermer ocakları sebebiyle suları çamur akan Orhaneli’ye bağlı Başköy halkının direnişi, mücadelenin ön saflarında köyün kadınlarının olması bakımından da dikkat çekici. Köyün su kaynaklarının ve su havzalarının bulunduğu bölgede açılan mermer ocakları sebebiyle evlerden çamurlu su akıyor, taşıma suyla idare etmeye çalışıyorlar, köyde hastalık eksik olmuyor. Doğa yağma altında, sular kirli, tarım alanları yokolma tehdidi altında.
105 milyar dolarlık mermer rezervinin bulunduğu söylenen Orhaneli’de mermer organize sanayi bölgesi kurulması gündemde. Başköylü kadınların azmi ve çabası sayesinde bugüne kadar açılan tüm davalar kazanılmış, ancak mermer şirketleri her defasında yeni ruhsatlar alıp tekrar karşılarına çıkıyor. Her gün, “su bugün temiz akacak mı” diye bekliyorlar. Köylülerin mermercilerden çektiğini altın madenciliğinden çekenler anlar misali, Başköylülerin mücadelesine destek için Çanakkale’den çevre aktivistleri geldi. Hem kömürlü termik santrallere hem de siyanürlü altın madenciliğine karşı direnen Evciler Köyü, daha güçlü birlik ve dayanışma için Başköylüleri davet etti, Başköylüler de Evciler’e desteğe gidecek.
Çevre koruma mücadelesi artık eskisi gibi tek başına değil. “Bizim köye yapmasınlar, başka yere yapsınlar” yaklaşımı hızla tükeniyor ve Gezi’nin tetiklediği ülke çapında bir ağ oluşuyor.
[email protected]
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Sermayeye peşkeş çekilen bir denizin hikayesi: Marmara Denizi yaşam savaşı veriyor
8.03.2025 - 2024 ekoloji gündeminden akılda kalanlar: Suların yükselişi, insanlığın alçalışı, siyasetin haydutlaşması
29.12.2024 - Suçun getirisi, maliyetinden yüksek: Türkiye’de suç işleme özgürlüğü ekonomisi
14.10.2024 - Türkiye’de aynı gökyüzünün altında hepimiz aynı kirli havayı soluyoruz
27.09.2024 - AKP Genel Merkezi kararı şirkete uçurdu, Anagold Madencilik işçileri kovdu
23.08.2024 - Havada, karada, denizde yanıyoruz…
26.07.2024 - İklim Değişikliği Kanunu'ndan sansür çıktı
21.05.2024 - Felaket kapitalizmi, afet tüccarlığı Türkiye'yi cenaze evine nasıl çevirdi?
13.02.2023 - Anadolu'ya gelip yerleşeli 1000 yılı geçti, bir türlü kent yaşamını öğrenemedik
10.02.2023 - Akbelen’deki ekolojik yıkımda kritik tehdit: Bodrum susuz kalacak…
15.11.2022
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Bünyamin Atmaca
Namık Çınar Bey, yazdıklarınıza gönülden katılıyorum. TSK bir arınma sürecindeyse buna kimse müdahale etmemeli. Hiç kimse bu arınma sürecinden rahatsızlık duymamalı. Ülkemiz darbeci tüm unsurlardan ayıklanmalı. Sıradan masum insanların tepesine binip "acıma yok, artık tepeleme var" diyenlere merhamet edilmez. Genel kaidedir; "merhamet etmeyene merhamet edilmez." "Canavara muhabbet onun iştihasını artırır." TSK güçlü bir kurum. Darbeciler orada barınmamalı. Elinize sağlık. Hürmetler.