Ergun AŞÇI
Akçakoca Belediyesi 3 yılda 9 milyon (dokuz trilyon ) yatırım
yapmış. Sayın Belediye Başkanımız Fikret Albayrak'ın açıklaması bu.
Dilin kemiği yok ki.
Bu açıklamayı nerde yapmış, üyesi olduğu partinin üyelerinin her
fırsatta küfür ettiği Sayın Sadullah Ünsal gazetesi Akçakoca Postası
Gazetesinde. Akçakoca Postası Gazetesi uzun zamandır basılı olarak
çıkmıyordu. Belediye Başkanımızın röportajı ile tekrara basılı olarak
olarak yayınlanması beni sevindirdi. Ancak CHP'lilerin sevindiklerini
sanmıyorum. Geçtiğimiz seçim döneminde CHP'liler ve Akçakoca Postası
Gazetesi arasında yaşananlar hafızalardan silinmemişken.
CHP yönetimine daha önce âcizane bir tavsiyem olmuştu. Sayın
Başkanımızın irticalen konuşmasını önleyin diye. Bu röportajda ama
bilerek ama bilmeyerek bu tavsiyeye uyulmuş ve önceden hazırlandığı
son derece belli olan sorulara cevap verilmiş. Bu soruların Sayın
Sadullah Ünsal tarafından hazırlanmadığı da çok açık. Sayın Sadullah
Ünsal'ın üslubunun dışında hazırlanmış sorular.
Asıl sıkıntı verilen cevaplarda, soruları hazırlayan şehir dışında
filan olmalı ki; cevapları düzenleme fırsatı olmadan yayınlanmış.
Gazetemize cevap yetiştirmek için gösterilen aciliyet bize yazı konusu
çıkaracak bir dolu gafların yapılmasına da sebebiyet vermiş.
İşin aslına bakarsanız Sayın Fikret Albayrak'ın gafları ile ilgili
yazı yazma son derece sıkıcı olmaya başladı. Cevap yazmasak kamuoyunda
yanlış anlamalara sebep olacak diye yazmaya devam ediyoruz.
Belediye Başkanımıza her daim yanında bulabilecek gaf yapmasını
önleyebilecek bir danışman almasını öneriyorum. Akrabalar arasında bu
nitelikte biri olsa kesinlikte alırdı da, demek ki bu nitelikte bir
akrabası yok. Mecburen yakın çevresine bakacak artık. Tranfer de bir
çözüm olabilir.
Gelelim dokuz milyonluk yatırım açıklamasına. Gazetede bu manşet
atıldığı için sondan başlamak mecburiyeti çıkıyor. Sayın Fikret
Albayrak şahsi eğitimi konusunda doğru bir karar vermiş ve inşaat
mühendisi olmuş. İktisat fakültesi gibi bölümleri seçmiş olsaydı
mezuniyet konusunda çok sıkıntı çekerdi. Akçakoca Belediye Başkanı
olarak Akçakoca Belediyesi bütçesini kontrol ediyor olması da Akçakoca
halkının kendisine seçtiği bir ceza olmalı.
"Bütçe Gelirleri - (Cari Harcamalar + Transfer Harcamaları)=Yatırım
Bütçesi" Sayın belediye Başkanımız Fikret Albayrak'a bu anahtar
açıklamayı ezberlemesini öneriyorum. İcraatlarını açıklarken bu
formülü yanından eksik etmemeli. Aslında kurduğu ekibin bu gafa yol
vermemesi lazımdı. Sayın Belediiye Başkan Yardımcımız Abidin Eskici
her zaman baktığı meşhur mevzuat kitaplarına bakıp bu konuda yeteri
destek de sağlayamamış, anlaşılan.. Belediyemizde kamu maliyesi ya da
iktisat filan okumuş danışman gerçekten gerekli, 22 yıllık memuriyet
tecrübeleri filan bu gafları düzeltemiyor.
"Cari harcamalar personel, yolluk, hizmet alımları, tüketim mal ve
malzemeleri alımları, demirbaş alımları ve diğer giderlerden
oluşmaktadır. Cari harcamalar nitelikleri gereği yeni bir üretim
kapasitesi ortaya çıkarmadan mevcut kapasiteyle hizmetlerin
görülmesini sağlayan harcamalardır"
"Transfer Harcamaları Kurumlara katılma payları ve sermaye teşkili
iktisadi transferler ve yardımlar, mali transferler, sosyal
transferler ve borç ödemeleri gibi kalemlerden oluşmaktadır"
Yukarıdaki sıkıcı alıntıları belediyemize yapılan bir hizmet olarak
görüp mazur görünüz lütfen. Cari harcamalar ve transfer harcamaları
yatırım sayılmayacağı iktisadi disiplin eğitimi görmüş her öğrenci
tarafından bilinirken belediye başkanımız tarafından bilinmemesi son
derece üzücü. Hadi Sayın Fikret Albayrak bu yaklaşımı bilmeyebilir
diyelim, kurduğu kadroda bunları bilen biri olmalı değil mi?
