Celal BAŞLANGIÇ
Bu tarihi iyi not edin.
Öyle defterinizin bir köşesine falan değil; hayatınızın, ülkenizin ve dünyanızın kapkara bir sayfasına yazın bir daha unutmamak üzere.
20 Haziran 2016, Pazartesi.
Bu tarih sadece, Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak amacıyla "Genel Yayın Yönetmenliği" yapan üç "nöbetçi gazeteci"nin tutuklandığı gün değildir.
Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin değildir o gün sadece tutuklananlar; aslında bütün gazetecilerin basın özgürlüğüdür tutuklanan, daha da vahimi bütün bir halkın bilgi alma ve gerçekleri öğrenme hakkıdır!

AKP'nin kapısına konmadan önce Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Söcüsü olarak bir televizyonda canlı yayına çıkmıştı Bülent Arınç.
Günlerden, geçen yılın 24 Temmuz'uydu. Yani "basında Abdülhamit sansürü"nün kaldırılışının yıl dönümü olarak kutlanan "Basın Bayramı"ydı.
Evrensel'le birlikte adını vere vere hedef göstermişti Arınç; "suç makinesi" demişti, "istersek davaya boğarız" demişti.
Arınç AKP'nin kapısına konulurken, devletin Özgür Gündem'i ceza davasına boğma planı da uygulamaya konuldu.
"Çözüm süreci" boyunca hakkında neredeyse tek dava açılmayan Özgür Gündem'e yüzlerce soruşturma ve dava sağanak halinde yağmaya başladı.
Bunun üzerine 3 Mayıs 2016'dan itibaren başladı Özgür Gündem'de "Nöbetçi Eş Genel Yayın Yönetmenliği".
Bu direnişin bir yanı basın özgürlüğü için mesleki bir dayanışmaydı ama aslında halkın haber alma hakkı için, gerçekleri öğrenme hakkı için bir eylemdi.
O günden bu yana 50'yi aşkın; çok büyük bölümü gazeteci olan, sanatçılar, yazarlar, aydınlar, insan hakları aktivistleri Özgür Gündem'de Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlendi birer günlük.
Bunlardan 39'una "terör örgütü propagandası"ndan, "suçu ve suçluyu övmek"ten, "suça teşvik"ten soruşturma açıldı.
Altısı hakkında takipsizlik kararı verildi. Diğer altısı için ortalama 14,5 yıl hapis cezası istemiyle dava açılıp mahkeme günü verildi (Bu satırların yazarı da dava açılan grup içindedir). Diğerleri için soruşturmanın sonucu beklenirken üç "nöbetçi genel yayın yönetmeni" hakkında tutuklama kararı verildi dün.
Onun için büyük bir özenle kaydedin bu tarihi; 20 Haziran 2016, Pazartesi...
Çünkü bu aynı zamanda "neden Kürtlerin yanında durdun" soruşturmasının, "neden Kürtlerin yanında durdun" davasına ve işte bu tarihte de "neden Kürtlerin yanında durdun" tutuklamasına dönüşmüştür.
İşin birinci yanı; AKP devletine göre, bu süreçte "Kürtlerin yanında durmak" büyük suç!
Bu iktidarın "Kürtlerin yanında durmayın len" naralanması soruşturma olarak, dava olarak fayda etmeyince, bu kez "dağılın len" hönkürmesi aşamasına geçişin ifadesidir üç "nöbetçi gazeteci"nin tutuklanması.
Yani daha net söylemek gerekirse bugün Çağlayan'daki bu üç tutuklama ile aslında 20 Temmuz 2015'de Kobane'ye Kürtlerle dayanışmak için giden 30'dan fazla gencin IŞİD bombasıyla Suruç'ta katledilmesiyle taşıdığı mesaj arasında anlayış olarak hiç fark yok.
Gelelim meselenin ikinci boyutuna.
Bu aynı zamanda bütün muhaliflere, halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkını savunanlara, barış isteyenlere, demokrasi ve özgürlük talebinde bulunan herkese "hepinizi tutuklarım ha" parmak sallamasıdır.
Bu tutuklamanın üçüncü anlamı; toplumda çatışma noktalarını çoğaltarak yaratılacak kutuplaşma üzerinden olası bir referandumda "Başkanlık" ya da "Partili Cumhurbaşkanlığı"nın yüzde 45'lerin altında seyreden kamuoyu desteğini arttırmaktır.
Türkiye toplumunun 2013'te kitlesel olarak ölümüne karşı çıktığı bir projeyi yeniden halkın önüne dayatmanın amacı Gezi benzeri yeni bir çatışma alanı açmaktır. Daha birkaç gün önce yeniden Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nı, Taksim Alanı'na "Selatin Camisi"ni yapma, AKM'yi yıkma dayatması tamamen hayalindeki başkanlığı toplumsal gerginlik üzerinden gerçekleştirme planıdır.
En kesin dönüşüm tarihi 20 Haziran 2016, Pazartesi gününe not edilecek bu plan son bir haftada önce Cihangir-Firuzağa'daki "Ramazanda içki içme" saldırısıyla uygulamaya konuldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Gezi'ye "sıfırdan tarihi bina yapma" dehasının yeniden canlanan kıvılcımlarıyla geliştirildi.
Bu planın "altın vuruşu" ise işte bir kara sayfaya özenle kaydedilmesi gereken o tarihte, 20 Haziran 2016, Pazartesi günü Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin'in tutuklanmasıyla gerçekleştirildi.
Gelelim bu meselenin dördüncü boyutuna.
Tutuklanan Şebnem Korur Fincancı, o kelepçeye uzanan elleriyle toplamıştı Cizre'deki bodrumlarda katledilen çocukların çene kemiklerini. Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı olarak sadece Türkiye'nin dört bir yanındaki değil, aynı zamanda bir adli tıp profesörü olarak dünyanın dört bir yanında o ellerini uzatmıştı işkenceyi, katliamı belgelemek amacıyla otopsi yapmak için.
Dünyanın en etkin gazetecilik kuruluşlarının başında gelen Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, dün kelepçe takılan o elleriyle, bitip tükenmek bilmeyen bir enerjiyle yazmıştı yıllardır Türkiye'deki basın özgürlüğü ihlallerine ilişkin raporları.

