Pelin CENGİZ
Ülkede gündemin hemen hemen tek belirleyicisi siyasetçilerin söyledikleri, çünkü sürekli siyaset konuşuyoruz. Sürekli konuşulup köpürtülen de tam bir gerilim siyaseti. Üstelik içeriksel ve biçimsel anlamda dolu bir tartışma değil bu, herkesin birbirine laf yarıştırmasından öte ortada bir şey yok. Siyasetten ne ekonomik, ne toplumsal ne de sosyal konuları konuşmaya fırsat kalıyor.
Orta gelir tuzağı, işsizlik, eğitimin her aşamasına dair sorunlar, demokrasinin, hak ve özgürlüklerin, hukukun üstünlüğü ilkesinin her gün ayaklar altına alınması, kadına yönelik ayrımcılık, göçmenlerin durumu gibi saymakla bitmeyecek çözülmeyi bekleyen konu var. Şeffaflık, denetleme mekanizmalarını işletme, hesap verebilirlik konularındaki sakatlıkları, ifade özgürlüğü ve medya üzerindeki baskıları konuşma aşamasına henüz gelemedik.
Ekonomi yerinde sayıyor, son üç yılda ortalama yüzde 3 büyüyebilen Türkiye’nin bu yılki yüzde 4 büyüme hedefine ulaşması zor. Büyümenin öncü göstergelerinden sanayi üretimi düşüyor, kapasite kullanım oranı geriliyor. Tüketici Güven Endeksi, küresel krizin yaşandığı dönemlerden bu yana en düşük seviyelerde. Piyasalardaki volatilite ve dolar kurundaki artış, tüketici güvenini olumsuz etkiliyor. Dış ticarette de durum pek parlak değil. Ocakta yüzde 10 civarı düşen ihracat, şubatta yüzde 13 geriledi. Dış talep zayıflıyor.
Türkiye’nin en az bunlar kadar önemli bir sorunu da yolsuzluk ve hukuksuzluğun giderek normalleşerek, kanıksanması hâli. Türkiye’nin bugün gelinen noktada, en kronikleşmiş sorunlarından biri hâline gelmiş yolsuzluk. Toplumun hukuk, adalet, vicdan algıları yerle bir oldu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında geçenler, Arınç’ın Gökçek’i yolsuzlukla suçlaması, memleketin parsel parsel satıldığının görülüp “dava” uğruna susulması, meselenin vahametini ortaya koyuyor. 17-25 Aralık operasyonları sırasında ortaya dökülen ses kayıtları da İstanbul’un arazilerinin “kupon kupon” satıldığını gösteriyordu.
Haksız servetlerini, usulsüz arsa tahsislerini, kentlerin talanını, imar değişikliklerini, yolsuzluğa adı karışan dört bakanı kendi yöntemleriyle aklamalarını izledik. 12 yılda devlet, yargı ve medya üzerindeki hâkimiyetlerini artırırken, iktidarlarına yönelik eleştirileri nasıl şeytanlaştırdıklarını gördük. Şimdi, sıra birbirlerini yolsuzlukla iddiasıyla suçlamaya geldi. Uğruna pek çok şeyin görmezden gelindiği, pek çok şeye sessiz kalındığı o meşhur dava içinde şimdi birbirlerini rahatlıkla yolsuz olmakla suçlayıp ihbar ediyorlar.
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Arınç ve Gökçek hakkında suç duyurusunda bulunarak, her ay Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 120’ye yakın plan değişikliği yapıldığını, bugüne kadar Ankara ile ilgili 300 dava açtıklarını açıkladı.
İlginçtir, TÜSİAD’ın “İş Dünyası Bakış Açısıyla Yolsuzluk” araştırmasında, inşaat sektörü yolsuzluğu en az sorun olarak algılayan sektör olarak çıkmış, üstelik yolsuzluğun kendi sektörlerinde çok sık ve boyutunun da yüksek olduğu kanaati bildirmişlerdi.
TESEV’in “Yolsuzluk ve Yolsuzlukla Mücadele Türkiye Değerlendirme Raporu”nda da katılımcıların yüzde 69’u toplumda ahlaki kriz yaşandığını, bunun da denetimsizlik sonucu yaşandığını düşündüğü ortaya konuyordu.
Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin 2014 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 175 ülke arasında puanı en çok düşen ülke Türkiye’ydi. Türkiye, endekse göre 20 yıldır yolsuzlukla mücadelede yerinde sayıyor. AB reformlarının durması, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarıyla ilgili takipsizlik kararı, yargı üzerindeki hukuka aykırı uygulamalar, medyaya yönelik kısıtlamalar, yayın yasakları bu düşüşün sebeplerinden bazıları…
Yolsuzluk iddiaları karşısında seçimler de yaklaşıyorken, suç duyurularını dikkate alın, yolsuzluk suçları yönünden dokunulmazlıkları kaldırın, kamu yönetiminde saydamlık için siyasi parti ve seçim kampanyası finansmanını şeffaf hâle getirin de herkes yolsuzlukla mücadelede samimi olduğunuzu görsün, hodri meydan…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022