Ayhan ONGUN
Her gün ülkenin değişik bir bölgesinden acı haberler geldikçe, nasıl tepki vereceğimizi de bilemez olduk.
Artık giderek kanıksamaya başladığımız terör olayları can almaya, toplumu huzursuz etmeye devam ediyor.
Oysa daha bundan üç ay öncesine kadar nasıl da umutlanmıştık.
Silahlar susmuş, çözüm sürecinde önemli adımlar atılmış, şehit anaları bile” benim yüreğim yandı, hiç değilse başka anaların yüreği yanmasın, ne olur barışın artık.” Demeye başlamışlardı.
7 Haziran seçimlerinin ardından birden hava değişti.
Barış rüzgarları durdu, önce bir sessizlik, ardından kara bulutlar ve sonrası sağanak yağmurlar gibi terör olayları yurdun dört bir yanına yayıldı.
Artık insanlar değil, silahlar konuşuyor, kan kokusu geliyordu, dört bir yandan.
Kamu görevlileri hedef alınıyor, kamu araç ve binaları yakılıyor, kurşunlanıyor, insanlar kaçırılıyor, alıkonuyor, bir kaos ortamı bütün yurdu esir alıyordu.
Bu arada kendisini seçilmiş insan olarak gören kimilerinin kibir ve egoları yüzünden bir inatlaşma ve yeniden kutuplaşma ortamı toplumu germeye, kin ve nefret tohumları yeniden yeşertilip, ortalığa serpilmekteydi.
Toplumun çoğunluğunun istemediği bir değişiklikte inat etmeleri yüzünden Erdoğan ve AK Parti, bir daha biriktirmeleri mümkün olmayacak bir gücü günden güne eritmeye başladılar.
Diğer yandan “yok edeyim derken, yok olan” bir muhalefet anlayışı halkı karamsarlığa, umutsuzluğa sürükleyerek; çözüm sürecini bozuk para gibi harcamak isteyenlerin elini güçlendirdiler.
Son genel seçimlerde halkın kendilerine verdiği mesajı doğru algılamayan ya da siyasi hırslarına yenik düşenlerle, güç zehirlenmesine yakalanan iktidar bir olup, ülkeyi sonu belirsiz bir maceranın içine sürüklüyorlar.
Bugün itibariyle alınan erken seçim kararının ardından oluşan ekonomik belirsizlik, sosyal ve siyasi istikrarsızlık, acil çözülmesi gereken sorunları da belirsiz bir sürece erteledi.
Halkın umutla beklediği yeni anayasa, adil seçim ve siyasi partiler yasası, eşit yurttaşlığı alacak kimlik tanımı, hak ve özgürlükler bir kez daha askıya alındı.
En az yeni bir anayasa, bağımsız yargı sistemi ve hukukun üstünlüğü kadar yaşamsal öneme sahip; ülkemizde patlamaya hazır bomba gibi yurdun dört bir yanına dağılmış göçmenlerin sorunu orta yerde duruyor.
Hepimizin vicdanını sızlatan, çoğunluğunu Suriye’li yurttaşların oluşturduğu göçmenlerin içler acısı durumu, yarın telafisi mümkün olmayacak bir sosyal patlamaya neden olabilir.
Şu ana kadar Ege ve Akdeniz’in derin sularında yaşamlarını yitiren binlerce insana rağmen göçmenlerin bu umut ve ölüm yolculuğu inatla ve ısrarla devam ediyor.
Ölenlerin içerisinde çok sayıda kadın ve çocukların bulunması da işin en acı yanı.
Daha da acı olanı, bu çaresiz insanların ülkeye kabülü sırasında yeterli önlemlerin alınmaması, gerekli denetimlerin yapılmamasının sonucu çıkan sorunların sorumlusu olarak göçmenleri gören kimi çıkarcıların, utanmadan bu durumu istismar ederek, onların üzerinden ticaret yapıyor olmaları.
Özetleyecek olursak, ülkemiz açısından yaşamsal öneme sahip sosyal, ekonomik ve toplumsal; ertelenmesi, savsaklanması çok büyük acılara neden olacak sorunların yine bir başka bahara bırakılıyor olması, yeni felaketlere, yeni acılara neden olacak.
Sonu belli bir seçimle toplumu oyalamaya, gereksiz siyasi atraksiyonlarla vakit geçirmeye ne kimsenin hakkı vardır, ne de yurttaşlar olarak bizim tahammülümüz.
Geçmişte bu ülke çok acılar çekti, çok darbeler yaşadı, on binlerce insanını teröre kurban verdi.
Bir dolu faili meçhuller, toplu katliamlar, siyasi cinayetler ya görmezden gelindi, ya bürokrasi ve yargının tozlu raflarına kaldırıldı.
Çoğu zamanda özellikle gereği yapılmayarak, sanıklar ve sorumlular korundu, kollandı, zaman aşımına uğratıldı.
Darbeleri, cinayetleri, akçalı suçları zaman aşımına uğratabilirsiniz belki ama unutmayın ki acıların zaman aşımı olmaz.
Nasıl doğa kendisine yapılan haksızlıkları günün birinde cezalandırıyor, kendisinden zorla alınanları geri alıyorsa, yarın çocuklarını, eşlerini, babalarını ellerinden aldığınız kadınlarda sizden bunun hesabını soracaklardır..
Onların çektikleri acıların zaman aşımı yoktur ve bu ülkeyi savaş alanına döndürmek isteyenler anaların gözyaşlarında boğulmaya mahkumdur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020