Ayhan ONGUN
Hafta sonu görkemli bir şovla gerçekleştirilen AK Parti kongresini izleyenler öyle sanırım beklediklerini bulamadılar.
Daha önce yaptığı gibi, Başbakan Erdoğan’dan eski balkon konuşmalarından birini bekleyenler yanıldılar.
Eğer 63 maddelik yol haritası kitabı da dağıtılmasaydı bu kongre sanki bir uluslar arası konferans gibi değerlendirilebilirdi.
Çok ince hesaplarla çağrılan yabancı konuklara yönelik bir kongre izlenimi veren organizasyonun teknik ekibini kutlamak gerek. İçeriği bir kenara koyarsak, kusursuz bir organizasyon olduğunu söyleyebiliriz.
Gerek kongreye katılım, gerekse katılanların coşkusu ve kongre salonunun düzenlemesiyle, salon içi düzen, özellikle de Erdoğan’ın gelişi sırasındaki disiplin gerçekten çok başarılıydı.
Başka partilerin kongresinde düzensizlik ve kargaşa yüzünden ezilme tehlikesi geçiren liderleri çok gördük.
Bu arada kongrenin en belirgin ve dikkat çeken özelliği de koskoca partide Genel Başkanın dışında hiç kimsenin konuşmaması. Sanki bir grup toplantısının halka açık hali gibiydi.
Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir partinin kongresi tek bir kişinin üzerinden yapılmaz. Bu durum bir anlamda parti içerisindeki kadrolara da hakaret sayılır.
Ancak AK Partinin kadroları da, kongreyi izleyenlerde bu durumdan şikayetçi değiller. İşte asıl üzerinde durulması, araştırılması gereken sosyolojik durum da budur.
Bir gün sonra meclisin açılışı sırasında Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşmasıyla bu telafi edilmeye çalışılsa da görünen o ki, 2023 yılına kadar Erdoğan’ın tek adamlık serüveni devam edecek.
Bir anlamda bu kongre, Tayip Erdoğan’ı Çankaya ya daha etkin ve yetkin gönderebilmenin provasıydı.
Satır aralarında yaptığı demokrasi, Anayasa ve Kürt sorununa çözüm vurgularına karşın, ne Uludere, ne Afyon faciası, ne Suriye’de düşen uçak ne de son günlerde artan güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddet konularına hiç girmeyen Erdoğan, partisinin bundan sonra uygulayacağı dindar-kemalist rejime ilişkin ipuçlarını sıkça verdi.
Ancak bunda yadırganacak pek fazla bir şey yok. Sonuçta AK Parti muhafazakar bir parti ve programında ne öngörmüşse onları yapmasından daha doğal bir şey olamaz.
Asıl sorun bu iktidara alternatif olabilecek bir siyasi oluşumun, gerçek anlamda bir muhalefet partisinin olmayışı.
İktidarın son dönemdeki icraatlarıyla ilgili o kadar çok eleştirilecek konu varken bakın Sayın Kılıçdaroğlu neyi eleştiriyor!
“Salondaki afişlerde ‘Büyük Millet’ yazıyor. O milletin adı niye yazmıyor? “ O afişlerde “Büyük Türk Milleti” yazsa daha mı iyi olurdu demek istiyor CHP Genel Başkanı?
Bu eleştiriyi MHP Genel Başkanı yapmıyor, dikkatinizi çekerim.
Sonra da kalkıp, niye bu ülkede vatandaşların yarısı AK Partiye oy veriyor, diye halkı suçlamak aczine düşerler.
Sonuç olarak AK Parti kongresinde Erdoğan farklı mesajlar verdi, ancak dağıtılan kitapçıkta daha farklı mesajlar vardı.
Umarım, Başbakan kitapçıkta yazılanları dikkate alır.
Umarım, muhalefet ülke sorunlarının tek başına AK Parti tarafından çözülemeyecek denli önemli olduğunun farkına varır.
Umarım en çok ihtiyacımız olan barış ve huzurun sağlanabilmesi için gerekli olan diyalog ortamının yaratılmasına yönelik tüm siyasi partiler, demokratik kuruluşlar, STK lar ve bu ülkenin akil insanları ortak bir platformda buluşurlar.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020