Aydın Selcen
Asırlık dut ağacının altındaki kahvede otururlarken Temel sağ elini kaldırmış, tek gözünü kısarak, işaret parmağıyla küçük toprak köy meydanının öbür ucundaki mescidi göstermiş. “Ha şu minarenin şerefesinden atlarım ve uçar, giderim” demiş. Uçardın, uçamazdın derken, üşenmemiş çıkmış bizimki şerefeye, bırakmış kendini boşluğa. Ve doğrudan çakılmış gerisin geri, yere, o az önce sandalyesinden kalktığı tozlu toprak köy meydanına. Hikâye bu ya, üstünü başını silkeleyip güçlükle doğrulurken düştüğü yerde bahtsız kahramanımız, etrafına halka olmuş kahvenin işsiz güçsüz hayta takımı kahkahalarla gülmüşler: “La, ne oldu Temel” demişler, “hani kuş gibi süzülecektin şerefeden?” Temel istifini bozmadan, gözlerini de yerden kaldırmadan ve ağırbaşlı tavrından hiç ödün vermeden yanıt vermiş: “Uçmasını becerdim de, konmasını beceremedim…”
İşte buyurunuz, İçişleri Bakanı Soylu, dış politikayı değerlendirmiş ve “S-400 bir özgürlük ve bağımsızlık deklarasyonudur” buyurmuş. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Demir de hakeza metni basına sızdırılan ABD Savunma Bakanı Shanahan’ın mevkidaşı Akar’ı muhatap mektubuna (reddiye babında) bir yanıt verileceğini ifade etmiş. “Aydınlık” zihniyetli Pekin, Gürdeniz, Güven gibi emekli paşalar da eşdeğer sertlikte bir tavırla aynı koroya katılıyorlar. Dosyanın sahibi MSB’nin tepkisi ise daha ılımlı ancak o cenahın da İngilizce okuyup, kavrama yeteneği sanki sorunlu gibi: “Mektupta, mevcut sorunlara stratejik ortaklık çerçevesinde ve kapsamlı güvenlik işbirliğini muhafaza edecek şekilde bir çözüm bulunması yönünde beklenti dile getirilmekte ve görüşmelere devam edilmesinin önemi ifade edilmektedir.”
Stanley Kubrick’in 1964 yılı yapımı “Dr. Strangelove” filminden bir kare
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından kayda geçmek üzere (“on-the-record”) 7 Haziran’da düzenlenen basın toplantısında da Müsteşar Ellen Lord söz konusu mektupta sıralanan tüm sert önlemleri yineliyor. Ardından “pekiyi Başkan Trump sizinle aynı doğrultuda mı düşünüyor, zira Cumhurbaşkanı Erdoğan’la telefon görüşmelerinde fikrini değiştirdiği vaki” yollu bir soruya cevaben “tüm ilgili birimlerle çok yakın mesai sürdürüyoruz, tüm iletişim kanalları açık” gibi kaçamak bir yanıt vermekle yetiniyor. Bu yanıt bana, Erdoğan’ın 28-29 Haziran günlerinde Osaka’da yapılacak G-20 Zirvesi marjında Trump’la gerçekleştirmeyi öngördüğü ikili görüşmeye verdiği ağırlığı doğrular nitelikte görünüyor. En azından Ankara’daki algıyı destekler nitelikte diyelim.
Osaka’da son bir viraj daha dönülmezse, ABD’nin S-400 alındığı takdirde uygulanacak yaptırımlar için verdiği mühlet 31 Temmuz’da doluyor. Şimdiden pilotlarımızın F-35 eğitimleri durdurulduğu gibi, F-35’le ilgili belgelere erişimleri de engellendi. S-400’ü üreten ROSTEC şirketinden de ilk bataryaların teslimat tarihi 31 Temmuz olarak duyuruldu ve eğitimin de tamamlandığı belirtildi. Ayrıca, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, Soçi Andıcı’na atıfta bulunarak Türkiye’ye Idlip’ten Rus ve Suriye hedeflerine yönelik saldırıları durdurma ödevini anımsattı ve söz konusu andıcın HTŞ ve benzeri örgütlere hoşgörü gösterileceği anlamına gelmediğini vurguladı. Belki “ne ilginç ki” diyerek eklemeli, aynı andıca Çavuşoğlu, Çelik ve Altun gibi iktidar sözcüleri de Suriye kuvvetlerinin Idlip’e yönelik Rus destekli harekatlarını kınamak ve durdurma çağrısında bulunmak amacıyla atıflarını sürdürüyorlar.
