Berrin Sönmez
Kanun ve yönetmeliklerde yazılı önleyici tedbirler eğer bütçe ayrılmamışsa yapılmıyor demektir. Şiddetle mücadele için atılacak adımların her biri ilgili kurumların bütçesinde ayrı kalem olarak sayılmıyorsa değil kamuoyu ve sivil toplum, o memurların amirleri bile yapılması gereken işlerin yapılıp yapılmadığını takip edemez.
Türkiye’de Kadın raporundan, söz etmiş ve raporun şiddet bölümünde kadına yönelik şiddetin cinayet boyutuna ilişkin bilgilerin yer almayışını dile getirmiştim son yazımda. Kamuoyunda, basında ve kimi sivil toplum örgütlerinin sloganlarında yer aldığı şekliyle kadın cinayetleri ismi söyleyiş kolaylığı getirse de şiddetin failini gözden kaçırmaya yol açmakta. Kadının öldürülmesinden bahseden haber cümleleri bile kadın cinayeti isimlendirmesiyle sunulduğunda öznesiz cümlelerle suç ve suçlu yeterince idrak edilemiyor. Bu nedenle ille de iki kelimelik kısa isimlendirme gerekiyorsa kadın cinayetleri yerine maktul kadınlar demeyi tercih ediyorum.
Cinsiyete dayalı şiddet türlerinden biri ve en görünür olanı fiziksel şiddet. Fiziksel şiddetin uç noktası ise cinayet boyutuna varan haliyle bakanlığın raporunda hiç ele alınmamıştı. Maktul kadınları devlet görmezden geldi veya gözlerden kaçırmayı tercih etti demek hiç de yanlış olmayacaktır. Resmi ağızlardan ve hükümet belgelerinden maktul kadınların sayısını öğrenemeyişimiz, şiddetle mücadelede temel zaaflardan birini açıkça gösteriyor. Maktul kadınları yok saymakla cinsiyete dayalı şiddetin, erkek terörünün hem boyutu hem de nedenleri devlet metinlerine girmemiş oluyor. Politika oluşturulması, yeni politikalar geliştirilmesi şöyle dursan mevcut mevzuatın eksik ve yanlışlarını, uygulama hatalarını izleyebilmek için bile elimizde resmi doküman bulunmamış oluyor.
Raporda elbette 6284 sayılı Aileyi Koruma ve Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Kanunundan söz ediliyor. Bu kanunla getirilmiş olan koruma tedbir kararı da hak ettiği önem atfedilerek zikrediliyor. Ancak ülkemizde kaç kadının cebinde koruma tedbir kararı varken; kaç kadın koruma tedbir kararı almak için adliye ile mülkiye arasında koştururken öldürüldüğü sorularına cevap yok. Bu sorulara cevap bulamadığımız sürece de uygulamadaki aksaklıkların neler olduğunu bilemez, nasıl giderebileceğimize dair fikir üretemeyiz. Bakanlık da bu soru/sorunlarla pek ilgilenmiyor anlaşılan ki raporunda imaen dahi fiziksel şiddetin cinayet boyutuna yer vermemiş.
Raporun şiddet bölümündeki bir diğer eksiklik de ekonomik şiddete ilişkin hiç bilgi verilmeyişi. Yolsuzlukla mücadelede paranın izini sürmek ne kadar gerekliyse kadına yönelik şiddetle mücadele de aynı şekilde paranın gücünü ve ekonomik şiddetin etkisini görmeyi gerektirir. Ekonomik şiddete ilişkin sağlık alanından iktisadi bilimlere uzanan geniş bir yelpazede pek çok bilimsel çalışma mevcut. Bakanlık raporunda yer verilmemesine rağmen akademinin konuya bunca yoğun ilgisi ve alıntıladığım tek bir örnek bile ekonomik şiddetin, bütün diğer şiddet türleriyle mücadele için anahtar niteliğinde öneme sahip olduğunu göstermek için yeterli.“Ekonomik şiddet; ekonomik kaynakların ve paranın kadın üzerinde bir yaptırım, tehdit ve kontrol etme aracı olarak kullanılmasıdır.” (http://hemsirelik.maltepe.edu.tr/dergiler/cilt2sayi3/cilt2sayi3/124-129.pdf)
Fiziksel şiddetten kurtulma gücüne sahip olmak için öncelikle ekonomik şiddetten kurtulmak temel gereklilik. Şiddete mahkum yaşayan kadınların kendilerini ve çocuklarını geçindirecek maddi güvenceye sahip olamadıkları için çaresiz hissettikleri bilinen gerçeklerden. Anılan kanunla getirilen ekonomik destekler de bu gerçeğin bir sonucu. Ancak kanunu yürütmekle yükümlü bakanlık şiddet türleri arasında ekonomik şiddete ilişkin veriler sunmaya gerek görmemiş, tuhaf.
Ekonomik şiddet tıpkı fiziksel şiddet gibi cinsel şiddeti de besleyen olgulardan birisi. Ekonomik şiddete mağduru kadınların ve kız çocuklarının cinsel istismara açık hale geldiği biliniyor. Ciddi ve hayati öneme sahip sağlık sorunlarına da yol açtığını yukarıdaki araştırmadan öğreniyoruz: “Ekonomik şiddete maruz kalan kadın diğer kadınlardan farklı olarak 6 kat depresyon, stresle ilişkili semptomlar, kimyasallara bağımlılık, kötüye kullanım ve intihar girişimi yaşar (Fawole 2008).”
Sadece diğer şiddet türleriyle mücadeleyi kolaylaştırmak için ekonomik şiddeti izlemek ve önlemek açısından değil ayrılan bütçeleri görebilmek için de paranın izini sürmek gerek. İdarenin bütçe ayrılmadan her hangi bir iş için harcama yapamadığını bildiğimizden, şiddetle mücadeleye ayrılan bütçeyi görebileceğimiz şeffaflığa ihtiyacımız var. Kanun ve yönetmeliklerde yazılı önleyici tedbirler eğer bütçe ayrılmamışsa yapılmıyor demektir. Şiddetle mücadele için atılacak adımların her biri ilgili kurumların bütçesinde ayrı kalem olarak sayılmıyorsa değil kamuoyu ve sivil toplum, o memurların amirleri bile yapılması gereken işlerin yapılıp yapılmadığını takip edemez.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede paranın izini sürmeye ve paranın izini sürmek için de bütçe şeffaflığına ihtiyacımız var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025