Celal BAŞLANGIÇ
Başbakan Davutoğlu, Finlandiya gezisi dönüşünde uçağındaki "şanslı" gazetecilerle sohbet ediyor.
O gün söyledikleri, gazetelere hemen hemen aynı başlıkla giriyor:
"Cumhurbaşkanı ile aramızda milim fark yok."
Davutoğlu bu başlığa kaynaklık eden konuşmasını 8 Nisan 2016'da yapıyor.
Bu açıklamasının üzerinden daha bir ay bile geçmeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Davutoğlu'nu başbakanlıktan "azlediyor".
Bugün anlıyoruz ki değil milim, aralarında kilometrelerce fark varmış ama Davutoğlu durumun farkında değilmiş.
Bir soru da soruyor Davutoğlu:
"Benimle Cumhurbaşkanımız arasında, neredeyse iki yıla yaklaşacağız, devlet işleyişi bakımından bir aksama gördünüz mü?"
Davutoğlu "bir aksama yok" sanıyormuş ama, Erdoğan'a göre "çok büyük aksamalar" varmış.
"Azledildiği" günden bu yana herkes "Davutoğlu neden gitti?" sorusunun yanıtını arıyor.
Bu sorunun yanıtı hem var, hem de yok.
Yanıtı var, çünkü; AKP sözcüleri, yandaş yazarlar, yorumcular alt alta bir çok madde sıralıyor Davutoğlu'nun gitme nedenlerine ilişkin.
Bu sorunun yanıtı yok. Çünkü gösterilen hiçbir gerekçe durumu açıklamaya yetmiyor.
Davutoğlu'nun gitmesini gerekçelendirme çabasında olanlar, 7 Haziran öncesi MİT Başkanı Hakan Fidan'ın aday gösterilmesinden başlıyor. Hatta içlerinde 28 Şubat'taki "Dolmabahçe Mutabakatı"nı Davutoğlu'nun Erdoğan'dan habersiz gerçekleştirdiğini iddia edenler de var.
Bazıları "Başkanlık rejimine karşıydı, açıktan söylemiyordu ama gizliden gizliye aleyhinde çalışıyordu" diyor.
Kimine göre "HDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını ağırdan alıyormuş" Davutoğlu, ondan gitmiş.
"Dışarıda ABD ve AB ile içeride Genelkurmay ve MİT ile Erdoğan'ın bilgisi haricinde ilişkiler geliştiriyordu" iddiasında olanlar bile var.
Gönderilme nedenleri arasında AB'nin "muhatabımız Cumhurbaşkanı değil, Başbakan" sözüne Davutoğlu'nun yanıt vermemesi de sayılıyor.
Hele bir "Davutoğlu'nun Obama'dan aldığı randevu meselesi" var ki kimilerine göre "bardağı taşıran damla" olmuş.
Ancak pek seslendirilmeyen, daha doğrusu AKP yandaşları tarafından dile getirilmeyen başka nedenleri sayan "münafıklar" da var Davutoğlu'nun gönderilmesi konusunda.
Bunlardan biri "vizesiz Avrupa" için AB'ye verilen sözlerden biri olan "Şeffaflık Paketi"ni Davutoğlu'nun Ocak 2015'te gündeme getirmesi. Hazırlanan yasaya göre kamu harcamaları, ihaleler, siyasetçilerin ve bürokratların mal varlıkları, her şey şeffaf olacaktı.
Ancak Erdoğan'dan paparayı yiyince Davutoğlu bir daha ağzına almaz oldu "Şeffaflık Yasası"nı.
Davutoğlu'nun bir başka "gönderilme" nedeni olarak da "Yüzde 100 hazine güvencesi"ne karşı çıkması gösteriliyor.
2014'ten bu yana bazı kamu yatırımlarında "yüzde 100 hazine güvencesi" uygulanıyor. Bunlar arasında 3. Köprü, 3. Havaalanı, yapılması planlanan 10'dan fazla dev bölge hastaneleri de var.
Bilindiği gibi bu ihalelerle beslenip "havuz medyası" oluşturan AKP yanlısı patronlar da var bu ihaleyi alanlar arasında.
Yani bu ihaleler bir anlamda "havuz medyası"nın beslenme musluğu.
İddiaya göre Davutoğlu, ekonomik istikrar için yüzde 100 olan hazine güvencesini yüzde 80'e indirmek için çalışma yaptırıyormuş. Ancak ömrü vefa etmemiş bu kesintiyi yapmaya.
Gitme nedeni ne olursa olsun, Davutoğlu'nun arkasında kan revan içinde bir ülke bıraktığı kesin.
Kim diyebilir "Bu ülkede yedi ay önce yüzde 49,5 oy almış bir iktidar partisi ve onun genel başkanı var" diye.
Davutoğlu döneminde Türkiye Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli sokağa çıkma yasakları yaşandı.
16 Ağustos 2015'ten bu yana Türkiye kimi il ve ilçelerde sokağa çıkma yasağının olmadığı, kentlerin kuşatılmadığı, bombalanmadığı, insanların ölmediği tek bir gün yaşamadı.
Davutoğlu'nun Başbakanlığı sırasında Kürt Sorunu'nun en kanlı süreçlerinden biri yaşandı.
Arkasında sadece devletin güvenlik güçlerinin kendi kentlerini bombaladığı bir ülke değil, aynı zamanda ülkesindeki bir kentin, Kilis'in neredeyse her gün sınır ötesinden IŞİD'in füze hedefine dönüştüğü, insanların öldüğü bir ülke de bırakıyor.
Kısa bir süre önce "Cumhurbaşkanı'yla aramızda milim fark yok" diyen, bu sözün üzerinden daha bir ay geçmeden Erdoğan tarafından "azledilen", yani değil önünü, burnunun ucunu bile göremeyen bir Başbakan, işte arkasında böyle bir ülke bırakarak gidiyor.
Gidiş şeklinden bile Davutoğlu'nun "zahiri" Başbakan olduğu net biçimde ortaya çıktı.
Ülkenin durumunu düşünün artık; 30 gün sonrasını göremeyen Başbakan bile fazla gelmiş, yerine de daha düşük profillisi aranıyor!
CELAL BAŞLANGIÇ | HABERDAR
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021