Ayhan ONGUN
Her gülüşünde bin bir sır saklı/Fadik Kız üzgün, Fadik Kız ağlamaklı/Şimdi gözlerinde mor halkalar, saçlarında ak/ Fadik Kız çok içli, dokunsan ağlayacak.
Mersin’i tanıyanlar bilir. Denizi doldurarak yapılan çok büyük bir park alanı vardır sahilde.
Tam da şimdiki gibi bir bahar günü akşam üzeri, bir arkadaşımla tenha bir köşede bankta oturmuş, sohbet ediyoruz. Daha on sekizine girmemiş iki delikanlı, umutlarımız, hayallerimiz, daha da önemlisi ideallerimiz var.
Köylere gideceğiz öğretmen olarak, halkı aydınlatacağız, çocukları eğiteceğiz, kan davalarını bitirecek, çocuk gelinler olmasını önleyeceğiz……….
Karşımızdaki bankta da her halinden güneydoğulu olduğu belli, zayıf, çelimsiz, yaşlandıkça küçülmüş bir kadın, yanında da kapkara saçların arasında parlayan renkli iki göz, on yaşlarında bir kız çocuğu.
Öylesine masum, öylesine şirin ve bir o kadar hüzünlü bir yüz. Sanki bütün dünyanın yükünü omzuna yüklemiş, yorgun ve mahcup.
İster istemez sohbetin konusu kadınlara, çocuk yaşta evlendirilen kızlara, Anadolu’da; çocuk doğuran, hamur yoğuran, tarlada çalışan, akşamda evde kocadan dayak yiyen o elleri nasırlı kadınlara geldi.
Küçük kız arada bir utangaç gözlerle bize baksa da, biz artık gözümüzü ondan alamaz olmuştuk. Doğal olarak yaşlı kadın bu durumdan rahatsız oldu, birkaç kez sert bakışlarını bize çevirse de, bizim konumuz ezilen, horlanan ve çoğu zaman yok sayılan kadınlardı ve bir türlü gözümüzü o kömür gibi saçların daha da renklendirdiği güzel gözlü, hüzün yüzlü kız çocuğundan alamıyorduk.
Bir süre sonra bizim masum ilgimizden rahatsız olan çaresiz kadın, kızın elinden tutup kaldırdı ve seslendi “hadi gidek Fadik Kız”
Sanıyorum şimdilerde ellili yaşlardaki Fadik Kız, kim bilir nerede, kaç çocuk anası, kimin kocasıdır?
Günlerce etkisinden kurtulamadığım bu karşılaşmanın ardından yazmıştım Fadik Kız şiirini.
Bir gün kapılarını çalmış yaşlı bir kadın/ oğluna istemiş Allahın emriyle/Gelin olmuş Irazların Fadik Kız/ Memiklerin koca Rüsteme gelin gelmiş/ Uzaklara dalar gözleri kimi zaman/ Aniş dezzenin oğlu gelir aklına/ Oysa Fadik Kız Rüstemin nikahlısı/ Oysa Fadik Kız üç çocuk anası/ Şimdi gözlerinde mor halkalar, saçlarında ak/ Fadik Kız çok içli, dokunsan ağlayacak.
Sivas’ta öğretmenliğimin ilk yılında daha dördüncü sınıfta bir kız öğrencimi okuldan alıp nişanlamışlardı.
Bir kez de o zaman yüreğim sızlamış, tıpkı Fadik kızı gördüğüm andaki o güzel gözlü, hüzün yüzlü kızın çaresizliğini yaşamıştım.
Ne zaman kadın haklarından, kadına yönelik şiddetten söz edilse bu iki kız gelir aklıma ve erkek egemen sisteme kızgınlığım daha da artar.
Bizler sosyal medyanın sağladığı imkanlarla ne süslü sözler eder, sözüm ona kadınlara duyduğumuz sevgi ve saygıyı nasıl da abartarak anlatırız.
Oysa tam da şu anda; kim bilir kaç kadın şiddete maruz kalıyor, kaç tanesi taciz ve tecavüze uğruyor ya da geçmişte bunu yaşamış kaç kadın sessizce bir köşede ağlıyordur.
Onlar sessiz kaldıkça, biz zalim erkekler, bunu bir hak gibi görerek daha çok zaman onlara hadlerini! bildirmeye devam ederiz.
O yüzdendir ki, her 8 Mart da erkekliğimden utanır, ülkemdeki milyonlarca Fadik Kızın çığlığını yalnızca kulaklarımda değil, yüreğimin derinliklerinde hisseder, daha çok hüzünlenirim.
12 Eylülün o zorlu günleriydi.
Benim de kara gözlü, hüzün yüzlü bir kızım vardı ve daha yeni yürümeye başladığı günlerde tel örgülerin ardında babasını ziyaretlere gelirdi.
Aradan geçen uzun yıllar, onu da büyüttü, koca bir kadın oldu.
Yakında anne olacak, ama inanıyorum onun kızı Fadik Kızın yaşadıklarını yaşamayacak.
Dilerim onlar şiddetin, tacizin, tecavüzün, baskı ve zulmün olmadığı; sevgi ve barış ortamında büyüme şansı bulurlar.
Umarım bir daha yeni Özgecan’lar, Cansu’lar, yeni cinayetler olmaz.
Ülkemizde ve dünyada insanlar, hiçbir cinsiyet ayrımı olmadan, eşit yurttaşlık temelinde, savaşın, şiddetin olmadığı bir ortamda, huzur içinde yaşama olanağına kavuşurlar.
Bir insanlık ayıbı olan kadına yönelik şiddetin son bulduğu, insan ve emek odaklı bir dünya özlemi, demokratik bir Türkiye umuduyla, tüm emekçi kadınların gününü içtenlikle kutluyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020