Tuncer KÖSEOĞLU
Dedem ayakkabılarına çapula derdi. Çapulcu kavramından türetilen hınzır cümlelere gülerken birden aklıma dedem geldi. "Getir uşağum çapulalarımı..." Taksim Gezi Parkı'nda olup biten üzerine onlarca makale, yazı okudum son günlerde. İtiraf etmek gerekirse gençlikteki anarşistliğimi düşünüp komşu torunlarına anlatacak çok hikâyem olduğumu düşünürdüm. Gezi Parkı direnişini gerçekleştiren gençleri gördükten sonra bütün üst egom bir anda yerle bir oldu. Anlatacak bir hikayem yok benim artık. Bütün hikâyeler Gezi Parkı'ndaki gençlerin olsun...
Hep tek taraflı gördük bir şeyi. Ya çok abartılı ya da görmezden geldik. Bütün gözler yıllarca görmezden gelip, "Bunlardan bir şey olmaz, apolitik bilgisayarın esiri olan gençler..." dediğimiz gençlere hayranlıkla bakarken, çapulalarım beni ters bir yere götürdü. Tepebaşı'nın dik yokuşundan ağrı adımlarla Kasımpaşa'ya doğru ilerlerken aklımda Erdoğan'ın doğup büyüdüğü bu mahalleyi anlamak vardı.
Ne hissediyordu Kasımpaşalılar 10 dakika mesafede duran Gezi Parkı'ndan yaşananlara karşı?
Yokuşun ortasında bir emlakçı dükkânına girdim. Küçük dükkânın camekânlarında onlarca satılık ve kiralık daire ilanı vardı. İçeride orta yaşlı bir adam evrak karıştırıyordu. Selam vererek girdim, daha buyur etmeden hemen masanın yanındaki küçük koltuğa oturdum. Kısık bir sesle "Ben gazeteciyim. Aslında gazeteci bile değilim. Gezi'de olan bitenlere nasıl bakıyorsunuz diye meraktan geldim..." diyen bir giriş cümlesi ile başladım. Adam başını kaldırdı, bana baktı. "Camide içki içti o göstericiler..." dedi öfkeli bir ses tonuyla.
Anlaşılan o ki, gösteriler sırasında ortalığa atılan onlarca yalandan herkes kendi payına düşeni, inanmak istediğini alıyordu. Böyle bir şey olmadığını anlattım adama... "Biz de biliriz Taksim'e çıkmasını, ama duruyoruz" diye kestirip attı. Belli ki öfkeliydi olup bitenlere karşı. Erdoğan'ın yaptıklarından bahsetti. Bu memleket için ne kadar faydalı olduğundan. Ya tek adamlığı ve onun getirdiği dayatmacılık diye sordum. "Bu kadar iyi şeyler yapan birisi için o kadar olacak..." dedi. O sırada dükkândan içeri genç bir çift girdi, elli bin lira paraları vardı, kalabalık aileydiler. Krediyle üç oda bir salon ev satın almak istiyorlardı. Emlakçı alternatifleri sıralarken izin isteyip ayrıldım dükkândan. Kasımpaşa Merkez camiine vardığımda bir şey dikkatimi çekti. Gezi Parkı'nın aksine bir durağanlık, dinginlik vardı caminin etrafındaki dükkânlarda. Sanki burada zaman durmuştu...
Erdoğan'a Kasımpaşa'da 'Tayyip' demek...
Küçük bir lokantaya girdim. Yemeğimi yerken, içerde konuşulanlara kulak kabarttım. Herkes Erdoğan'dan Tayyip diye bahsediyordu. "Tayyip bugün yurtdışından gelecek, ondan sonra iş değişir" dedi lokantanın sahibi. Başını kaldırmayan adam cevap verdi ona, " Birkaç gün daha kalsa keşke. Bak gitti, ortam sakinleşti..." "Nasıl?" diye sordum bunu söyleyen adama. Adam hafif yan dönerek cevap verdi. " Ben AK Parti'nin kurucu üyelerindenim. Tayyip'i de iyi tanırım. Menderes, Özal ve Tayyip var ülkesi için çok değerli şeyler yapan. Ama Tayyip son zamanda çok agresif davranıyor. Sürekli bir asabiyet hali. Bu kendine de partisine de zarar veriyor."
