Ayhan ONGUN
Adı ne olursa olsun, ülkemizin en temel ve mutlak çözülmesi gereken sorunu olan “terörün sonlandırılması ve toplumsal barışın sağlanması” projesi yine birilerini rahatsız ediyor.
Demokratik Açılım diyerek başlanan, barış ve çözüm süreci olarak kamuoyuna duyurulan, üzerinde en çok konuşulan gündem olmasına karşın muhalefetin bilgi sahibi olmadıklarını iddia ettiği “demokratik hak ve özgürlüklerin eşit yurttaşlık herkes için uygulanabileceği temelinde” kalıcı bir barışı hedefleyen çözüm sürecinde sona gelindi derken, liderlerin sert söylemleri endişe yarattı.
Değişik adlarla anılsa da bu çözüm sürecine ihtiyaç duyulmasının en temel nedeni Kürt halkına yönelik baskılar ve cumhuriyet dönemi boyunca buna direnen Kürt örgütleri ve ona destek veren demokratik güçlerin mücadelesi olmuştur.
Yeni ve sivil bir anayasa yapılmasıyla taçlandırılması beklenen barış sürecinin sonunda tüm vesayet kurumlarından kurtulmak, darbeci zihniyetlerden arınmak, evrensel düzeyde hak ve özgürlüklerin anayasal güvence altına alınması mümkün olacaktır.
Yani demem o ki, her ne kadar bu sürecin başlatılmasının nedeni Kürt halkı olsa da, sonucundan tüm Türkiye halkı yararlanacaktır.
Yapılacak yeni ve çağdaş bir anayasa, yalnızca iktidar yanlısı olanların yararlanacağı bir anayasa olmayacağı gibi, AK Partinin sürekli iktidarda kalacağı varsayımına dayalı bir muhalefet anlayışı da doğru değildir.
Öte yandan “çözüm sürecine karşı değiliz ama sürece destek vermeyiz” türünden ne anlama geldiği belli olmayan bir muhalefet anlayışı da kabul edilemez.
AK Partinin iktidara geldiği günden bu yana gerek İmralı ve Kandil, gerekse HDP ile yapılan gizli-açık görüşmeler, daha öncesi asker tarafından gerçekleştirilen gizli görüşmeler; herkes tarafından biliniyor iken, son günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur” şeklindeki açıklamaları ve özellikle de HDP kanadından gelen sert yanıtlar çözüm sürecini olumsuz etkileyebilir.
“Kürt kardeşlerimizin kimliklerinden, yaşam koşullarından, içinde bulundukları ekonomik ve sosyal konumlarından kaynaklı sorunları olabilir ama Kürt sorunu diye bir sorun yoktur.” Şeklinde açıklamayla tepkileri yumuşatmaya çalışsa da, yaklaşan seçimlere yönelik bu siyasal atraksiyon, sonuçta barış ortamına ve çözüm sürecine zarar verecektir.
Başkanlık sistemine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ön almaya yönelik baskın ve buyurgan tavırları nedeniyle gerilen toplumda daha derin çatışmaların yaşanmaması için iktidar yöneticilerinin çok daha dikkatli bir dil kullanması gerekir.
Başkanlık sistemi, dünyadaki örnekleri esas alınarak akademik, hukuksal ve siyasal yönleriyle tartışılabilir. Teknik ve bilimsel düzlemde ön çalışmalarının yapılarak, kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekirken, başkanlık sistemini doğrudan halka dayatmaya çalışmak, ileride oluşabilecek kimi ortak paylaşımların da önünü kesmiş olacaktır.
Çözüm sürecine esas olan soruna ister Kürt sorunu, ister demokratik açılım ya da toplumsal kardeşlik projesi deyin, sonucunda ülkede sosyal barışın tesisine hizmet eden bir süreç olmak durumundadır.
Çok hassas bir toplumsal yapının varlığını dikkate almadan kavram karışıklıklarıyla halkın barış umutlarını söndürmeye, yeniden bir kaos ortamının oluşmasına neden olacak söylemlerde bulunmaya; Cumhurbaşkanı da olsa, kimsenin hakkı yoktur.
İktidar bu konuda ikircimli tavırlar sergilese de, muhalefetin samimi biçimde bu sürece sahip çıkması siyaseten de, demokrasi ve özgürlükler açısından da zorunludur.
Ellerindeki bir dolu sosyal ve ekonomik projeleri AK Partiye kaptıran muhalefetin, yalnızca çözüm sürecine, toplumsal barış projesine sahip çıkması bile onları yeniden iktidar alternatifi yapabilir.
Seçimlere çok az bir zaman kala henüz dişe dokunur bir sosyal-ekonomik proje açıklayamayan muhalefetin elindeki en önemli koz, sahiplenebileceği ve halk nezdinde ilgi görecek tek proje, çözüm sürecidir.
Üstelik de son günlerde iktidar kanadında bu sürece ilişkin çelişkili söylem ve uygulamaların arttığı bir siyasal iklim, yeniden halka umut ve heyecan verebilmek için en uygun ortamdır.
Yeter ki barış, demokrasi ve özgürlükler konusunda samimi davrandığınızı, en azından böyle bir niyetinizin olduğunu gösterin.
AK Partinin uzun iktidar döneminden kaynaklı yıpranmışlığı ve son yıllarda Avrupa Birliği hedefinden sapma gösteren tavırları, halkın geleneksel değerlerine ve bireysel özgürlüklerine yönelik uygulamaları muhalefet için önemli bir fırsattır.
Ancak bu uygun ortamı, siyasal iklimi ve ayaklarına kadar gelen şansı değerlendirebilmek için muhalefet partisinin önce kendi içinde demokrasiyi uygulama niyet ve becerisini göstermesi, örgütlerine güvenmesi, en önemlisi de iktidar olabileceği umudunu ve coşkusunu kendi kitlesine yayabilmesi gerekir.
Ne yazık ki, henüz toplumda bu heyecanı, umudu topluma yansıtabilmiş bir muhalefet çalışması görebilmiş değiliz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020