Ellerine kelepçe takılan Ahmet Nesin, sadece dünyanın en büyük mizahçılarından olan babası Aziz Nesin'in adını onurla taşımamış, bir yazar olarak da bir yayıncı olarak da o ellerle çoğaltmıştı toplumun vicdanı olmayı bilen düşüncelerini.

Gerek konumları, gerek çalışma alanları ve kimlikleriyle dün tutuklanan bu üç kişi sanki özel olarak seçilmişti. Sadece Türkiye'ye değil, Avrupa'ya da, demokratik dünyaya da "voltajı yüksek" bir parmak sallamanın tarihiydi 20 Temmuz 2016.
Tutuklama sonrasında Çağlayan Adliyesi'ndeki polis karakolundan neredeyse güle oynaya uğurladık arkadaşlarımızı.
Erol Önderoğlu, "Neyi, niye yaptığımı biliyorum. Vicdanım çok rahat, gerisini kendileri düşünsünler" diyordu.
Duruşma salonundan çıktıktan sonra ortalıkta dolaşan Ahmet Nesin'e "Hocam vakit varken buradan tüy. Tutuklama çıkabilir" diye takılmıştık şaka yollu.
Dün adliye karakolundan cezaevine gönderirken "Yapacağımız birşey, dışarıda bitirmemiz gereken bir işin var mı" diye sorduğumuz Ahmet Nesin gülerek yanıtlıyordu:
"Hocam ben buraya hazırlıklı geldim. Tutuklanabilirim diye bütün işlerimi organize etmiştim zaten. Hazırlıksız yakalanmadım yani."
Şebnem Korur Fincancı, cezaevinden önceki son durağı olan karakolda biz moral vereceğimize o bizi teselli ediyordu:
"İnsan hakları vakfı başkanını tutukladılar. Umarım bu sonun başlangıcı olur."
Bir de bu tutuklamanın işaret ettiği planın beşinci boyutu var.
Kürt kentleri ablukaya alındı, yakıldı, yıkıldı. Hendekler kapandı, barikatlar kaldırıldı. Yani "Çöktürme Planı"nın bu aşaması tamamlandı. Şimdi ikinci aşama gündemde; Türkiye'nin batısını da kapsayacak şekilde bir çatışma ortamını yaymak; Kürt kentlerinde şimdilik kapanan hendekler, barikatlar için Türkiye'nin batısında uygun zemin yaratmak.
Şimdi sorun gazeteciler, insan hakları örgütleri, aydınlar, ilericiler, demokratlar, sosyalistler bu ablukaya, bu "diz çökertmeye" teslim mi olacak? Yoksa üzerine yönelen saldırıya karşı büyük bir dirençle karşı mı koyacak?
Dünden itibaren ilk gelen işaretler; tutuklamalara inat artık daha çok gazetecinin, aydının, sosyalistin Özgür Gündem Gazetesi'nde "tutuklanmaya aday nöbetçi genel yayın yönetmeni" olmaya yönelik çığ gibi yükselen talebiydi.
Üzerimize giderek daha yoğun biçimde çullanan bu "çökmenin" boyutu daha iyi anlaşılsın diye söylüyorum.
Dün Şebnem Korur Fincancı'nın tutuklama kararında dikkat çekici bir belirleme vardı tutanaklara geçen.
"... şüphelinin tutuklanmasına engel bir halinin (tutuklama yasağı ve yargılama engeli bulunmaması hali gibi) bulunmadığı..."
Eyyyy, "tutuklanmasına engel hali bulunmayanlar", ya bu kuşatmayı bütün özgürlükleri tehdit edilenlerle birlikte, hiçbir ayırım yapmadan yaracaksınız ya da köşenize sinip verilen tekmilleri kulaklarınızı tıkaya tıkaya dinleyeceksiniz:
"Bütün bir toplum kayıtsız şartsız size biat etmiş olarak emir ve görüşlerinize hazırdır, gazetecilerin tutuklanmaya mani bir hali yoktur Sultanım!"
CELAL BAŞLANGIÇ | HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021