Demirbaşları yatırım olarak değerlendirmeyi bir yere kabul edilebilir
görelimde,1.500.000 TL tutan personel ikramiyeleri ödemelerini hangi
aklı evvel yatırım listenize dahil etti diye sormadan da olmaz.
Kesinlikle iktisadi konularda bir danışmana gerek var. Kadro zayıf
kaldı, zayıf.
Konuya başka bir açıdan bakarsak, yatırım listesi olarak açıklanmak
istenen belediye bütçesinin bugüne kadar yapılan uygulamaları olarak
da değerlendirilebilir. Bugüne kadar bütçenin tamamı ile yapılan
açıklamalar olarak yapılsaydı, kamuoyunun hoşuna gitmeyecek bazı
harcamalar da kamuoyu ile paylaşılmak zorunda kalınacaktı.
Ağırlama, konaklatma, konaklama, seyahat ve tefriş etme
harcamalarından bahsediyorum. Bu masrafların bir önceki belediye
başkanının döneminden kat kat fazla olduğunu tahmin etmek zor değil.
Belediye bütçesi olarak açıklama yapılırsa elbette bu rakamlarda
açıklanmak zorunda kalırdı. Bu rakamlarda Akçakoca kamuoyunun pek
hoşunu gitmezdi. Kadroda bu düzenlemeyi düzgün olarak yapacak eleman
da olmayınca böyle gaf dolu yatırım açıklaması ortaya çıkmış olmalı.
Yok, danışman kesinlikle gerekli, 22 yıllık memuriyet tecrübesine
sahip olmasına da gerek yok bu işlerden anlasın yeter.
Gerçi bu ağırlama masrafları için gazetemizden 500TL'lik bir katkı
var, artık neye yettiyse, karınca kararınca bir destek işte. Kimse
belediyemize destek olmuyorsunuz diyemez. Gördüğünüz gibi hem de mali
destek.
Bütçe ve yatırımlar konusunda sağlıklı açıklamalar yapılırsa Akçakoca
kamuoyunun bundan memnuniyet duyacağı kesindir. Rötuş yapılmamış hatta
bir önceki dönemi de kapsayan açıklamalar. Böyle bir şey alacağını
sanmıyorum ama biz yine de talebimizi bildirelim.
"İller Bankası özellikle kentimizin vizyonuna uygun projelere ve
özellikle geri dönüşümü olan yani gelir sağlayan projelere destek
vermektedir." Bu cevaba da takıldım kaldım. Sayın Fikret Albayrak'a oy
veren seçmenlerin birçoğu bugünkü belediye binasının yapılmasına karşı
çıkmış ve bu konuda açılan imza kampanyasına destek vermişlerdi.
Burada hatırlatmak istediğim belediye binası yapımı İller bankasının
desteği ile gerçekleşmişti. İller bankasının projelere verdiği desteği
sağlam bir referans olarak sunuluyorsa, belediye başkanımızın geçmiş
de belediye binamızın yapılışına karşı çıkmadığınızı düşünüyorum. Ne
dersiniz? Belediye binasının yapılmaması için kampanya düzenleyen
çevreci arkadaşlar, başkanımızın bu yaklaşımı çifte standart
oluşturmuyor mu?
Bu röportajdaki açıklamalara cevabı bir defa da bitirmek istiyorum.
İşi pehlivan tefrikası gibi günlere yaymanın âlemi yok. Yazının
devamın isteyenler gazetemizin web sayfasından okuyabilirler. Belediye
binasında gazetemiz dağıtılması ile engelleme çalışmaları devam ettiği
için belediye çalışanlarlı büyük ihtimalle gazetemizi web sitemizden
okuyacaklar, onlar için sorun yok. Web sitemizin belediye içinden
okunmasına engelleme olur mu? Olur, mu? Olur.
