Şahin ALPAY
Geçen yazımda son “demokratikleşme paketi”ne niçin “evet” dediğimi, ana hatlarıyla izah ettim.
Bugün de niye “ama yetmez” dediğimi açıklamak istiyorum. “Yetmez,” çünkü ben 21. yüzyıl Türkiye’sinin, 12 Eylül anayasası ve yasalarıyla tahkim edilen rejimin değişmesi ve yerine AB’nin Kopenhag Siyasi Kriterleri ile tanımlanan nitelikte bir demokrasiye geçilmesi ihtiyacında olduğuna inanıyorum.
Türkiye, seçimle gelen bir hükümet (demokrasi) ile yönetilen, insan haklarını, hukuk devletini ve (etnik ve dinsel) azınlıkların saygı görmelerini ve korunmalarını güven altına alan bir rejime geçerse ancak, herkesin barışçı, demokratik yoldan hak aradığı; yurttaşların meşru demokratik taleplerinin karşılandığı; bütünlüğün korunduğu bir ülke olabilir. Bunun için de rejimin Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de gösterdiği yolda (AB üyelik kriterlerinde tanımını bulan) “çağdaş uygarlığa” ulaşması, ama Kemalist prangalarından tümüyle kurtulması gerekir.
Pek çok yazımda değindiğim gibi, Cumhuriyet’in kurucuları geçen yüzyılın başında Avrupa’nın orta ve doğusunda yaygın olan otoriter modernlik anlayışının etkisiyle, dağılan çok etnili ve çok dinli Osmanlı devletinin yerine, devlet eliyle tek–tip bir “Türk ulusu” inşa etme projesini uyguladılar. Kemalizm olarak da andığımız kurucu felsefe şu üç temel ilkeye dayanıyordu: 1) Modernleşmeci elitler tarafından, otoriter yönetim. 2) Dinin ve eğitimin devlet tekeli ve denetimine alınmasını, dinî özgürlüklere kısıtlamalar getirilmesi. 3) Tüm toplumun Türk dili ve kültürüne asimile edilmesi.
1950’de çok-partili düzene geçişten bu yana, toplumun baskısıyla her üç ilkede de esnemeler yapıldı. 1) Doğrudan bürokrasi tarafından yönetimin yerine askerî vesayet altında, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün kısıtlı olduğu türden bir demokrasiye geçildi. 2) Din ve eğitim üzerinde devlet tekeli ve denetimi ilkesi değişmedi, ama muhafazakâr–dindar çoğunluğun taleplerini karşılayacak kimi önlemler alındı; Aleviler, 1990’lardan itibaren ibadethane statüsü tanınmasa da cemevlerini açmaya başladılar. 3) Yine 1990’ların başından itibaren Kürtçe yasağı kalktı ve Kürtçe adım adım özgürleşti.
Bu esnemelerin başlıca itici güçleri, 1980’lerde piyasa ekonomisine geçiş, 1990’larda başlayan AB süreci ve aydınların önemli bir kesiminin (totaliter ideolojileri terk edip) AB ölçülerinde demokrasi talep etmeye başlamaları oldu. Ve Türkiye adım adım prangalarından kurtulma sürecine girdi. Son demokratikleşme paketi, evet nihai hedef açısından fevkalade yetersiz, ama bu sürecin bir parçası.
Bazı arkadaşlarım dahi büyük bir hamleyle, adeta bir devrimle AB Türkiyesi’ne geçilmesini istiyor, bunun mümkün olduğunu düşünüyor. Bu ne gerçekçi, ne de yerinde bir düşünce. Birçok arkadaşım gibi ben de, devrimciliği çoktan ve toptan terk ettim. Reformlar yoluyla, adım adım, yani evrimle değişime inanıyorum. Evrimle değişmenin daha sağlıklı ve kalıcı olduğuna kaniyim. Onun için AB ölçülerinde demokrasiye yönelik her adımı destekliyorum, ters yönde her adımı da eleştiriyorum.
Türkiye halkın zorlamasıyla, eleştirilerin yolu açmasıyla giderek demokratikleşiyor. Kemalist partiler (CHP ılımlı, MHP müfrit şekilde) değişime direniyor. 2002’den beri iktidarda olan AKP ise, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasiye inandığı için değil, Kemalizm’in mağdurlarından biri olduğu ve toplumun baskısını üzerinde hissettiği için değişime öncülük ediyor. Bunun için hem yanlışlarını eleştirmek, doğrularını desteklemek, hem de daha iyisini yapmaya teşvik etmek gerekiyor. [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020