Ahmet ALTAN
Türkiye, Suriye sınırına asker sevk etmeye başlamış.
Bence doğru ama geç kalmış bir karar.
Devletin “reaksiyon süresinin” epey uzun olduğu anlaşılıyor.
Bu harekât, uçağın düşürüldüğü gün başlamalıydı bence.
Biliyorum, bugünlerde “itidal” sözcüğü pek revaçta.
Herkes hükümete, “itidalli” davranmasını, “mutedil” olmasını öneriyor.
İtidal kelimesinin benim bilmediğim bir anlamı mı var diye bir daha baktım, “ılımlı, ölçülü” olmak anlamına geliyor.
Hükümetin “ılımlı ve ölçülü” davranmasını öneriyor insanlar.
İtidal iyidir, zamanında yapılırsa.
Türkiye, Mavi Marmara’yı Akdeniz’e, keşif uçağını Suriye hava sahasının civarına göndermeden önce“itidalli” davranmalıydı, başına bir bela gelebileceğini hesaplamalı ve bundan kaçınmalıydı.
Ama Türkiye, bilerek ya da bilmeyerek belaya bulaştı, uçağı düşürüldü, iki pilotu hâlâ bulunamıyor.
Suriye’nin ve Esed’in hiç de “itidalli” davranmadığı ortada.
Suriye ordusunun Türk uçağını görmesiyle vurması arasında 15 dakikalık bir süre var, bu “süre”uçağın hatayla vurulmadığını ve emrin doğrudan doğruya Şam’dan geldiğini gösteriyor bence.
Böyle bir saldırı karşısında nasıl bir “itidal” gerekiyor?
Komşu ülke bilerek ve isteyerek uçağınızı vurup, pilotlarınızı öldürüyor.
Bir devlet, bütün insanlarından sorumludur, insanını kaybettiğinde mutlaka bunun bir cevabı olması, bütün dünyaya vatandaşlarına dokunmanın bir bedeli olduğunu göstermesi gerekir.
Bunun illa savaş olması gerekmiyor.
Türkiye’nin bugün başlattığı harekât, bence yapması gereken harekâttır.
Sınıra asker gönderip manevralara başlamak doğru ve “ölçülü” bir cevaptır.
Esed “itidalli” davranmazsa, devamının ne olacağını kimse bilemez.
Esed uçağı vurarak bir risk aldı, bundan sonraki hamlesinde yeniden risk alırsa Türkiye de riskten kaçınamaz.
Ölçülülük, ılımlılık, dikkat, hesap, “uçağı göndermeden” önce gerekiyordu, uçağı göndermeden göstermeniz gereken ölçülülüğü uçak düştükten sonra gösterirseniz, başınıza alacağınız bela daha da büyür.
Karşı taraftaki saldırganlık artar çünkü.
Yarın ne olacağını bilemezsiniz.
Durduk yerde bir savaş ihtimalinin eşiğine geldik ama bu noktada artık itidal değil kararlılık gerekiyor.
Meseleyi buralara getirmemek, “itidalli” davranmak gerekiyordu ama bunu beceremedik, şimdi yeni şartlara uygun hamleler yapmaktan başka çare yok.
Ben, söyle ya da böyle Türkiye’nin bir belaya bulaşacağından epeydir endişeliyim.
Belaya davetiye çıkaran bir dış politika izliyoruz, belayı çağıran bir üslup kullanıyoruz.
Bugün yeryüzünde hiçbir ülke “Ortadoğu benden sorulur” diyemez, Amerika da diyemez, Rusya da diyemez, İsrail de diyemez, Türkiye de diyemez, bunu söyleyen mutlaka ciddi bir sorunla karşılaşır.
Türkiye’nin “itidalli” davranması gereken nokta burası ama burada Ankara itidalli davranamıyor, sanıyorum kafalarında bir Türkiye hayali var ve gerçekleri bu hayale uydurmaya uğraşıyorlar.
AKP hükümetinin kafasındaki Türkiye hayali “dışarıda” gerçekleşmez, o hayali “içeride”gerçekleştirmeye çalışmaları lazım ama içeride parmaklarını bile kımıldatmayıp, hayallerini“dışarıda” arıyorlar.
Sen ülkenin içinde barışı sağlayamıyorsan, sen kendi Kürt vatandaşlarının haklarını teslim etmiyorsan, sen faşist yasalarını değiştirmiyorsan, sen bir pankart açtı diye çocukları yıllarca hapislerde süründürüyorsan, sen kendine benzemeyen bütün vatandaşlarının hayatlarına müdahale etmeye çalışıyorsan, sen Alevilerin haklarını hâlâ kabul etmiyorsan, sen hâlâ ülkeyi 12 Eylül Anayasası’yla yönetiyorsan, sen Uludere’de kendi vatandaşlarını bombalayıp özür dilemiyorsan, “Ortadoğu’ya nizamat vermeye” aday olamazsın.
Babamın bir benzetmesi vardır, “bardağın taşmasıyla, dökülmesi arasında fark var” der, Türkiye kendi iç sorunlarını çözüp de Ortadoğu’ya doğru taşmıyor, Türkiye kendi iç sorunlarını çözemeyip Ortadoğu’ya dökülüyor.
Bu durumda beladan kurtulmamız zordur işte.
Hükümete asıl bu dış politikası nedeniyle “itidal” tavsiye edilmeli, “sakin olması, ölçülü olması”gerektiği söylenmeli.
“Kendi Kürt halkın senden şekvacıyken sen başka halkların haklarını ben korurum”diyemezsin, demeli.
Türkiye, Ortadoğu’da güçlü olmak istiyorsa bu ancak Ortadoğu’nun “imreneceği” bir ülke olmasıyla mümkün, kendi sınırları içindeki savaşı durduramayan bir ülke “imrenilecek” bir ülke olabilir mi sizce?
Kürtaj yasağını Kürt meselesinden daha fazla önemseyen bir hükümet imrenilecek bir hükümet olabilir mi sizce?
Televizyondaki hayalî kahramanların özel hayatlarını ciddi ciddi tartışan bir yönetim ciddiye alınabilir mi sizce?
Hükümet, Suriye sınırına asker sevk ederek bence çok doğru bir iş yaptı ama ne yazık ki “doğru işlerin” hep savaşa doğru yol alacağı bir alana soktu Türkiye’yi.
Bu son krizde Erdoğan’a değil Esed’e “itidal” çağrısı yapılmalı bence, Erdoğan’a bu son olayda değil genel politikası için itidal gerekiyor.
İtidali tümden kaybetmiş gibi görünüyor çünkü.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018