Lokantanın sahibi atıldı hemen, "Onu da Kasımpaşalılığına verin..." Lafa girdim, ''Kasımpaşalı olmak nasıl bir şey" diye. Adam, " Biz ne olursa olsun yanlış da yapsak dik dururuz" diye cevap verdi. Lafı az önce Erdoğan'ı eleştiren adam tamamladı. "Bazen geri durmak da iyidir."
Kısa bir sessizlikten sonra içeri uzun boylu, düzgün fizikli, genç bir çocuk girdi. Antrenmana gidiyormuş, çantasını aldı, babası 10 lira harçlık verdi ona. Çocuk kapıdan çıkarken, babası bize dönerek "Süper futbol oynuyor. Çok iyi topçu, bir de iyi bir kulübe verebilirsek... 17 yaşında bu sene verdik verdik, yoksa harcanıp gidecek çocuk..." diye övdü.
"Kasımpaşa'nın gençleri Gezi Parkı eylemine gidiyor mu?" diye sordum adama. "Yok bizim gençler oraya gitmez" diye cevap verdi sonra bir an durakladı "Belki gidenler vardır. Buralar da çok değişti. kalabalıklaştı...". Konuşmaları sessizce dinleyen genç bir adam sesini yükselterek lafa girdi. " Bugün seçim olsa Tayyip yüzde seksen alır. O zaman görürler günlerini..." Erdoğan'a "Tayyip" demek Kasımpaşa'da "bizden biri" samimiyet ifadesi olarak görülürken Gezi Parkı'nda küfre dönüşebiliyordu.
Tayyip'in hiç mi suçu yok?
Meydanda insanlar çaylarını yudumlarken sehpalarda bulunan gazetelere göz atıyordu. Herkes olup bitenleri gazetelerden okuyup anlamaya çalışırken, kendi aralarında yaptıkları tartışmalarda bunun "dış güçlerin oyunu" olduğunu iddia edenlerin sesi daha gür çıkıyordu
Elinde Sözcü gazetesi olan orta yaşlı bir adam başını gazeteden kaldırıp tartışmaya katıldı. " İyi güzel de, Tayyip'in bu olayların çıkmasında hiç mi suçu yok" dedi. Yanında bulunan aynı yaşlardaki adam cevap verdi: "Var olmasına var da, işler böyle giderse devlet devletliğini yapar, kan dökülür. İşler daha kötüye gider" dedi. Kısa bir sessizlik oldu. Sonrasında herkes önündeki gazetelere döndü. Kasımpaşa'da geçirdiğim birkaç saatten sonrasında halkın büyük bir bölümünün Gezi Parkı eylemlerini endişeli bir şekilde uzaktan izlediğini gördüm. Kendi içlerinden çıkan Erdoğan'ı bazı konularda hatalı bulsalar da ona laf kondurmuyorlar.
Son sözü ise bindiğim bir taksici söyledi. "Ne diyorsun bu olaylara" diye sorduğum taksicinin cevabı kısa ve net oldu: "Erdoğan çok iyi şeyler yaptı. Büyüdük, zenginleştik. İMF'ye borcumuz yok. Tamam, bunlar güzel. Ama diğer yandan halkına gaz bombası attı... Ben inançlı bir adamım abi. Kim günah işlerse bu dünyada olmasa bile ahirette çeker..."
Twitter: @Tncrk
KAYNAK: http://marksist.org/haberler/11772-tuncer-koseoglu-gezi-parkina-kasimpasadan-bakinca
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.12.2023
20.05.2023
7.03.2022
1.03.2022
14.02.2022
28.01.2022
24.01.2022
12.01.2022
29.12.2021
20.12.2021