Demiray ORAL
Alaca karanlıkta kalktım.
Banyo aynasına baktım, gözlerim rafadanla katı arasındaydı.
Yine de bu yaz ilk kez istikamet Ege olduğu için olsa gerek çok da fena gözükmedi gözlerim gözüme.
Feribota yetişmeyi başardık.
Binmeden önce bir tomar gazete almak üzere Yenikapı’daki deniz otobüsleri kafeteryasına girdim.
Her sabah alacakaranlıkta kalkan, üstelik istikameti Ege de olmayan kasadaki elemanın gözlerini yumurtanın hâlleriyle tarif etmek imkânsızdı.
İkisi de adeta içine kaçmıştı. Ama hâlâ biraz konuşabiliyordu ve “Taraf yok” manasında bir ses çıkardı.
Bütün günlük neşriyat vardı ama bizim gazete mevcut değildi.
Akrep ile yelkovan sabah yediyi göstermek üzereydi. Taraf gelmedi desem olmaz, bitti desem olamaz.
Fakat, gazetelerin dağıtım sorunsalı ve bunun tiraja olan yansımaları mevzulu panel düzenleyecek vaktim olmadığından, “çık çık çık” yaparak dağılmayı tercih ettim.
Feribotta gözlerim kapanmadan evvel birinci sayfaları bitirdim ve bir miktar köşe yazısı okumayı başardım.
AKP’li vekilin oğlunun polisleri olağan şüpheliler misali karşısına dizdirmesine isyanvardı, doğal olarak.
Bir de doğal olarak vermeleri gereken haberi vermeyen aynı gazetelerin kimi köşe yazarlarının o haberle, yani işkence mahkûmu polisin İstanbul’a terör şefi olmasıyla ilgili yazıları.
Birinci vakada söylenecek çok söz yok, polisimizin düştüğü hâle ailece çok üzüldük, tamam. Yapılan hareket tamamen bir aşağılama, ona da eyvallah,
Ama bir şey dikkatimi çekti.
Bu aşağılamaya maruz kalan polisler tepkilerini “Biz vatan haini miyiz” diye vermişler. “Biz suçlu muyuz” ya da “Biz katil miyiz”, “Biz hırsız mıyız” değil mesela.
Akıllarına ilk gelen, en aşağılayıcı kavram “vatan hainliği”.
Vatan hainliği elbette aşağılık, ağır bir suç. Ama normal bir memlekette.
Oysa bu sıfatın bizde kimlere verildiğini, bir çırpıda insanların üzerine nasıl kolay yapıştırılan bir etiket olduğunu, bu topraklarda kişi başına düşen vatan haini sayısının ne kadar çok olduğunu düşününce...
Üstüne bir de Ogün Samast tarzı tiplere “vatansever” muamelesi yapıp hâtıra fotoğrafı çektiren güvenlik güçleri akla gelince...
İnsan derin düşüncelere gark oluyor işte.
İkinci vakaya gelince...
Onun hakkında da söylenecekler söylendi, susulacaklar da susuldu susması gerekenler tarafından.
Bu vakada suçlanan bir polis şefi, suçlayanlar ise “vatan haini” olarak işkence ve tecavüze uğrayanlar.
Mevzu ise Türk yargısı sayesinde zamanı aşmayı başaran o polis Sedat Selim Ay’ın İstanbul’a Terörle Mücadele şefi yapılması.
Bizim gazetede bir haftadır Selim Ay da, “vatan haini” kontenjanından işkenceye uğrayanlar da konuştu, yorumlar yazıldı.
Bu hengâmede benim dikkatime mazhar olan ise Sedat Selim Ay ile ilgili hemen bütün tanıklıklarda geçen bir nokta.
Onunla mesai yapmış üst düzey Emniyet görevlisi Lale Kemal’e “Değil işkence yapmak sivrisineği bile ezmeyecek karakterdedir” deyip ona kefil oluyor. Eskiden birlikte çalıştığı polis muhabiri Tuncer Köseoğlu’na “Tanısaydınız, ne kadar iyi insan olduğunu bilseydiniz böyle yazmadınız” diyor.
Bir yanda burada yazması bile bana ağır gelen iğrenç işkence ve tecavüzlerden sorumlu tutulan bir polis... Bir yanda sineği bile incitmeyecek, tanısak seveceğimiz söylenen, bunları yapacağına inanamayacağımız bir adam...
Bunları düşünürken feribot yolculuğu bitti.
Arabanın benzin ışığı cayır cayır yandığı için Bandırma çıkışında ilk benzinciye daldım.
Sordum, soruşturdum ama yine Taraf yoktu. Devam ettim yola.
Susurluk bir skandal adı olmadan önce sucuklu tost- köpüklü ayran ikilisi demektir veletliğimden beri.
Orada bir teşebbüs daha... İnat yaptım, bayilerden ısrarla istedim, esnaf bendeniz turist için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadı ama Taraf ortalarda yoktu.
Öğlen saatlerinde Manisa’daki molada anlaşıldı ki, zorlamanın manası yok. Marmara’dan Ege’ye kadar bulamadığıma göre Taraf cumartesi günü kesinlikle okulu kırmıştı!
Kavuşmamız ancak bu satırları yazdığım pazar sabahı Seferihisar’da oldu bizim gazeteyle.
Kavuşmamız sayesinde de 1996’da Sedat Selim Ay’ın içinde olduğu ekibin ağır işkence tezgâhından geçip tacizine uğrayan Nuran Atmaca’nın anlattıklarını okudum.
Maruz kaldığını söylediği bütün o iğrençliklerden sonra Sedat Selim Ay’ın diğer işkencecilerden nasıl farklı göründüğünü, yakışıklı olduğunu filan belirtip şöyle diyordu: “Dışarıdan gören bunları yapabilecek biri sanmazdı.”
Ve adeta o yaman çelişkiye noktayı koymak ister gibi ekliyor: “Ama bu adam bunları yapıyordu. Avazımın çıktığı kadar bağırmak istiyorum ‘Bu adam bunları yapıyordu’ diye.”
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.05.2015
23.09.2014
13.06.2014
2.04.2014
16.02.2014
13.01.2014
6.01.2014
29.12.2013
19.12.2013
11.11.2013