Son olarak, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi S-400’lerin gelmesi durumunda Türkiye’nin F-35 programından çıkartılmasını ve CAATSA yaptırımlarının devreye girmesini öngören 372 sayılı karar tasarısını oy birliğiyle kabul etti. Henüz bağlayıcı “yasalaşma” anlamına gelmese de, bu gelişmenin de Başkan Trump’ın Osaka’da tasarlanan ikili görüşme öncesinde diplomatik manevra alanını çerçeveye almak hedefine yönelik olduğu açık. Esasen CAATSA olarak bilinen yasa, öngördüğü menüden belirli sayıda yaptırımın başkan tarafından seçilerek, zoraki uygulanmasını öngörüyor. Yaptırımların en hafifleri dahi, zaten kırılganlaşmış Türkiye ekonomisini zorlayacak nitelikte.
Yiğit Özgür’ün karikatürü – UYKUSUZ dergisi
Son dakika pazarlığıyla ne talepler konulabilir Başkan Trump’ın önüne, ancak fikir yürütebiliriz. ABD Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey’nin Vaşington’da kain düşünce kuruluşu MEI’deki son ifadelerine bakarsak ABD ile Türkiye arasında Fırat’ın doğusundaki güvenli bölge anlaşmasının zemini üzerinde belirli bir uzlaşıya varılmış. Ancak YPG’nin sınırdan ne kadar geri çekileceği, ABD’nin dağıttığı silahların akıbeti ve güvenli bölgenin komutası hususlarında henüz anlaşma yok. Türkçesi, TSK tek yanlı harekât niyetinden feragat etmiş, masa sahanın önüne geçmiş ancak masada herhangi bir ilerleme sağlanamamış -gibi.
Bana sorarsanız, ABD tarafında henüz kapalı duran kart, “kasa rahatlığı” sağlamaya yönelik, belirli bir finansal destek paketi olabilir. Fırat’ın doğusu’nda yukarıdaki parametreler içinde ABD görüşüne yakın orta yolcu bir çözümün içeriye “zafer” olarak pazarlanması öngörülebilir. ABD yönetiminin Doğu Akdeniz’de de Türkiye’nin çıkarlarını kollayacak ve Kıbrıs’ta kalıcı çözümü de içerecek bir tutuma imale edilmesi keza varılacak potansiyel uzlaşının parçası kılınabilir. Bu arada, değindiğim 372 sayılı karar tasarısı metninde ülkemizin Kıbrıs’ta “işgalci” konumunda olduğunun iddia edildiğini de ihtiyaten kaydedelim.
Ankara ne kadar sert yaparsa yapsın, karar anı yaklaşıyor. Avuçlarını patlatırcasına alkışlayarak S-400 alımını destekleyenler, “Pençe” harekâtının da Hakurk bölgesinde kalıcı üslere dönüşmesini, Hakurk’la coğrafi bağıntısı bulunmayan Sincar’ı da içerecek biçimde gelişmesini, ayrıca S-400 alımının peşine Fırat’ın doğusu’na da tek yanlı girilmesini sözde “beka meselesi” olarak savunuyorlar. Bu durum, Ankara’da bir iç itişmenin varlığına mı delalet eder, şimdilik kestiremiyoruz. 23 Haziran seçimi sonrasında yahut onun sonucuna göre, Erdoğan’ın “miting yapmama” tercihi de göz önünde tutularak, “Türkiye İttifakı” adı altında yepyeni bir rotayla hem dış politikadaki, hem ekonomideki sıkışmaya anamuhalefeti paydaş kılmak gibi bir hamle mi gelir, onu da bilemiyoruz.
Özetle, had safhada tehlikeli ve haritası çizilmemiş sularda, savrula savrula, bata çıka seyre devam diyoruz. Batar mıyız, karaya mı otururuz, batmamak için gemiyi kendimiz mi baştankara ederiz, yoksa sağduyu, uzgörü, soğukkanlılık bir kez olsun galip gelir de güvenli biçimde uygun bir liman bulur, yanaşır mıyız, pek yakında göreceğiz. Sanırım kesin olan, ayrıldığımız limana artık geri dönemeyeceğimiz noktayı çoktan geçtiğimiz…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024