Berrin Sönmez
Son günlerde yaşanan ayrışmaya karşı bazılarının “ben, sen yok, biz varız” şeklindeki eski faşist sloganla birlik çağrısı yapması da pek büyük yanılgı. Özgür bireyler ancak bilinçli seçimlerle yani iradesiyle iyiye, güzele, doğruya yol alarak biz olmaya yönelebilir.
Kara kış gölleri, nehirleri dondururken ve terör yüreğimizi, damarlarımızda akan kanı dondurmaya niyetlenmişken ülkemin ve içimin karanlığını layıkıyla ifade eden Cemil Meriç’in cümlesi, başlık (Jurnal/1). Ve ekliyor: “Bu batan gemi sensin dostum”
Ben bu gemiyim ve batmaktayım. Tüm unsurlarımla, hücrelerimle, zihnimde, gönlümde, ruhumun ta derinlerinde ne varsa hepsiyle birlikte batıyorum, Reina saldırısından bu yana. Ölenlerle ölerek, yaralananlarla ıstırap içinde kıvranıp, hayatta kalabilenlerin acısıyla batarken beni dibe hızla çeken, hoyrat söylemler, karşılıklı suçlamalar. Sözlü ve fiilî linç meraklıları, insanlığından sıyrılmayı kolayca başarıyor. Beni, bizi, hepimizi kendi sefil çukuruna çekiveriyor, bir çırpıda. IŞİD teröründen topyekûn dindarları sorumlu tutan islamafobik güya medenilerle gece kulübünü, yılbaşı eğlencesini itham ile handiyse oh olsun demeye getiren din(i)darlar; her terör eylemini iktidara çakmak için dört gözle bekledikleri hissi uyandıran kategorik muhaliflerle mevcut siyasi, idari hataları dile getiren her eleştiriyi, her soruyu ihanetle itham eden teslimiyetçi yandaşlar, karanlığın müsebbibi… “Bir kısım insanların düşüncesi etraflarını yansıtan bir aynadır, onlar başkalarının kaydettiklerini bıkmadan tekrarlayan plaklar gibidirler, ruhları yoktur” Cemil Meriç bir kısım diyor ama yazık ki günümüzde dört yanımızı kuşatan bu ruhsuzlar çoğunluğu teşkil etmekte. Her insan bir âlem oysa…
Her insan bir alem, alemi içine sığdırabildiği, ufkunu, gönlünü genişletebildiği ölçüde eşref-i mahluk sıfatına layık, insan. İnsan/kişi/birey yahut gemi varlığın/mevcudatın ne kadarını içine sığdırabiliyor, gönlüne yerleştirebiliyorsa işte o kadarıyla batıyor ya da çıkıyor. Ve o kadarıyla da biz olabiliyor. Her birimiz ayrı bir alem, her birimiz ayrı bir gemiyken, bir ve ben olarak ötekini, gayrıyı gönlümüze yerleştirebildiğimiz takdirde biz olabileceğiz. Son günlerde yaşanan ayrışmaya karşı bazılarının “ben, sen yok, biz varız” şeklindeki eski faşist sloganla birlik çağrısı yapması da pek büyük yanılgı. Bireyi toplum potasında eriten, bireyin özgür iradesini yok sayan anlayışlar yukarıda bahsedilen ruhsuz plakları üretiyor. Özgür bireyler ancak bilinçli seçimlerle yani iradesiyle iyiye, güzele, doğruya yol alarak biz olmaya yönelebilir. Nitekim biz insanlar hayatlarımızın ilk çağında ben-merkezciyiz. Önce benliğimizi kavrıyor sonraki yaşlarımızda toplumsal bütünlüğü idrak ediyoruz. Ben olmayı öğrenmeyen biz olmayı da öğrenemiyor. Aynı zamanda sorumluluk üstlenmek anlamına gelen ben olma hali o kadar eksik o kadar törpülenmiş ki ülkemizde, herkes sütten çıkmış ak kaşık. Kendi üstüne düşen işleri layıkıyla yerine getirmediği için yaşanan sorunlardan her daim başkasını suçlamak esas. Düşmansız yaşayamama hali bundan sanırım. Terörün yol açtığı acıyı, duygusal yıkımı, korkuyu, endişeyi bile insani değerlerle ifade etmek yerine ötekine düşmanca saldırarak ortaya koyma hali de bundan olmalı.
Her şeye rağmen yine C. Meriç’in tanımladığı bir grup insan var ki dibe battığımızda inancımızdan aldığımız güçle ayak direyip tekrar yüzeye çıkmayı öğrenebiliyoruz onlardan. İnatla ve inançla içlerindeki umudu en karanlık anlarda topluma meşale gibi sunan insanlar var şükür. Her şeye rağmen barıştan vazgeçmeyenler… “Bir kısım insanlarsa kendilerini aşarlar ve kendilerini feda etmesini bilirler, bir fikre, bir dâvaya adarlar kendilerini, anıta, olaya, kitaba dönüşürler” Her türlü olumsuzluğun üstesinden gelebilmek için tüm baskılara rağmen düşüncelerimizi ifade etmekten uzak kalmayarak duygularımızı paylaşıp, bireysel sorumluluk üstlenip, acılarda ortaklaşalım. Bugün son söz de Cemil Meriç’in olsun:
“Yalnızca paylaşılmayan acılar bizi yıkabilir”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025