Ali BAYRAMOĞLU
ürkiye seçimlere gidiyor, sonra anayasaya koşacak. Hedef ve amaç tek:
Farklı kesimlerin bir arada yaşama koşullarını düzeltmek, geliştirmek, adalet ve özgürlük üzerine oturtmak...
Araç da tek: Demokrasi...
Aslında yıllardır ilerlediğimiz yol da bu yol.
Bu çerçevede atılan pek çok adım, bugün gelinen nokta, kimi sıkıntı ve eksikliklerine rağmen Türkiye'nin 10 yıllık demokrasi macerasıdır.
Ama bu maceranın neresindeyiz?
Ve nereye gitmeliyiz?
Bu sorulara kamuoyunun nasıl yanıt verdiği önemlidir.
Bir çalışma, iyi bir çalışma, Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi'nin, National Democratic Institute ve MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin birlikte gerçekleştirdiği "Türkiye'de Demokrasi Algısı" başlıklı saha çalışması, bu sorulara doğru zamanda, özellikle yeni ve sivil bir anayasa öncesinde yanıt aramış.
Önce birkaç bulguya göz atalım...
"Türkiye'deki Demokrasiye 0 İle 10 Arasında Bir Karne Notu Verecek Olsanız, Ne Verirdiniz?" şeklinde yöneltilmiş soruya verilmiş olan ortalama cevap: 5,03...
Not orta...
Denekler "Siyasi Düşüncelerinizi Çevrenizle Paylaşmaktan Çekiniyor musunuz?" sorusuna yüzde 81,4 çekinmiyorum cevabını vermiş.
Not iyi...
"Etnik, dini ve diğer azınlıkların kendilerini yeterince ifade edebildiklerini düşünüyor musunuz?" sorusuna ise yüzde 49,9 düşünmüyorum cevabı verilmiş.
Not orta...
"Sizce gazeteciler ve yazarlar medyada fikirlerini özgürce açıklamaktan çekiniyorlar mı?" sorusuna çok yüksek bir oranda (yüzde 55,4) çekiniyorlar cevabı gelmiş.
Not zayıf...
"Türkiye'de ordunun sivil denetim/hükümetin denetimi altında olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna yüzde 41,8 gibi yüksek bir oranda düşünmüyorum cevabı verilmiş.
Not ortadan hallice...
İlginç nokta araştırmanın ayrımcılığın altını çizmesi... Soru yöneltilenlerin yüzde 50,5'i kadınlara yönelik, yüzde 46,8'i dar gelirlilere yönelik, yüzde 46,1'i dindarlara yönelik, yüzde 43,1'i ise eşcinsellere yönelik ayrımcılık yapıldığını ifade etmiş...
Görüş mükemmel, ama zemin kötü...
Araştırma şüphe yok pek çok unsuru, ayrımı ve ayrıntıyı barındırıyor...
Fuat Keyman ve Özge Kemahlıoğlu'nun kaleme aldıkları bu rapor (tespit-özet aslında) bu ayrıntıların tümünü özetliyor:
"1. Vatandaşların gözünde Türkiye'deki demokratik sistem kusurlu bir demokrasidir, hatta melez rejime kayma riski taşımaktadır.
2. Toplumun demokrasiyi algılaması da özellikle haklar ve özgürlükler alanında sınırlı ve kusurlu bir yapıya sahiptir. Bu da bize, demokrasinin pekişmesi ve kalitesinin iyileştirilmesi için etkili olabilecek demokratik siyasi kültürün Türkiye'de hâlâ gelişmediğini göstermektedir.
3. Üçüncü olarak ve bu noktada, demokratik kültür yapımızın nitelik ve algı düzeyinde, düzen ve istikrarı temsil ve özgürlüğün önüne koyduğunu görüyoruz. Yüzde 10 barajına, parti kapatmaya, kadınlar için kota koymamaya dönük eğilim ve de bugüne kadar hiç tartışılmayan başkanlık sistemini yüzde 40'lar düzeyinde destek, temsile karşı var olan düzeni koruma tercihini ve istikrara öncelik verme eğilimini göstermektedir.
4. Toplumun demokrasi algısını ikiye ayırmak mümkündür. Türkiye'de şeffaflık, hesap verilirlik ve vatandaşlara eşit davranma temelinde eleştiriler varken, toplum kendi içinde haklar ve özgürlük alanlarına çok sınırlı bakmaktadır.
5. Bununla birlikte, beşinci olarak, haklara ve özgürlüklere sınırlı bakan toplum içinde ciddi boyutta kutuplaşma da yaşanmaktadır. Özellikle Türkiye'de hükümet ve muhalefet parti seçmenleri arasında bu kutuplaşma daha net olarak ortaya çıkmaktadır.
6. Son olarak, araştırma bulguları kimlikler, kadınlar, gençler, meslek grupları ve eğitim düzeyinde farklılaşma eğilimleri göstermektedir..."
Önemli ve tartışılması gereken bulgulardır bunlar...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026