Taha Akyol
İstanbul Üniversitesi, edebiyatçı ve edebiyat tarihçisi Beşir Ayvazoğlu’na doktora unvanı vermiş. Bunun için Üniversitede tören düzenlenmiş.
Arkadaşımız Saliha Sultan’ın haberinde okudum.
Türkiye’de ve beki bazı başka ülkelerde de “doktora unvanı”nın bazan hak etmeyenlere verildiği görülmüştür. Bunlarda dostlukların, siyasi beklentilerin, ideolojik tercihlerin etkisi hemen görülür.
Fakat bazı isimler de vardır ki, akademik unvanı olmasa bile sahasında birçok akademisyenden üstündür. Mesele iktisat tarihçisi merhum Mehmet Genç, bizde iktisat tarihi deyince akla gelen iki isimden biridir: Hocası Ömer Lütfi Barkan ve kendisi… Genç’e ahir ömründe doktora unvanı verilmesi, bu unvanın liyakat kazanması demekti.
Beşir Ayvazoğlu’nun hemen her kitabı bir doktora kalitesindedir. Doktora unvanının Ayvazoğlu’na verilmesi, bu unvanın kalite kazanması oldu.
‘METOTLU VE DİSİPLİNLİ’
İstanbul Darülfünunu (Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi, bizim milletleşme sürecimizde kültür mimarlığı yapmış bir bilim kurumudur. Fuat Köprülü, Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Mehmet Kaplan’ı edebiyat ve kültür dünyamızın büyük mimarları olarak hemen zikretmek lazım.
Beşir Ayvazoğlu, buradan doktor unvanını aldı. Kendisiyle tanıştığımda 20’li yaşların son yıllarındaydı, daha o zaman bile edebi kültürüyle dikkat çekiyordu. 30’lu yaşlarının başında Tercüman gazetesinin Kültür Sanat editörü oldu. Sayfa onunla zenginlik ve irtifa kazandı. Tercüman’da beş yıl beraber çalıştık. Yakından tanıdım: Dürüst bir şahsiyet ve bizde nadir görülen ‘disiplinli ve metotlu’ çalışma.
Düşünün ki, “İslam Estetiği” adlı kitabı yayınlandığında 36 yaşındaydı! Kendi deyişiyle “milli ve beynelmilel” perspektife sahip Ayvazoğlu’nun bu kitabı sahasında klasikleşmiş bir eserdir.
Törende konuşan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Kadıoğlu, Ayvazoğlu’nun “tıpkı üniversitede görev yapan bir akademisyen titizliğinde çalışan ve eser üreten” bir yazar olduğunu söylemiş. Doğru. Fakat “akademisyen titizliğinde” çalışmayan ve üretmeyen akademisyenleri bu kalite ifadesinin dışında tutarım ben.
KİTAPLARI
Ayvazoğlu’nun eserlerinden benim gözümde şu dördü tavsiye önceliğine sahiptir.
Eve Dönen Adam: Yahya Kemal’in hayat hikayesi etrafında bizdeki kültür sorunlarını anlatır. Yahya Kemal’in “Mektepten Memlekete” formülünün somut serüvenidir. Dikkat, “Mektep”, yani modern bilimler, modernleşme… “Memleket” yani biz. Yani vatan, yani tarihiyle ve geleceğiyle bu ülke.
Ayvazoğlu’nun Yahya Kemal hakkında ansiklopedik biyografi çalışması da kitap olarak yayınlandı.
1924, Bir Fotoğrafın Uzun Hikayesi’. İnkılap tarihimizdeki akımları ve kültür çatışmalarını anlamak bakımından da son derece değerli bir eserdir. Kitapta, Gökalp’le Süleyman Nazif arasındaki Türkçülük-Osmanlıcılık tartışmalarını, Kemalizm’in Türk Tarih Tezi’nin öncülerini, ‘Nev-Yunanilik’ akımını, Mehmet Akif’in Mısır dramını ve vefatının hazin hikayesini de okursunuz.
Fikret: Tevfik Fikret hakkında, bütün dönemlerde yazılmış en derinlikli, objektif ve kavrayışlı eser. Simavi ödülünü kazandı. Şöyle diyor Ayvazoğlu:
“Bugünden bakarak dün olup bitenler hakkında kolayca hüküm verebilir, birilerini kolayca mahkum edebilir veya beraat ettirebiliriz. Doğru olan, anlamaya çalışmaktır.”
Bu gözle yazılmış bir kitaptır.
Kemal: Namık Kemal biyografisi olmaktan öteye, Cumhuriyet devrinde inkılabın Namık Kemal hakkındaki tavrını anlatır. Bir siyasi tarih değil, yine kültür tarihimizin o dönemine ışık tutan mükemmel bir kitap. Benim Namık Kemal’e duyduğum saygı, bu kitabı okuyunca büsbütün arttı.
NİCE ESERLER…
Beşir Ayvazoğlu’nun yakında çıkan “Dersaadet’in Kalbi”ni henüz okumadım.
“Altın Kapı” adlı kitabında, Fatih hakkındaki yazdığı şu satırlar ufuk genişliği ve vizyon ne demektir çok iyi anlatıyor:
“Fatih’i üstün ve farklı kılan, kendini sadece Türk hakanı ve Müslümanların sultanı olarak değil, aynı zamanda ‘Kayser-i Rum’, yani Roma İmparatoru, dolayısıyla Roma’nın varisi olarak görmesi, daha da önemlisi Avrupa’da olup bitenleri yakından takip etmesidir.”
Kadim dostum Beşir Ayvazoğlu’nu tebrik ediyor, nice eserler diliyorum.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025