Ahmet AY
ABD, 1948’den sonra NATO’nun askeri gücü ile, iktisadi alanda ise kontrolündeki Dünya Bankası, IMF, WTO (Dünya Ticaret Örgütü) gibi ekonomik kurumların yönetimi ile ve Anglo-Sakson kültürü ile dünyayı baskı altına aldı. El an bile ABD’nin kurduğu bu baskıya direnen ülkelerin büyük bedeller ödemeyi göze almaları gerekiyor.
ABD’nin kontrolünde olan Dünya düzenindeki güç sistemi, devletlerin kendilerine özgü, ülkelerinin yararına bağımsız dış politika belirlemelerine manidir. ABD tarafından işletilen “çark” sorun çözemeye yaramıyor, tam aksine çözümsüzlüğü esas alacak şekilde çalışıyor. Bu sebeple devletler arası sorunları taraflar çözmek isteseler bile ABD buna mani oluyor.
En basitinden biz bir asırdır Kıbrıs sorununu çözemedik. Oysa NATO gibi güçlü bir askeri organizasyonun iki üye ülkesi arasındaki bu sorun çoktan çözülmeliydi. Şayet ABD isteseydi bizim Kıbrıs sorunumuz yıllar önce barışçıl bir şekilde çözülmüş olacaktı. İster iki devletli ister eşit şartlarda tek devletli bir çözüm çok kolaydı Amerika bize bıraksa(ydı). Kangrenleşen bu sorunu AB çözmeye niyetlenince ABD buna mâni oldu ve söz verilmesine rağmen Kıbrıs meselesi olduğu gibi kaldı. Üstelik Kıbrıs Rum Kesimi AB üyesi yapıldı.
Ege Sorunu neden çözülemiyor?
Aynı.
Dünya liderliğini gasp eden ABD, uluslararası ilişkiler alanında ülkelerin kendi yararlarına dış politika belirlemesine manidir dedik.
El hak doğrudur.
Mesela Türkiye, Soğuk savaş döneminde ABD, Rusların Türkiye’yi işgal ederek sıcak denizlere inme sevdasını yakın tehdit olarak önümüze koydu. Türkiye de o günden itibaren Amerika’nın periferisinde kalmaya razı oldu ve Amerika’nın iznine tabi “dış ilişkiler” belirleyebildi. Öyle ki Amerika Türkiye’nin NATO üyeliği ile yetinmemiş, 5 Mart 1959 tarihinde gerçekleşen Türk-Amerikan İşbirliği Antlaşması ile Türkiye NATO dışında ayrıca Ortadoğu’da SSCB’ne karşı ABD’nin müttefiki olmayı kabul etmiştir.
Türkiye’yi “teslim alan” Amerika her şeyimize karıştı, sadece karışmakla kalmadı, ülkeyi her alanda kendisine yarayacak şekilde dizayn etti. ABD başta siyaset, kültür, eğitim, savunma, medya, ekonomi olmak üzere bütün alanlarda Türkiye’yi ele geçirdi. Neyi ekip biçeceğimize, sanayi tesisleri kurup kurmayacağımıza onlar karar verir oldu. Bu kararı ihlal eden hükumetler 27 Mayıs 1960’ta olduğu gibi darbe ile yıkılacak, başbakanlar da idam edileceklerdi.
Süleyman Demirel’in Başdanışmanlığı görevinde bulunan Lütfü Akdoğan anlatıyor;
“1965’te yeni atanan bir bakanın makamında oturuyoruz. Birden bakanın sekreteri içeri girdi ve ‘efendim, ABD’li müşavir geldi’ dedi. Bakan, ‘Bakanlıkta ABD’li müşavir mi var?’ diye sordu. Sonra içeri giren ABD’li müşaviri Sayın Bakan azarlayıp odasından kovdu.”
O tarihlerde darbeciler bütün bakanlıklara ABD’li müşavir atamışlardı. Türk Solunun övündüğü 27 Mayıs Devrimi! meğerse ABD adına yapılan bir darbe imiş. Aynı darbede 275 general ve amiral, 7.000 albay, yarbay ve binbaşı tasfiye edilmişti. ABD Büyükelçisi Warren’in 11 Ağustos 1960 tarihli raporuna göre, emekliye sevk edilenlerin % 90’ı general, % 55’i albay, % 40’ı yarbay ve % 5’i de yüzbaşıydı.
Neden peki?
1960 darbesini NATO’cular yaptığına göre tasfiye edilenler NATO’cu olmayan TSK mensuplarıydı. O zaman amaç, Türkiye’nin ABD tarafından belirlenen politikaların dışına çıkmasının önüne geçmek olmalıdır ki öyledir.
Şunu demek istiyorum:
Bağımsız bir dış politikaya sahip olmamıza mâni olan ABD, aynı zamanda kendimize ait bir ordumuzun da olmasına müsaade etmedi. Kendimize ait yani milli bir siyaset oluşturmak istedikçe buna darbelerle karşı çıkan yine “dost ve müttefik!” Amerika oldu.
Son yıllarda ise Amerika başka bir yüzüyle görünmeye başladı. 60 yıl boyunca ülkemizdeki elemanları vasıtasıyla gelişmemizi engelleyen Amerika, 2011 itibariyle direkt kendisi sahne alarak adeta düşman ülke olarak karşımıza çıktı.
Parasını ödediğimiz silahları vermeyen Amerika oldu. Anlaştığımız halde F-35 savaş uçaklarını vermekten imtina eden de Amerika Birleşik Devletleri oldu.
Türkiye yakın tehdit altında bir ülke, dolayısıyla kendi savunmasını güçlü tutması gereken bir ülke, lakin NATO üyesi Türkiye müttefiklerinin tehdidini bire bir yaşayan ülke oldu. Bu yüzden Türkiye tedbirini almak zorunda. Müttefikler destek olmak şöyle dursun düşman saflarında yer aldı, biz de Rusya ile, Çin ile savunma sistemleri almak isteyince karşı çıkmaya başladı.
Bu konseptte bu Amerika ile yürünmez.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019