Yalçın AKDOĞAN
Cizre ve Lice'deki hadiselerden sonra bazı odakların örgütü enfekte ederek sürece zarar vermek istediğini söylemiştim. Benzer görüntülerin Diyarbakır'da çıkması, ardından sözde şehitlikler oluşturularak buralarda şovlar yapılması, yol kesme hadiselerinin gündemde tutulması süreçte bir kırılganlık oluşturuyor. Devletin bu tür hukuksuzluklara izin vermesi mümkün olmadığı gibi, BDP'nin de sürece zarar verecek bu tür görüntülerin oluşmasına engel olması gerekiyor.
Bir yönüyle örgüt bölgede otorite ve hakimiyet tesis etmeye çalışıyor, bunun gereği olan psikolojik üstünlüğünü sağlamak için bir kısım hamleler yapıyor. İllegalite, baskı ve şiddet eylemleri süreçte örgüte duyan güvensizliği daha da pekiştiriyor.
Diğer yönüyle süreçten zaten hazzetmeyen bazı kesimlerin bu görüntüleri istismar ederek sürecin arkasındaki toplumsal desteği azaltacak ve hükümeti politika değişikliğine zorlayacak bir propaganda yürüttüğü anlaşılıyor.
Süreçte büyük bir enformasyon savaşı yaşandığını görüyoruz. Yalan yanlış bilgilerle, dezenformasyon ve manipülasyonlarla toplumsal algı yönetilmeye çalışılıyor.
Örgüt toplumsal psikolojiyi kendi lehine çevirmeye çalışırken süreçten rahatsız olan kesimler de bunları malzeme yaparak alerji üretmeye devam ediyor. Yani birbirini besleyen bir döngü sözkonusu…
Çözüme destek olan kişilerin bile kandığı dezenformasyonlardan birisi son dönemde örgüte çok büyük katılımların olduğu, yaklaşık 3 bin kişinin Kandil'e çıktığıdır. Malum her sene örgüt kaybettiği elamanların yerine benzer sayıda kişiyi dağa çıkarmaya çalışıyor. Örneğin geçen yıl 1450 örgüt elemanı etkisiz hale getirildi, buna karşılık bunun yerine koyulan kişi sayısı 600'ü bulmuyor. Yani ortada katılım patlaması falan olduğu yok.
Herhalde örgütün şiddet ve illegaliteyi bırakmamasını en fazla eleştiren kişilerden biriyimdir. Bununla ilgili uyaran ve dikkat çeken çok yazı yazdım. Tedbiri, dikkati, teenniyi sürekli vurguluyorum ve tüm ihtimalleri nazara alarak hareket etmek gerektiğini söylüyorum. Ancak kaygı ve korku pompalanmasını da son derece yanlış buluyorum. Süreci akamete uğratacak şekilde korku yaymak, maalesef akan kanın devam etmesi formülüne bizi geri getirir.
Çıkmaz sokağa, statükoya, çözümsüzlük sarmalına, terör ve şehit denklemine geri dönmemizin kime ne faydası olabilir?
Bazı insanlar şehit acısıyla yüreklerimizin dağlandığı günlere dönüşü özler gibi niçin felaket tellallığı yapıyorlar?
Devam eden bir sürece alternatifini göstermeden karşı çıkmak, antipati üretmek çıkar yol değildir.
Gülay Göktürk dün şöyle yazmış: 'Bir anahtarın bir kapıyı açmadığını denemiş ve görmüşseniz, başka anahtar denersiniz. Ama ikinci anahtar da açmayınca, tekrar dönüp kapıyı açmayan o birinci anahtarı denemezsiniz. Eğer silahlı mücadelenin miadı dolmuşsa dolmuştur, bu yolla bir şey kazanılamayacak demektir'. Göktürk bu sözleri PKK için söylüyor, eski hale dönüşün anlamsız olduğunu söylüyor. Aynı mantığı devlet için söylemek de mümkündür. Sadece güvenlik politikalarıyla terör sona erebilseydi 30 yıldır sona ererdi. Bu yöntemin yetersizliği üzerine yeni bir yola girilmiştir. Bu yolu havaya uçurmaya çalışanların bizi eskiye mahkum etmesi, 'akan kanı sineye çekin' demekten başka anlam taşımaz.
Çözümsüzlüğü çözüm gibi gösteren statükonun dediği zaten her yıl belli sayıda şehidi sineye çekme, bunu sıradan bir durum olarak kabullenme yaklaşımıydı. Hükümet bunun vicdani olmamakla birlikte sürdürülebilir de olmadığını gördüğünden farklı yöntemleri gündemine almıştır.
Burada örgütün süreçten fayda devşirmesini engelleme, farklı ihtimallere hazır olma, gereken tedbirleri alma kaçınılmaz bir durumdur. Her sürecin riskleri, sıkıntıları ve komplikasyonları olabilir. Hükümet elbette bu ihtimalleri hesaba katarak gerekli tedbirleri almak durumundadır. Toplumu rahatsız eden ne varsa doğal olarak hükümeti de rahatsız etmektedir. AK Parti iktidarı millete rağmen bir şey yapmayacağı gibi, milletin hoşuna gitmeyen hiçbir şeye de müsamaha göstermez. Örgütün yanlışlarına rıza göstermemek, üzerine kararlılıkla gitmek şarttır. Ancak bunları malzeme yaparak sürece karşıtlık üretmek doğru değildir.
YASİN DOĞAN
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/YasinDogan/surec-ve-enformasyon-savasi/38611
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019