Süleyman Seyfi Öğün
Yeni sistemde Cumhurbaşkanı profili tamâmen değişiyor. Bu çok âşikâr. Partisiz cumhurbaşkanından partili cumhurbaşkanına geçiliyor. Bu, şimdiye kadar ki uygulamalar düşünüldüğünde, anlaşılması biraz zor bir mevzû. Sindirilmesi de zaman alacak görünüyor. Bebek adımlarıyla akıl yürütmeye su soruları sorarak başlayalım: Partisiz cumhurbaşkanı ne demektir? Bundan ne murâd edilir? Pratikteki karşılığı nedir?
İlk sorunun cevâbı: Partisiz cumhurbaşkanı, ya doğrudan partisiz veyâ partili olup, cumhurbaşkanı olurken ve olduktan sonra partisiyle olan cümle bağlarını sona erdirmiş kişiye denir. Pekiyi, bundan murâd edilen nedir? Beklenen şu: Partili başbakanlar memleketi idâre ederken muhalefetle ilişkileri bozulmuşsa, taraflı siyâsetleri menfî neticeler doğurmaya; hâsılı krizler meydana getirmeye başlamışsa partisiz cumhurbaşkanı devreye girecek ve “yatıştırıcı” bir işlev görerek dengeleri sağlayacaktır. Niyet fena değil gibi… Ama bir duralım. Bu değerlendirmede tuhaf olan bir şey var. Bu , biraz da şu demek: Seçimle iktidâra gelenlere fazlaca güvenmemek gerekir. Siyâsetin çocuklarıdır onlar. Güvenilmezler… Her an bir çocukluk yapıp işleri bozabilirler. Yedekte bir ağabey olmalı ve gerektiğinde çocuklara haddini bildirmelidir. Esâsında son derecede pederşâhî (babaerkil) bir bakıştır bu. Siyâsetin çocuklara bırakılmayacak kadar mühim bir iş; haydi adını berraklaştıralım; bir devlet işi olduğuna inanan, hayli arkaik bir bakış… Daha garip olan, bu bakışın “çağdaş” olmayı dillerine pelesenk eden çevrelerce savunulmasıdır.
Bu bakış, devlet işleriyle siyâsal işlerin arasına bir duvar çekmeyi öngörür. Evet, erken modernitede hâkim olan bakıştır bu. Ama, en azından kâğıt üzerinde, devlet egemenliğinin ulusal egemenlik tarafından aşılmasıyla rafa kaldırılmıştır. Kaldı ki, bunun yaşayan misalleri dikkâte alındığında, pratik düzlemde fazlaca etkili olduğu da yoktur.
Partisiz cumhurbaşkanı figürünün, eğer geçmişinde parti mensûbiyeti taşıyorsa, basit bir istifâ işlemiyle bu bağlarından arınacağını kim garanti edebilir? Meselâ Merhûm Turgut Özal, cumhurbaşkanı olduğunda ANAP’lı kimliğini bıraktı. Ama kurucusu olduğu ANAP zihniyetinden ve bu zihniyetinin harekete geçirdiği hislerinden de arındı mı? Bu geçiş basit ve resmî bir işlemle sağlanabilir mi? Biraz empati yapalım: Ortada bir gerilim olduğu âşikâr.. Pekiyi bu gerilim nasıl aşılabilir? Bunun tek bir yolu var: bastırma. Bu, dışarıdan gelebileceği kadar, içeriden de gelebiliyor. Ama netice daha mühim: Bastırma etkinsizlikten başka bir şey doğurmuyor. Tarafsız cumhurbaşkanı, etliye sütlüye karışmayan, Çankaya zirvelerinden aşağıları seyreden sessiz bir kişilik…Ne kadar sıkıcı…Onun için, siyâsal ihtirasla, başbakanlıktan cumhurbaşkanlığa tırmanan siyâsetçilerde tuhaf bir sendrom ortaya çıkıyor: Geri dönme sendromu. Çünkü siyâsal kariyer açısından, seviye atlayıp zirveye çıkıyorlar. Ama geldikleri yerde etkinliklerini kaybediyorlar. Eğer çok yorulmuşlarsa bu, emekliliğe geçiş manâsında bir kurtuluş olabilir. Nitekim partisiz cumhurbaşkanları bürokratlar arasından seçiliyorsa bu ihtimâl işlemiştir. Tam da onlara yakışan bir finâl. Meselâ Fahri Korutürk gibi emekli bir amirâl veyâ emekli bir hâkim olan Ahmet Necdet Sezer için üç beş senelik senelik cumhurbaşkanlığı kadar müthiş bir bonus olabilir miydi? Ama, Cumhurbaşkanı olma arzusu, etkinlik artışı beklentisiyle yapılıyorsa tablo değişiyor. Bu durumlarda yaşanan, etkinlik artışıyla beklenenin tam tersine, etkinlik kaybı oluyor ve bahsettiğim sendrom ortaya çıkıyor. Hatırlayalım: gerek Özal, gerek Demirel, cumhurbaşkanı seçildikten sonra mütemâdiyen geri dönüş sinyalleri verdiler. Gâliba içten içe büyük bir pişmanlık yaşadılar. Özal’ın ömrü; Demirel’in ise sağlığı ricâta elvermedi.
Tarafsızlık tuhaf bir arâzi olarak görünüyor bana. Bir insan nasıl tarafsız olabilir ki? Herkes tarafını tuttuğu şeylerle hayâta tutunuyor. Tarafsızlığı pazarlayanlar, mes’uliyet alıp kişisel olgunlaşmasını kendi enerjisiyle başaramayan; tarafsız kalmak sûretiyle bu hayât ödevini savsaklayanlar arasından çıkıyor. Tarafsızlık bir lümpenleşme alâmeti olarak görünüyor bana..Kendi fikir hayâtı olmayan, serdedilen fikirleri yargılayarak geçiriyor ömrünü. Bir tür ağır abilik pazarlaması. İçi boş… Paternalist bir kalıntı…
Taraflılık ise sorunsuz değil. Ama galiba bütün mesele, taraflılıkta hoyratlaşmamak. Bizi hayâta bağlayan bağları kaba halatlar olmaktan çıkarıp, bir sağlam sicim kıvâmına ulaştırmak…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019