Mücahit BİLİCİ
Son günlerde çeşitli afetler, kazalar peşi sıra geldi. Acılar çoğaldı ve sanki bütün bir ülke birdenbire bir sorumsuzluk ve duyarsızlık çığının altında kaldı. Allah’a yağcılık yapayım derken, insanı ve kendi nefsini sorumsuzlaştıran bir çarpık din anlayışı kendisinde teselli arayanları bile artık mahcup ediyor. Başka zaman “sünnetullah” adı altında değer veriyormuş numarası yaptığı halde tabiatın kanunlarını dikkate almayan bu din anlayışı sorumsuzluk ve duyarsızlığın başlıca nedeni. Zira ne insana ne de doğaya hak ettiği hakkı ve değeri vermeyen kaçamak manevi tepkilerin arkasında yanlış bir “kader” anlayışı yatıyor. Bu sakat kader anlayışını masaya yatırmak ve eleştirmek gerekiyor. Evet, hassas ve zor bir mesele. Ama öbür taraftan zamanı gelmiş bir sorgulama. İtiraf etmek gerekirse bu yazıda bunu yapmaya mecalim yok.
Yine de üst üste gelen başka iki haber arasındaki ilişki bu konu üzerinde düşünmek isteyenler için bir pencere hizmeti görebilir. Bir habere göre “çocuklarım aç” diyerek Hatay Valiliği önünde kendini yakan bir adam (bir baba) hayatını kaybetti. İkinci bir haber ise şunu söylüyor: “Erzurum’da kaza bela defolsun diye doğaya 2001 ekmek bırakıldı.”
Acaba nasıl oldu da bir ekmeğe muhtaç olan bir adam şehir ortasında üstüne benzin dökerek kendini yakacak kadar aç ve çaresiz iken, 2001 ekmek dağ başında güya belaları def için terk edilip dönüldü? Belki bunun yabani hayvanlara yardım için olduğunu varsayıp teselli bulabiliriz. Ama bu olsa olsa bir yan etki olarak sözkonusu olabilir. Amaç burada kış ve musibetlerin gazabına karşı hayali ilahlara rüşvet vermek nevinden bir ‘kurban’ eylemine benziyor. Burada ekmek elbette bir metafor. Ekmek israfı gibi görünen bu eylem belki de bayatlamış ekmekleri telef olmaktan kurtaran bir çifte kurnazlık eylemi de olabilir, Allahualem, bilemiyoruz. Fakat bu ülkede bu kadar para, dindarlık ve iktidarın bol olduğu bir zamanda bu kadar çok insanın yoksulluk, şefkatsizlik ve adaletsizlikten intihar noktasına gelmiş olması vicdanları titretmeli.
Nasıl oluyor da medeni insanlar açlıktan veya zulümden ölürken, diğer insanlar onları görmüyor da ekmeği dağbaşına, sadakayı cemaat ve derneklere bırakıyor ve çareyi indirdiği hatimlerin sayısında arıyor? Nasıl oluyor da 2001 ekmek 1 adamı kurtaramıyor? Nasıl oluyor da Müslümanlar dinine, cemaatine bakmaksızın mahalle mahalle dolaşıp yoksul ve muhtaçları bulup onlara yardım edecekleri yerde gidip parasını cübbe giymiş şarlatanlara, cemaat baronlarına ve zaten halktan aldığı parayla lüks içinde olan Diyanet, Kızılay gibi kurumlara verebiliyor? Bir çarpıklık görmüyor musunuz?
Böyle bir dinde, böyle bir din anlayışında bir yanlışlık yok mu? Ahlak sahibi olacağına ibadet biriktiriyor. Fakire yardım edeceğine, Allah’a rüşvet veriyor. Adalet ve hakkaniyete göre hareket edeceğine gidip güce tapıyor, güçlüye tabi oluyor. Allah’a hak olduğu için değil, ondan korktuğu için inanıyor. Gücünden dolayı Allah’a yalakalık yapanların bu dünyada güç sahiplerine abd olmamaları için hangi sebep var? Menfaati için doğruluğa atıf yapanların, menfaati garanti edilince doğruluğa yolunu düşürmesi için hangi sebep kalır?
Sevap biriktirmek ve cennete girmek için birbirlerinin üstüne basan, karşısına çıkan her cami ve cemaate parasından ve izzetinden rüşvet veren bir hırslılar sürüsü hayal edin. Adalet ve insaniyet yerine ibadet ve sevap bataklığında kendinden geçen bir zalimler ordusu düşünün. Ahlak ve adalet onların semtine uğramıyor. Tek amaçları rüşvetvari ibadetlerle Tanrı’yı etkisiz hale getirmek. Kendileri gibi menfaat için her şeye teşne bir Tanrı tasavvur edip, ona inanıyorlar. Hırslarının bu dünyaya sığmayan kısmını tahaccur etmiş (taşlaşmış) haliyle öbür dünyada bir köşk ve nefsani zevkler suretinde tasavvur ediyorlar. Bu dünyada ise bir vicdan azabı yaşamalarını önleyecek bir kurtulmuşluk bileti elde etmek için her türlü hile-i şer’iyeyi yapmayı bir fazilet sanıyorlar. İnsanlığa hiçbir faydaları yok. Hiçbirşeyden sorumlu değiller. Sorumsuzluklarını kader, menfaatlerini ilah edinmişler. Ve onların hükmettiği bir dünyada insan olanların vicdanı kanıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025