Berrin Sönmez
Her bir anayasa değişikliğinde yıllarca bu kırk yamalı bohça dikiş tutmaz denirdi. Öyleydi de tutmadı. Hiçbir değişiklik anlamlı ve yeterli olmadı. Şimdi bu sistem değişikliği önerisi mevcut çarpıklıkları daha görünür hale getirip, sorunları arttıracaktır.
Anayasa değişiklik paketi TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülmeye devam ediyor. Bütünü üzerine yapılan görüşmeler tartışmalı kifayet-i müzakere kararıyla tamamlanarak maddeler üzerinde ayrı ayrı görüşmeler başlamış halde. Hükümet sistemi değişikliği öneren böylesi önemli bir anayasa değişiklik paketini parlamentoda enine boyuna tartışmak gerek. Genel kurula gelmeden önce komisyondaki tartışmaların geniş tutulması, kamuoyunun bilgilenmesi ve aydınlardan, akademisyenlerden, sivil toplumdan konuya ilişkin görüşlerin hiç değilse medya vasıtasıyla alınması yararlı olacaktır, Demokratik anayasa yazım usullerinden uzak kalınmış olsa bile değişiklik metnine son şeklin böylesi tartışmalardan sonra verilmesi, bir ölçüde toplumsal katılım ihtiyacını karşılayabilir. Ancak toplumdan görüş almayı dahi bırakalım bir kenara iktidar, kendi tabanından görüş alır bile diyemiyoruz.
AK Parti genişletilmiş il başkanları toplantısında “bir iki maddede kafa karışıklığı” olduğunu belirtiyor, Başbakan Binali Yıldırım. Partililerden söz ediyor. Toplum genelinden değil ve partilileri ikna için çalışmalar yapılacağını anlıyoruz. Oysa ihtiyacımız olan itirazların toplandığı maddeleri gözden geçirip, toplumsal mutabakata ulaşmaya çalışmak.
Mesela 4.maddeyi oturup uzun uzun tartışmalıyız. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleriyle Cumhurbaşkanlığı seçiminin aynı gün yapılması da beş yılda bir aynı gün yapılması da ayrı ayrı sorun. Sahip olduğumuz genç ve dinamik nüfus, ihtiyaç ve beklentilerin hızla değişmesi anlamına geliyor. Seçim döneminin beş yıl oluşuyla örtüşmeyen bu toplumsal özelliği değiştiremeyeceğimize göre seçim dönemini dört yıla indirerek yerinde olur. Sorunların birikip, çözümsüzlüğün siyasal ve toplumsal kamplaşmaya yol açmasını bir nebze de olsa önlemek mümkün seçim dönemini dört yıla indirmekle. Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin aynı anda yapılması ise yasama erkinin, yürütme erki gölgesinde kalışını biraz daha kolaylaştırmak yönünden riskli. Öteden beri demokrasimizin en zayıf halkasını oluşturan parlamento biraz daha güç yitirecektir, cumhurbaşkanı seçiminin gölgesinde kalmakla. Bu durumu değişiklik paketinin içerdiği şekilde cumhurbaşkanının partisiyle ilişiğinin kesilmeyeceğini de düşünerek değerlendirdiğimiz zaman riskin büyüklüğü açıkça görülmekte. Üstelik bir de 5. Madde var.
“Yedek milletvekilliği ve seçimlerin ertelenmesi” başlığıyla anayasaya girmesi teklif edilen madde, bana göre tümüyle milletvekillerinin özgür iradesini ipotek altına almak anlamını taşıyor. Parlamenter sistemin en büyük zaaflarından birisi bakanlık makamına seçilebilmek için milletvekillerinin parti disiplinine azami riayet edişiydi. Şimdi yeni sistemle bu mahzur ortadan kalkacağı için yürütmenin yasama üzerindeki baskısı azalabilirdi. Ancak yedek milletvekili ihdası, yürütme baskısını eskisinden de daha fazla arttıracak nitelikte. Yasama dokunulmazlığının aldığı son şekil ile birlikte düşünülünce, meclis aritmetiği değişmeden istenmeyen vekillerden kurtulma yolunu açan “Demokles’in kılıcı” sanırım, yedek vekil meselesi. Seçimlerin ertelenmesiyle aynı başlıkta yedek vekil ihdası ayrıca tedirginlik veriyor. Anayasada seferberlik, olağan üstü hal, savaş hali konuları farklı bir maddede bir arada ele alınmaktayken orada o madde dururken tutup 5. Maddeye “savaş sebebiyle seçimlerin yapılmasına imkan görülmezse” ifadesiyle seçimlerin bir yıl ve gerekirse bir yıl daha ve bunun son sınırı olup olmadığı da yazılmaksızın seçimlerin ertelenmesi yetkisi veriliyor parlamentoya. Yürütmenin güdümünde olağanüstü baskı altında kurgulanmış parlamentoya, “yedek vekil sopasıyla” seçimleri erteletmek. Hem üç-beş ay değil yekten bir yıl, ikinci kere bir yıl ve sonsuz kere bir yıl olmasının önüne her hangi bir sınır da getirilmeden.
Zavallı 13. Madde dedirtecek cinsten bir anayasa maddesi olmuş bu beşinci madde. Malum 1876 tarihli Kanun-ı Esasiye eklenen 13 madde meşhurdu. Meclisi fesih yetkisi verdiği için dönemin tüm olumsuzluklarının müsebbibi gibi görülürdü, Kanun-ı Esasînin13. Maddesi. Bugünse paketteki 5. Madde ona rahmet okutur nitelikte. Diğer maddelerdeki sorunları yasama yetkisinin budanışını, cumhurbaşkanına tanının yetkilerin genişliğini, cumhurbaşkanı yardımcılığı makamının muğlaklığını, olağan üstü halinin altı aydan başlatılışını vs. belki daha sonra yazmak mümkün olur ancak beşinci maddenin benim için kırmızı çizgi olduğunu belirtmeliyim. Bu haliyle kaldığı takdirde beşinci maddeyi içeren bir değişiklik teklifi, referandumla bana sorulursa cevabım/oyum kesinlikle hayır olacaktır.
Her bir anayasa değişikliğinde yıllarca bu kırk yamalı bohça dikiş tutmaz denirdi. Öyleydi de tutmadı. Hiçbir değişiklik anlamlı ve yeterli olmadı. Şimdi bu sistem değişikliği önerisi mevcut çarpıklıkları daha görünür hale getirip, sorunları arttıracaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025