Ahmet AY
Afganistan’a girebilmek için El Kaide’nin New York’ta bulunan Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kulelerini yerle bir etmesine yol açan ABD, Irak’a girmek için de Irak’ta nükleer silahlar var etti!
ABD girdiği bir yerden kolay kolay çıkmadı, çıkmaz da. ABD Vietnam’da olduğu gibi ya yenilerek çıkar ya girdiği yerin jeopolitik, jeo-stratejik önemi kalmadığı için çıkar ya da orada varlığını, gücünü dolayısıyla menfaatlerini sağlama aldıktan sonra çıkar. Biz çıkar dediysek tamamen çıkar sanmayın, gerektiği kadar…
2011 Mart’ında başlayan Suriye ayaklanmasında Obama ABD’si Esed’in gitmesini istiyordu. 2013’e geldiğimizde “İslamcılar buraya hâkim olur” gerekçesiyle Esed’e de katliamlarına da göz yumdu ABD. Sonra Suriye’yi İslamcılara kaptırmadan nasıl böleceklerinin hesapları yapılmaya başlandı. Bunun için bir manivela gerekliydi: DEAŞ.
Kısacası kendi halinde davet ve tebliğ ile uğraşan gruplar-cemaatlerden bazıları Saddam askerleri komutasında ABD tarafından bir araya getirilerek “Irak Şam İslam Devleti” adı altında birleştirildi. Bunu bilen ABD’li yetkililer “ISIS/İŞİD’i bizimkiler kurdu” diyorlardı.
ABD ilk kez bir terör örgütü kurmuyor, yönetmiyordu. Yevgeniy Primakov Benazir Butto’nun kendisine, “Taliban CIA’nın katkılarıyla Pakistan askeri istihbaratı tarafından kuruldu” dediğini yazmıştı. Bunlar sadece iki ülkede ve son çeyrek asırda yaşananlar, yoksa listeyi uzatabiliriz.
ABD nerede terör örgütü kuruyor ise o örgüt üzerinden birileri ile hesaplaşmayı, oraları terörize etmeyi planlamıştır. Vekalet savaşları için en bilinen yöntem terör örgütlerin kullanılmasıdır. ABD terör örgütü DEAŞ’ı kurarken Suriye’ye girmenin yolunun bu örgütü gerekçe göstermekten geçtiğini biliyordu. Nitekim kısa bir süre sonra önce DEAŞ terör estirip işgallere girişti, sonra ABD“DEAŞ’la mücadele!” gerekçesiyle Suriye topraklarına girdi.
Anlayacağınız ABD Suriye’ye girmek için yine kendi oyununu hazırladı, oynattı. Dünya bu pis oyundan dolayı infiale kapılınca ABD, “Merak etmeyin, yine iş bana düştü, gideceğim ve o chatçı örgütü bitirmeden dönmeyeceğim” dedi.
ABD kaçtır Trump’ın ağzından, “DEAŞ’ı yendik” ve “Artık Suriye’de kalmamıza gerek kalmadı”dediyse de CENTCOM ile Pentagon buna katılmadı. En son Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Trump,“Suriye’den çekiliyoruz” dedi ve dönüş başladı.
Doğrusu Suriye’de bulundurduğu 2200 askerini çekmesinin “Artık DAEŞ’le çok da ilgilenmiyorum” mesajı dışında bir kıymet-i harbiyesi yoktur. Savaş gemileri ile kurduğu üslerle zaten bölgede ABD. Bu sebeple Trump’ın ABD askerini çekmesini farklı okumamız icab eder diye düşünüyorum. Neden mi?
ABD’nin bölgedeki Rusya ve İran’ın varlığından rahatsız olmaması düşünülemez. Çünkü Ortadoğu Rusya ve ABD için vazgeçilmez coğrafyadır. ABD buradaki gücünü ne kadar zayıflatır ise Rusya ve İran -ve de tabi ki Türkiye’nin bölgede o kadar gücü artar. Bu üç ülkenin bölgedeki varlığının daha da güçlü hale gelmesinin ABD’nin işine geleceğini uluslararası ilişkilerin hiçbir kuramına göre açıklayamayacağımıza göre ABD’nin X planı mı var?
Olabilir, hatta vardır. Yoksa ABD bölgeyi İran ve Rusya’ya bırakırsa Ortadoğu ve dolayısıyla ana kara ABD’ye kapanır.
ABD çekilmiyor; Erbil’de, Kobani’de ve büyük-küçük 38 üssü ile Irak ve Suriye’de ABD zaten var. Bu 2200 askerin bir kısmı bu üslere taşınıyor ise buna ABD Suriye’den çıktı, çekildi demek gerçekçi bir tespit olmaz. Burada asıl soru şu:
ABD Suriye’den çekildiğini açıklayarak Türkiye’nin terör örgütü PKK’nın Suriye kolu dediği YPG’yi s/attı mı?
Çok güçlü ABD’nin, Süper güç ABD’nin Suriye’de sıkıştığını söylersek abartmış olmayız. Türkiye-Rusya-İran ittifakı Suriye’de ABD’ye alan bırakmadı. YPG’nin bölgedeki varlığına Türkiye’nin tepkisi ABD için artık stratejik sorun halini almış bulunuyor.
Dün Esed’in Münbiç’e bayrak dikmesi ve Rusya’nın bunu desteklemesine bakılırsa sıkışan ABD’nin Suriye’den “kontrollü” çıktığını söyleyebiliriz. Zira Amerikalıların %70’i askerlerinin Suriye’de kalmasını istemediğini biliyoruz. Trump YPG’yi Esed’e teslim ederek hem Türkiye’nin önünü kesmesi hem de YPG’ye yeni hami bulması söz konusu.
Türkiye buna karşı hangi hamlelere sahip?
Devam edeceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019