Türkçe'ye batıdan giren ve de en çok kullanılan kelimelerden biride
vizyon. Kaypak bir kelime vizyon ne tarafa çekersen çek cinsinden,
kelimeyi bir kere kullandıktan sonra içeriğini doldurmak zorunda
olduğun cinsinden bir kelime. En geniş anlamı ile ulaşılmak istenen
hedef ve amaçlar diye açıklanabilir. Sayın Fikret Albayrak yapılanlar
Akçakoca vizyonuna uygundur cümlesini kurduğunda dikkat kesiliyorum,
biliyorum ki; altından bir garabet çıkacak.
Akçakoca vizyonunu kim ne zaman nerde nasıl belirlemiş? Halkın bu
vizyonun belirlenmesine ne kadar katkısı olmuş? Benim böyle bir
çalışmadan haberim yok. Belediye başkanı benim yapmak istediklerim
Akçakoca 'nın vizyonu demek istiyorsa o başka. O takdirde vziyon
kelimesinin yanına Akçakoca'yı eklemesin lütfen. Beş yıllığına
seçildim yapacaklarım bu şehrin vizyonu olmak zorunda diyorsa
yönetişim(yönetim değil) konusunda bilgilenmesini öneriyorum. Yine çok
sevdiği bir kavram olan çağdaş belediyecilik kavramını deşerse
yönetişimin olmazsa olmaz olacağını görecektir.
Akçakoca vizyonuna uygun dediği terminal binasının mimarisinin çok
karşı çıkılan belediye binasının mimarisinden /estetiğinden ne farkı
olduğunu anlatabilecek biri var mı? Bu mudur* Akçakoca'nın vizyonu "
Betonu sev ve her yerde kullan" . Benzeri her yerde görülebilecek
sıradan bir bina işte. Akçakoca yerelini hiçbir yanından ifade etmeyen
bir bina. Umalım ki; Akçakoca'nın ihtiyaçlarına cevap versin. Binaya
sihirli değnek de monte edilmiş olmalı. Bir türlü çözülmeyen ulaşım ve
turizm ulaşımı sorunlarını yapılacak terminal binası ile
çözülebilecekmiş gibi bir yaklaşım var ortada. Sorunları yeni
yapılacak bina değil bu konudaki zihniyet değişikliği çözecektir. Var
mı bu konu da bir zihniyet değişikliği?
Bu yazıyı yazdığım da 21 Ekim, doğal gaz abonesi olmuş evimde soba ile
ısınıyorum. Dergaz yetkilileri ne saat taktılar ne de döşenen tesisatı
kontrole geldiler, çok daha önce bu işlemleri yapan arkadaşlarımın
durumu da aynı. Umumi kanaat 29 Ekim tarihinde doğalgaz ile ısınmanın
gerçekleşmeyeceği.29 Ekim tarihinde göstermelik olarak belki birkaç
yere doğalgaz verilebilir kanaati kamuoyun da oluşmuş durumda.
Belediye başkanı 29 Ekim'de doğal gaz bağlanacak diyor ve bu konu da
açıklama yapıyorsa müracaat eden abonelik işlemini bitiren bütün konut
ve işyerlerine doğalgaz verilmiş olmalıdır.15 Ekim tarihinde belediye
başkanı bu açıklamayı yapıyorsa bu açıklama belediye başkanımızı
bağlar. Sonradan Dergaz ya da başka kaynaklı hiçbir mazeretin
geçerliliği yoktur. Ekim 29 'da doğalgaz gelecek diye üşüyerek
bekleşenlerin vebali Sayın Fikret Albayrak'ın boynunadır. Bu konuda
haksız çıkmak istediğimi de belirteyim. Ancak başkanın açıklamaları
konusunda yeteri kadar tecrübe biriktirdiğimiz için sobamız yanıyor.
Sobasını kurmayanlara da sobanızı kurun derim.Ufoyla mufoyla
ısınılacak gibi değili,soğuklar sert.
Sayın Fikret Albayrak imar planını gelecek yüzyılın ihtiyaçlarına göre
hazırladıklarını söylüyorlar. Fütoroglardan(Gelecek Bilimcileri) ne
kadar yardım aldı acaba. Böyle bir yardım almadığını cümle âlem tahmin
edebilir. Dünyanın hiçbir yerinde hiç bir şehir plancısı da yüzyıllık
plan yapmaz. Ancak bizim başkan yapar(!)( Buna şans mı desek
şanssızlık mı desek.) Öylesine abartmak için kullanılmış bir cümle.
Bir kaldırım projesine "Yüzyılın Projesi" demekle eşdeğer bir abartma.
