Taha Akyol
Sultan II. Abdülhamid dönemi Türkiye’nin tarihî yolculuğunu anlamak bakımından fevkalade önemli laboratuvarlardan biridir. Fakat ululaştırma ya da kötüleme tarzındaki ideolojik bakışlar körlük yaratıyor, genelde tarihe, özelde Abdülhamid ve Atatürk dönemlerine ‘laboratuvar’ gibi bakamıyoruz.
Bugün Abdülhamid’in İslamcı-reformist sadrazamı Tunuslu Hayrettin Paşa’yı yazacağım.
Abdülhamid ‘devleti kurtarmak’ için yetkileri şahsen kendi elinde toplamak istiyordu: Yönetim tarzı o zamanın deyişiyle “idare-i şahsiye” (otokrasi) idi.
Batı’daki gelişmeleri çok iyi bilen Hayrettin Paşa ise, yine ‘devleti kurtarmak’ için, yetkilerin anayasayla ve kanunlarla kurumlara ait olmasını, o zamanki şartlarda ‘hukuk devleti’ ilkesini savunuyordu: Tanzimat’tan beri ifade edilen “devlet-i muntazama” yani düzenli devlet…
Tunuslu Hayreddin Paşa
Prof. Bekir Karlığa Hocamız bilim tarihinde İslam-Batı ilişkileri konusunda değerli eserler yazdı, bize İbn-İ Rüşd ve Farabi gibi ‘öğretmenler’i tanıttı. Prof. Karlığa’nın yeni çıkan kitabı “Islahatçı bir İslam Düşünürü, Tunuslu Hayreddin Paşa ve Tanzimat” adını taşıyor. (Mahya Yayınları)
Modernleşme tarihimizin temel sorunlarını görmek bakımından değerli bir kitap.
Hayreddin, Tunuslu olarak İslami ilimleri çok iyi biliyor, imanla bağlı olduğu İslam tarihine bir sosyolog gibi bakıyordu. Tanzimat’ın Tunus’ta uygulanması çabalarında tecrübeler edinmişti. Avrupa’da uzun süre tetkiklerde bulunmuş, devlet yönetimi ve kamu hukukundaki yeni gelişmeleri çok iyi kavramıştı.
Görüşlerini “Akvem’ül Mesalik” (Yolların En Doğrusu) adlı kitabında yazmıştır. Karlığa şöyle diyor:
“İslam’da ıslah ve tecdit (yenilenme) düşüncesinin önde gelen ilk mümessillerinden birisi, belki de birincisidir. Onun Akvem’ül Mesalik’i yazdığı dönemde çağdaş İslam düşüncesi açısından aynı değeri haiz başka bir eser yoktu…” (S. 169)
Osmanlı sadrazamı
Abdülhamid, Şeyh Zafir Efendinin tavsiyesiyle, Tunuslu bu büyük beyni İstanbul’a davet etti, görevler verdi, layihalar (rapor) istedi, 4 Aralık 1878’de onu sadrazam yaptı.
Bu arada Hayreddin’in kitabı Türkçeye çevrilip yayımlanmıştı. Fakat kendisi sadrazamken ve de haberi olmadan kitap sansüre takıldı, toplatıldı!
Bu olay, birbirlerine çok değer veren Abdülhamid’le Hayreddin’in niye birlikte çalışamadıklarını anlatan bir simgedir.
Kitabı toplatılan Sadrazam Hayreddin “Batı’da yepyeni bir özgürlük anlayışının olduğunu, ferdî, siyasi ve ekonomik özgürlüklerin bugünkü Batı sisteminin temelini oluşturduğunu”, Müslümanların da bu yönde “ıslahat” yapmasını yazmıştı. (S. 50)
Hatta “adalet, kıtaların fethinden üstündür” diyordu.
Öyle bir devlette şahsi bir emirle kitap toplatma olabilir miydi?
Kurumlaşmış devlet
Prof. Karlığa’nın kitabında Hayreddin Paşa’nın Abdülhamid’e verdiği üç layiha tam metin olarak yer alıyor.
Paşa “her şeyi kanun ve kurala bağlı devlet” fikrini savunuyor, Abdülhamid’in askıya aldığı Osmanlı anayasasının (Kanun-ı Esasi) bazı düzeltmelerle ve yeni bir seçim kanunu ile yürürlüğe konulmasını, özellikle de “Bakanların Kurulu’nun yetki ve sorumluluklarının” kanunla belirlenmesini ısrarla talep ediyordu.
Böyle olmazsa her şey padişahın iradesine kalıyor, işlerin “kimin mesuliyeti altında olduğu tam olarak tespit edilemiyor”, devlet idaresinde “düzensizlik”oluyordu.
Abdülhamid bunu kabul etmediği için Hayreddin 8 ay sonra 28 Temmuz 1879’da sadrazamlıktan istifa etti.
Bizde emsali çok az olan ilkeli bir davranış.
Abdülhamid devlet yönetiminde ipler elinden çıkarsa tahtın ve devletin elden gitmesinden korkuyordu. Abdülhamid devlet yönetiminde kurumlaşmayı geliştirdi ama bu korkuyla çok sınırlı tuttu...
Tek parti devrinde de rejimin ve ülke bütünlüğünün tehlikeye girmesi korkusuyla 1924 anayasasının uygulanması çok sınırlı tutuldu.
Türkiye, devlet görevlerinin hukuka bağlı kurumlaşması konusunda elbette büyük mesafeler kaydetti. Ama bugün o devirlerin hamasi kavgasını yapmak yerine, aksama ve noksanları gidererek modern hukuk devleti haline gelmeye odaklanmalıyız.
Tunuslu Hayreddin Paşa ufuk açıcı bir düşünür ve değerli bir devlet adamıydı. Prof. Karlığa’nın kitabını mutlaka okumak lazım. Dr. Atilla Çetin’in 1988’de yayımlanan doktora tezi de çok değerli bir kaynaktır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025