Tuncay TOP
12 Haziran genel seçimleri, sonuçları itibariyle iki siyasi hareketin mutlak zaferine tanıklık etti; AKP ve BDP’nin…
AK Parti son genel seçimlerde aldığı % 50’lik oy oranıyla 3.döneminde iktidar olabilen ender siyasi partilerden biri olma özelliğine sahip olurken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da bu başarının altında imzası bulunan ve Türkiye’nin yetiştirdiği nadir siyasetçilerden biri olarak geçecek tarih kitaplarına.
Şüphesiz bu başarı tahmin edilenin üzerinde bir başarı oldu AK Parti için.
Zira ne son dönemde yapılan kamuoyu araştırmaları AK Parti’yi % 50 bandında göstermiş, ne de herhangi bir AKP yöneticisi bu denli yüksek bir oy yüzdesi beklediğini ifade etmişti.
Bu tarihi başarı için bir çok neden sayılabilir şüphesiz ve sayılacaktır ama, asıl belirleyici olanları son bir kez hatırlatmakta fayda var.
1-Ekonomik büyüme ve ‘istikrar’a duyulan derin toplumsal talep.
2-Askeri vesayet ve yüksek yargı oligarşisine karşı dik duruş.
3-Türkiye siyasetine damgasını vuran yeni toplumsal özne olarak; kadınlar.
4-Kürtleri dışarıda tutmak kaydıyla, demokratik ve çoğulcu bir muhalefet hareketinden yoksunluk; AK Parti’yi ezici bir üstünlükle yeniden iktidar yapmıştır.
Seçimlerin ortaya çıkardığı tabloya göre sözün bittiği yerdeyiz artık.
Başbakan, seçim mitinglerinde kullandığı özensiz üsluba ve propaganda dilinin tüm kabalığına rağmen, seçim sürecini ustaca yönettiğinin teyit edildiği bir matematiksel sonuçla taltif edildi ve sürece son noktayı koydu.
AKP ile beraber seçimlerden mutlak zaferle çıkan bir diğer parti BDP oldu.
Seçim Kanunu’nun anti demokratik niteliğine, seçim barajlarına ve AK Parti’nin tüm manipülasyonlarına rağmen BDP, hazineden tek bir kuruş almadan, bileşimindeki çeşitlilik ve çok kültürlü yapısıyla seçimlerde hem vekil sayısını ve hem de aldığı oyları neredeyse ikiye katlayarak Türkiye’nin gerçek ana muhalefet hareketi olma özelliğinin altını bir kez daha ve kalın bir çizgiyle çizdi.
Sözün bittiği ve eylemin belirleyen olduğu süreç ile BDP’nin durduğu yer, aynı nirengi noktası üzerindedir artık.
Bu nokta, yeni anayasayı mümkün kılacak bir başlangıç çizgisidir.
Türkiye seçmeni AK Parti’yi bir kez daha tek başına iktidara getirdi ama, yeni anayasa yapma tekelini kendisine vermeyerek ‘uzlaşın’ dedi. Artık bundan kaçmanın AK Parti açısından hiçbir haklı gerekçesi yoktur.
AK Parti BDP’nin vekillerine hem sayısal açıdan hem de yeni anayasanın demokratik niteliği açısından ihtiyaç duymaktadır. BDP’ye rağmen yapılacak anayasa çok açık ki özgürlükçü bir anayasa olamayacağı gibi, BDP’yi pas geçerek CHP ve MHP ile yapılacak bir anayasa özü itibariyle mevcut anayasadan daha ileri bir anayasa olmaz.
Zaman, yeni anayasa için masaya oturma zamanı değildir sadece; O anayasayı başta Kürtler olmak üzere tüm etnik ve kültürel aidiyetlerin ‘ana dilde eğitim’ taleplerini içerecek şekilde özgürlükçü bir anayasaya evirmek zamanıdır.
Kendi kendini yönetme, adem-i merkeziyetçilik, self determinasyon, bölgesel özerklik vs. gibi öz yönetim mekanizmalarının bağıtlandığı bir anayasa oluşturma zamanıdır.
Tartışılamaz, teklif dahi edilemez, değiştirilemez gibi donmuş hükümlerin rafa kaldırılıp; Tekçi, Türkçü ve ideolojik içeriğinden arındırılmış bir anayasa yapma zamanıdır.
O zaman artık gelmiştir ve onu gerçekleştirecek bir halk desteği gün gibi ortadadır.
Sözün bittiği yerdeyiz artık…
Çatışmanın, ölümlerin, anaların gözyaşlarının olmadığı; demokratik temsil ve siyaset yapma kanallarının sonuna kadar açık olduğu; silahların değil fikirlerin mücadele ettiği bir süreci inşa etmeye o kadar yakın ki bu ülke, bunu heba edecek bir nobranlığı kaldıramayacak kadar da hassas ve kırılgan bir durumdayız artık.
Bu işi başlatacak olan yegâne güç AK Parti’nin elindedir artık ve toplumun açık desteğini şımarmadan ve kibre kurban etmeden barış ve kardeşlik yolunda kullanmalıdır AKP.
Başbakan her yeni güne barışla uyanılan bir geleceği hediye etmeli çocuklarımıza. Hiçbir siyasi çıkar beklemeden ve gençlerimizi siyasete kurban vermeden…
Sözün bittiği bir yerdeyiz.
Masaya buyurun lütfen!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.12.2014
12.09.2014
2.04.2014
15.11.2013
29.07.2013
19.07.2012
8.07.2012
7.06.2012
7.02.2012
19.01.2012