Tarık Ziya Ekinci
Prof. Dr. Gençay Gürsoy İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilimdalı Başkanlığı yapmış, bilim dünyasının saygı duyduğu değerli bir bilim adamı ve yıllarca Türk Tabipleri Birliği Başkanı sıfatıyla hekim camiasını temsil eden saygın bir yöneticidir. Türkiye’nin demokrasi ve barış içinde gelişip kalkınması idealine bağlı yurtsever bir aydındır. İnsan haklarına ve barışçı yaşam tarzına saygılı ve duyarlıdır. Meslek hayatında ve yönettiği sivil toplum örgütlerindeki çalışmalarında belirleyici olan bu duyarlılık olmuştur. Barış İçin Akademisyenler bildirisini de yurttaşlık bilinci ve sahip olduğu insani duyguların itkisiyle imzalamış olduğundan kuşku duyulamaz.
İki bini aşkın akademisyenin (kadın-erkek) iyi niyet ve yüksek insani duygularla imzaladıkları Barış İçin Akademisyenler bildirisi 2018 yılının başlarından itibaren kovuşturma konusu yapıldı. Bugüne kadar yargılananlar, genel olarak 1 yıl 3 ay mahkûmiyetle cezalandırılmakta ve hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verilmektedir. 11 Aralık 2018 günü karar duruşması yapılan Prof. Gürsoy ilk defa bu genel uygulamanın dışında tutularak iddianameyi aşan, tamamen farklı ama keyfi ve öznel gerekçelerle 2 yıl 3 ay’a mahkûm edildi. Basından alıntıladığım karar şöyle özetlenmekte…
“Prof. Gürsoy hakkında önceki celsede ‘terör örgütüne dolaylı destek propagandası yapmak’ suçlamasıyla esas hakkında mütalaa verilmiş olmasına rağmen mahkemenin celse arasında Gürsoy’un şahsi Twitter hesabından yapmış olduğu paylaşımların ve t24.com.tr isimli internet sitesinde yapmış olduğu söyleşininçıktılarının dosyaya eklediği görüldü. Sanık ve vekillerinin söz istemleri reddedildi ve kararın açıklanmasına geçildi.
Kararını açıklayan mahkeme, ‘silahlı terör örgütü propagandası yapmak’ suçunun işlendiğine dair kanaat oluştuğuna hükmederek Gürsoy’a 2 yıl 3 ay hapis cezası verdi. ‘Sanığın duruşmadaki olumsuz gözlemlenen tutum ve davranışları, pişmanlık duymamış olması’ gerekçeleriyle cezada indirime gidilmedi.” (11. 12. 2018 günlü BİANET)

Prof. Gürsoy hakkında verilen mahkûmiyet kararının nesnellikten uzak, hukukla bağdaşmayan, öznelliği ve keyfiliği belirgin bir karar olduğu ortadadır. Kısaca değerlendirmeye çalışacağım.
1- Yargılamaya esas olan savcılığın iddianamesinde ve esas hakkındaki mütalaasında Prof. Gürsoy da diğer imzacılar gibi ‘terör örgütüne üye olmadığı halde, terör örgütüne yarar sağlayan yazılı beyanda bulunmakla suçlamaktadır.’ Oysa mahkeme Prof. Gürsoy’u, yargılama sürecinde açıklanmayan ve sanığa ait olduğu söylenen twitler ile T24’e verdiği bir röportajı esas alarak ‘silahlı terör örgütü propagandası yapma’ suçunu işlemiş olmakla mahkûm etmektedir.
2- Mahkeme, usul ve teamül gereği, yargılama sürecinde savcılığın bilgisi dışında mahkemeye intikal eden suçlayıcı kanıtlar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunması ve ek bir iddianame hazırlanmasına olanak yaratması gerekirken, savunmanın erteleme talebi ve yeni delillere karşı söz isteğini reddederek takdiren kanuni alt sınırdan ayrılarak sanığın 27 ay süre ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkemenin yeni deliller için suç duyurusunda bulunma usulünü çiğneyerek, ara verme ve ek delillere karşı savunma taleplerini reddetmesi hukuksuzluğun ve tesis edilen mahkûmiyet kararının da mesnetsiz olduğunun somut kanıtlarıdır. Eğer Türkiye’de hâlâ işlevsel bir yargı sistemi varsa, sözünü ettiğimiz kararın mutlaka ve esastan bozulması gerekir.
3- Mahkeme ayrıca “sanığın duruşmada gözlenen olumsuz tutum ve davranışları ile pişmanlık duymamış olması” gerekçeleriyle cezada indirime gidilmediğini belirtmektedir. Prof. Gürsoy’a yapılan olumsuz davranışlarda bulunma ithamı onu tanıyan herkesi vicdanen rahatsız eden ağır bir suçlamadır. Hukukla ve adaletle ilgisi olmayan hasmane bir duygunun dışa vurumudur. Yurtta ve dünyadaki hekim örgütleriyle, insan hakları aktivistleri ve onu tanıyan herkes Prof. Gürsoy’u her insana, her kuruma ve her topluluğa karşı son derece saygılı davranan zarafetiyle müsemma bir şahsiyet olarak tanımaktadır. Ona atfedilen olumsuzluk ithamı ancak hasmane bir önyargının ürünü olabilir.
4- Fransız yazar Sartre’ın cezalandırılmasını isteyenlere merhum Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle ‘Sartre Fransa’dır. O cezalandırılamaz” tarihi özdeyişinden esinlenerek, ben de, bilime, halk sağlığına, insan haklarına ve toplumun demokratikleşmesine yaptığı emsalsiz katkılar nedeniyle “Prof. Dr. Gençay Gürsoy Türkiye’dir. Türkiye cezalandırılamaz!” diyorum.
5- Son yıllarda büyük ölçüde itibar kaybeden yargı sisteminde, hâlâ hukuka saygının küçük bir eseri kalmışsa, istinaf mahkemesinin Prof. Gürsoy hakkında verdiği hukuk dışı mahkûmiyet kararı mutlaka kaldırılacaktır. Aksi halde Türkiye, ulusal ve uluslararası alanlarda hukuka itibar etmeyen, keyfiliğin egemen olduğu itibarsız bir ülke konuma düşmekten kurtulamaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.01.2021
2.09.2020
8.07.2020
18.06.2020
1.05.2020
3.01.2020
2.02.2019
25.09.2019
2.05.2019
3.02.2019