Şahin ALPAY
Mısır’da askeri darbe yönetimi, aralarında seçimle işbaşına gelip darbeyle devrilen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşler örgütünün lideri Muhammed Bedii’nin de bulunduğu 122 kişiyi, gerçekten tam bir “maskaralık” olan bir yargılama sonucunda, hiçbir inandırıcılığı olmayan, uyduruk gerekçelerle idam cezasına çarptırdı.
Uluslararası Af Örgütü, bu konuda söylenmesi gerekeni söyledi: “Mursi’nin hiçbir şekilde adil olmayan bir yargılama sonucunda idama mahkûm edilmesi, Mısır’da insan haklarına en küçük bir saygı duyulmadığını gösteriyor. Yargılanması daha mahkeme salonuna ayak basmadan kundaklanmıştı. Adli gözetim olmaksızın aylarca tecritte kalması ve soruşturma sırasında kendisini temsil edecek bir avukatı olmayışı, bu yargılamayı yok hükmünde usullere dayalı tam bir maskaralık kılmakta.”
Mısır’da böylesi bir hukuk rezaleti yaşanıyor, çünkü Mısır’da hukuk devletinin zerresi yok. Hukuk devleti, sanıkların yüklenilen suçun işlenmesinden sonra kurulan (bizdeki İstiklal Mahkemeleri, Yassıada Mahkemeleri, sıkıyönetim mahkemeleri ve şimdi Sulh Ceza hakimlikleri gibi) olağanüstü mahkemeler tarafından yargılanmasına izin vermez. Hukuk devletinde insan haklarına dayalı hukuk geçerlidir; idam cezası olmaz, çünkü idam en temel insan hakkı olan yaşam hakkının ihlalidir. İdam cezasının geçerli olduğu devletlerin (ABD dahil) hiçbiri, gerçek anlamda hukuk devleti sayılamaz.
Askeri darbeler ve ardından idam caniliklerine sahne olan Türkiye, Avrupa Konseyi kurucu üyesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi imzacısı olduğu içindir ki, bununla ilgili moratoryum kararı alındığı 1984 tarihinden itibaren idam cezası uygulamıyor. Belki unutuldu: İdamı 2001’de “savaş tehdidi ve terör suçları halleri hariç”, 2002’de “savaş ve çok yakın savaş halleri hariç”, 2004’te de tamamen kaldırdık.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, geçen gün yaptığı bir konuşmada şöyle diyordu: “... Bilsinler ki bu topraklarda bir daha seçilmiş Cumhurbaşkanı ya da Başbakan idam sehpasına gönderilemeyecek. Muhakeme edilemeyecek. Mahkeme önüne çıkarılamayacak…” (16.05.2015) Başbakan haklı. Bırakın AB ile tüm ilişkileri kesmeyi, Avrupa Konseyi kurucu üyeliğinden vazgeçmediği, yani fiilen değil hukuken de hukuk devleti olmaktan çıkmadığı sürece, bırakın cumhurbaşkanı ya da başbakanı Türkiye’de hiç kimse idam edilemez. Ne var ki Başbakan’ın söylediğinin aksine, Türkiye’de hukuk devleti geçerli olursa, suç işlediklerine dair güçlü deliller olduğu takdirde, herkes gibi cumhurbaşkanı da, başbakan da mahkeme önüne çıkarılabilir.
Evet Türkiye, 2004’te başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olduğu AKP iktidarı altında idam cezasını tamamen kaldırdı. Ne var ki, Erdoğan’ın zaman zaman bundan yakındığına tanık olduk. AKP’nin 3 Kasım 2012’deki Kızılcahamam toplantısında “Bu ülke maalesef birilerinin, bazı malum yerlerin baskılarıyla idamı dahi kaldırmıştır. Şu anda birçok insanımız idam yeniden gelsin istiyor…” dedi. 10 Kasım 2012’de terörle ilgili suçlarda idam cezasının geri getirilebileceğinden söz etti. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra 2 Kasım 2014’te idam cezasının, kendisi tarafından hiç istenmediği halde, AB’ye katılım süreci yüzünden kaldırıldığını söyledi. Erdoğan’ın, Mursi’nin idama mahkûm olduğu haberi üzerine söyledikleri ise şaşırttı: “Mursi şayet idam edilirse, ki inanmıyorum. İnşallah idam edilmeyecek, edemeyecekler. Terör örgütü ile mücadele eden bir kardeşim şehitlik rütbesine ulaşmış olacaktır. Ben de böyle bir akıbete uğramış olursam Rabb’im inşallah bizlere de o makamı lütfedecek diye ümit ediyorum. Hak yolunda kefenimizi giydik…” (17.05.2015) Türkiye sadece fiilen değil, hukuken de hukuk devleti olmaktan çıkmadığı sürece; Avrupa Konseyi üyeliği ve AB aday üyeliği son bulmadıkça Cumhurbaşkanı’nın bu sözlerine anlam verebilmek çok güç.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020