Şahin ALPAY
“Erdoğan, Kasım 2011'de Beşar Esad'ın iktidarı bırakmasını istediği zaman, bunu Suriye başkanının bir baskı rejimini temsil ettiği gerekçesine dayandırıyordu. Aradan dört yıl geçtikten sonra kendisi bütün gücü elinde toplayan liderlerden biri haline geldi. Bu belki tarihin bir cilvesi, ama bu gelişmeyi dünyanın, özellikle de Avrupa Birliği'nin somut ve görünür bir şekilde kaydetmesi gerekirdi.”
Bilkent Üniversitesi sosyoloji profesörü Elisabeth Özdalga'nın, bağımsız bir araştırma kuruluşu olan İsveç Dış Politika Enstitüsü'nün “Dünya Politikasının Güncel Sorunları” adlı aylık dergisinin ocak sayısı için kaleme aldığı, “Turkiet i Erdoğans Grepp / Erdoğan'ın hükmettiği Türkiye” başlığını taşıyan makale, yukarıda aktardığım paragrafla son buluyor. Türkiye ve Ortadoğu ülkelerinde din ve siyaset ilişkisi üzerine araştırmalarıyla tanınan Özdalga'nın makalesi, Türkiye'nin AKP iktidarı altındaki serüveninin 30 küçük sayfaya sığdırılan, mükemmel bir analizi.
Özdalga'nın makalesini bitirirken üzerinde durduğu nokta, gerek ortak değerler gerekse stratejik hedefler açısından giderek Batılı müttefiklerinden ayrılmakta olan Erdoğan yönetimindeki Türkiye ile AB arasında Avrupa'ya mülteci akınını durdurmaya yönelik anlaşmanın yol açtığı tepkiler. Bu bağlamda Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ziyaretinin kasımda yapılan seçimler öncesine rastlamasının, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye ile ilgili yıllık İlerleme Raporu'nun açıklanmasının ise sonrasına ertelenmesinin Türkiye'deki özgürlük ve demokrasi yanlıları tarafından, AB'nin giderek otoriterleşen ve insan hakları ihlalleri ayyuka çıkan AKP iktidarına dolaylı desteği, bir tür Türkiye'ye ihaneti olarak yorumlanması.
Bu tür yorumlar hakkında daha önce de yazdım (bkz. “AB'den ne bekleyebiliriz?” Zaman, 31.10.2015) Gelişmeler yeniden yazma ihtiyacını hissettiriyor. Evet, AB çok uzun süre Suriye'de yaşanan trajediye seyirci kaldı. Bunun bir anlamda bedelini de geçen yıldan itibaren görülmemiş büyüklükte bir mülteci akını ile karşı karşıya kalarak ödüyor. Bu da üyelerin çoğunda ekonomik krizin aşılamadığı, başta Polonya ve Macaristan olmak üzere üye ülkelerin bir kısmında otoriter yönetimlerin iktidara geldiği, birçoğunda ırkçı, AB düşmanı akımların yükselişe geçtiği bir konjonktürde yaşanıyor. Birkaç aydır Yunan ekonomik krizi AB'de konu bile olmuyor. Kısaca, AB kendi derdine düşmüş vaziyette.
Bu ortamda Brüksel'in mülteci akınının denetim altına alınması için Ankara ile işbirliği ihtiyacını duymasında şaşılacak bir şey yok. Geç kalmış olmakla beraber Merkel öncülüğünde AB'nin, yapılacak mali yardımlarla Ankara'nın yükünü paylaşma çabasına girmesi, (eğer gerçekleşirse) yurttaşlarına vize muafiyeti tanınması, katılım müzakerelerinde yeni fasılların açılması muhakkak ki Türkiye'nin lehine olur.
İktidarlar geçicidir; AKP iktidarı bugün var, yarın yok; önemli olan Türkiye'nin uzun vadeli çıkarları. Eğer AB, mülteci yükünü paylaşacaksa, daha önemlisi Türkiye'nin ortaklığının değerini anlayacaksa, bu elbette ki olumlu karşılanmalı. Eğer karşı karşıya olduğu sorunları aşıp demokrasisini yeniden ayağa kaldıracaksa Türkiye'nin AB'den uzaklaşmaya değil, AB'yle yakınlaşmaya ihtiyacı var. AB'nin göç krizini aşarak, ırkçı sağın yükselişini önleyerek güçlenmesi, muhakkak ki, Türkiye'nin de yararına.
Nihayet, hem otoriterleşme hem de iç kargaşa anlamında “Suriyeleşme” tehlikesiyle karşı karşıya oluşumuz, Brüksel'in değil Ankara'nın tercihlerinin sonucu. Suriye'de büyüyen trajedide, başkaları yanı sıra Ankara'nın izlediği politikaların sorumluluğu az değil. Çoğu husumet duyan komşularla kuşatılmış bir durumda kalmamız, “Şanghay Beşlisi”ne katılma hayallerinin berhava olması, AKP iktidarına bile AB çıpasının ne denli değerli olduğunu hatırlatmıyor mu?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020