Ayhan ONGUN
Gözlerimizde akacak yaş kalmayınca, yüreğimden kan damlıyor gülüm.
“Ağlama yeter artık, yaş kalmayacak gözlerinde” demiştin. Haklıymışsın be gülüm, kurudu göz pınarlarımız, yüreğimiz ağlıyor artık.
Şu anda kim bilir kaç evde taziye çadırları kuruldu. Kaç çocuk yetim, kaç kadın dul kaldı. Ateş düştü ocaklarına, kaç ana evladını yitirdi?
Dışarıda yağmur, hava soğuk, kimi yerlerde kar serpiştirmeye başladı.
Gözyaşları yağmura karıştı, sel oldu. Yağan kar bile yetmiyor yüreklerdeki yangını söndürmeye. Birazdan fırtına kopar belki, sessiz çığlıkları alır götürür.
Duyan olur mu bu yürek parçalayan çığlıkları, gören olur mu bir köşede sessizce ağlayan çocukları, hangi vicdan dayanır bu acıya?
Halep’ten ne farkı kaldı İstanbul’un, Musul da evini terk etmek zorunda kalan aileler, onların çocukları, bu soğukta nerede kalır, ne yer, ne içer; var mı haberi olan?
Yürek bu, mesafeleri ayırt edemiyor!
Ölen çocuk Suriye’de mi, Irak’ da mı? Dünyanın öteki ucundakine de, Mardin de ya da İstanbul’dakine de aynı şekilde yanıyor, kavruluyor.
Bu nasıl yürektir, bilinmez.
Gün geldi, soğuk kış günlerindeki romatizma ağrılarından beter ağrıdı.
Gün geldi, bulunduğu hiçbir yere sığmayan bedenler misali daraldı.
Şimdi de aralıksız yağan yağmura inat, yüreğim ağlıyor be gülüm!
Bu yürek bu kadar acıya, ağrıya, gözyaşına nasıl dayansın!
Yüreğim ağlıyor be gülüm, Küba’da Fidel için ağlıyor, Ege de mavi sularda yitirdiğimizon binlerce Suriye’li için ağlıyor. Ankara’da, İstanbul da kör teröre kurban ettiğimiz canlara ağlıyor. Hala toprak altından çıkaramadığımız madencilere, Adana’da kız yurdunun yangın merdiveni önünde birbirlerine sarılıp yanan, can veren kız çocuklarına ağlıyor.
Her birinin apayrı hikayeleri olan, yolları Beşiktaş ta kesişmiş güvenlik güçlerine, sivil insanlarımıza dökecek yaş kalmadı inan.
Yüreğim ağlıyor be gülüm’
Bu kahrolasıca, acınasıca yüreğim; taşa kesmiş sandığın,her ölenle ağrıyan, daralan, isyan eden yüreğim.
Yüreğim ağlıyor be gülüm!
Gözlerim daldı uzaklara, anılar zorluyor şimdi yüreğimi.
Göğüs kafesinden fırlayıp çıkacakmış gibi, bir daha atmayacak, yerine girmeyecek gibi.
Malatya cezaevinde, görüş sırasında elinde bastonu, beli iki büklüm anası Türkçe bilmediği için, Kürtçe konuştu diye saçlarından sürüklenip götürülen öğretmen geldi aklıma.
Silahlı mücadeleye karşı olduğum için sıkça tartıştığımız hoca” şimdi ben dağaçıkmayım da ne yapayım?” demişti.
Zaman her şeyin ilacı derler! Zaman içinde bu denli kızgınlığına, öfkesine rağmen o da silahlı mücadelenin doğru bir yöntem olmadığını kabullendi.
Kuşkusuz, Diyarbakır zindanlarında uygulanan işkenceler, ötekileştirici, aşağılayan, yok sayan ve hatta kimi zaman yok etmeye yönelik uygulamalar terör örgütlerinin gelişip güçlenmesine uygun koşulları yarattı.
Bu uygun ortam ve kaos ikliminden beslenen dış destekli terör örgütleri askere, güvenlik güçlerine yönelik katliamlar gerçekleştirdikleri gibi sivil, masum halka karşı da acımasız, hain saldırılar yaptılar.
Başlangıçta masum bir özgürlük mücadelesi gibi başlayan olaylar, emperyalist çevrelerin devreye girmesiyle birer taşeron örgüte dönüştü.
En son İstanbul’da gerçekleştirilen alçakça katliamı hiçbir gerekçe haklı gösteremez.
Bu doğrudan insana, insanlığa, demokrasiye, özgürlüğe yapılmış bir saldırıdır ve bu tür alçaklıklara karşı siyasi kaygıları bir yana bırakıp, birlikte tavır koymanın, mücadele etmenin tam zamanıdır.
“Ama iktidar gerekli tedbirleri almadıydı, Tayip başkanlık istemeseydi bunlar olmazdı, bu iktidar da artık çok oldu!”gibi anlamsız, zamansız savunuların arkasına sığınmak kimseye yarar sağlamayacağı gibi terör örgütlerinin ve arkasında bulunan emperyal güçlerin ekmeğine yağ sürmek anlamına gelir.
İktidarın yaptığı yanlış uygulamalarla mücadele etmek elbette muhalefetin en doğal hakkıdır. Ancak şimdi muhalefet adına bu tür olaylardan siyasi rant elde etmeye kalkmak, bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.
Yine daralan, ağrıyan yüreğime söz geçiremez oldum.
Yüreğim ağlıyor be gülüm, bir hiç uğruna yok olan canlara, yitip giden umutlarımıza, çocuklarımızıngeleceğine ağlıyor yüreğim!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020