Bu durumlarda abartma hızını ayarlayamadığı için mazur görelim.
Başkanımızın kurduğu kadro zayıf kaldı zayıf, takviye şart.
Memleketime(Akçakoca) yerleşeli 10 yılı geçti.10 yıldan bu yana suyu
çeşmeden içiyorum. Doğal su rezervlerinde belediyemizce
engellenemeyen(!) çalışmalar sebebiyle çeşmelerden çamur aktığı
zamanlar hariç. Hatta stokta su varsa yine çeşme suyumuzu içiyorum.
Rakıyı özellikle bizim çeşme suyumuzla içiyorum çünkü ayrı bir lezzet
katıyor. Hal böyle iken Sayın Fikret Albayrak'ın döneminde çeşmelerden
çamur aktığı zamanlar hariç çeşme suyu içmeyin diye duyuru olmadı,
arıtmanın kumunun değişmediği zamanlarda suyu çeşmeden içmiyorsa ve
bunu Akçakoca halkı ile paylaşmadı ise halktan bildiklerini saklamış
demektir. Çarşı Meydanındaki kocaman panolardaki duyurulara bakarsak
kum değişmeden önceki dönemlerde çeşmeden su içmek mahzurluymuş gibi
bir anlam çıkıyor. Sahiden kum değişimi öncesi çeşmeden su içmek
mahzurlumuydu? Burada önceki yönetimlerin hatası varsa Sayın Fikret
Albayrak'da bu hatanın iki yılına ortak değil mi?
"Akçakoca turizmin parlayan kenti olacaktır." Sayın Fikret Albayrak
verdiği cevapta aynen böyle diyor. Hani parlamıştık, hani parlayan
kenttik. Parlarken bir anda karardık da yeniden parlamaya mı
çalışıyoruz yoksa. O tanıtım afişlerini niye yaptık, parlayan kentiz
diye. Bu açıklama bilinçaltının itiraf ettiği bir gerçek değilse,
tezime hak veren bir gerçeklik ile karşı karşıyayız. Başkana bu işleri
düzenleyecek sağlam bir danışman/ yardımcıya kesinlikle ihtiyaç var.
Geçen yazımda sorduklarımı burada tekrarlamak istiyorum çünkü hala bu
konu da belediyemizden yeterli bir açıklama gelmedi. Kalan işçilerin
gönderilerden teknik yeterliliklerinin ne olduğu ile açıklama. Bu
konuda açıklama yapılmadıkça ayrımcılık konusunda ki açıklamaların
hepsi havada kalacaktır. Sayın Fikret Albayrak sadece Yığılcalı
işçilerin genelde fazla olduğu gibi açıklamadan başkasını yapamıyor.
Yok mudur? Belediyede bu verileri toplayacak, değerlendirip kamuoyuna
açıklayacak, büyük iddialarla kurulan ve çok şeyleri başaracak denilen
kadrodan bir eleman. Bu soruya cevap gelmeyeceğini bile bile sormaya
devam etmek de vicdani borcumuz.
Sayın Fikret Albayrak'ın Yığılcalılar meselesinde kanunsuzluk değil
ayrımcılık yaptığını söyledim. Cevaplar ısrarla Sayın Fikret Albayrak
ve candaşları tarafından bu yapılanlar kanunsuz değildir, üzerinden
gerçekleşti. Kanunlar her zaman adaleti sağlamaz. Tıpkı Takrir-sükûn
Kanunu gibi, Dersim Kanunu gibi, ülkemizin başbakanını idam eden
kanunlar gibi. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslanın idamına
sebep gösterilen ceza kanunun kaldırılan 141 ve 142. maddelerinin
yaptığı ayrımcılık/adaletsizlik gibi. Kitabın ortasından kanunlar ve
adaletin aynı şey olmadığını ifade eden sahifeler yırtılmış olmalı, ya
da güneşi balçıkla sıvamak için yapılan nafile bir gayret.
Sayın Fikret Albayrak'dan yine böyle gaf dolu açıklamalar gelirse
yönetmenimizden rica edeceğim, sırf bu konuları yazmak için ayrı bir
köşe versin diye. Hazır mahalle baskısına maruz kalıp dinlenmeye geçen
yazarlarımız varken, gazetemizde yeni bir köşe fırsatını
kaçırmayayım(!).
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2022
13.04.2021
28.01.2021
24.01.2020
30.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
23.08.2019
4.02.2019
28.09.2018