Erol KATIRCIOĞLU
Türkiye’nin, Suriyeli muhaliflerin mücadelelerini desteklemesinin gerekçesi olarak “Suriyeliler ecdadımızın bize bıraktıkları mirastır, o nedenle destekliyoruz” cümlesiyle “Suriyeliler despot bir güç tarafından mağdur edilen komşu bir halktır, o nedenle onları destekliyoruz” cümlesi arasındaki fark nedir sizce?
Ya da “Biz, kişi doğduğunda nasıl doğmuşsa onu öyle kabul eden bir medeniyetten geliyoruz; kim olursa olsun, Kürt, Türk, Çerkes, Laz, Alevi, Sünni farketmez, bizim için herkes kıymetlidir” cümlesiyle “Kürt, Türk, Çerkes, Laz, Alevi, Sünni farketmez, kültürel kökeni ne olursa olsun farklı kültürel geleneklerin eşitlik esasına dayanarak birarada yaşamaları esastır” cümlesi arasında ne fark vardır dersiniz?
Yukarıdaki cümlelerin birincileri, geçen hafta Başbakan Erdoğan tarafından kullanıldı, ikinciler ise kendine “demokrat” diyen herhangi biri tarafından kullanılabilirdi.
Doğrusu bu cümlelerin üzerine düşündükçe Türkiye’deki siyasetin “naturası” ile ilgili çok şey çıkarılabilir diye düşünüyorum. Birincisinde, Başbakan bir siyasi hattın temsilcisi olarak Suriye’ye olan ilgimizi, “ecdad” ve “miras” kavramlarına bağlayarak ifade ediyor; bir demokratın bağlayabileceği“insanlık”, “ezilen bir halk”, “komşuluk” gibi kavramları kullanmıyor.
İkincisinde ise Başbakan özetle; biz, bir insanın ayrımcılığa esas olabilecek bütün özelliklerini reddeden bir “medeniyetten” geldiğimizden dolayı ayrımcılığı reddediyoruz ve o nedenle de birlikte yaşamaktan yanayız diyor. Öte yandan “demokrat” biri de benzer biçimde ayrımcılığa karşı olduğunu söylüyor ama bu durumu bir “medeniyete” değil, “eşitlik esasına dayanan bir birlikte yaşam”düşüncesine bağlıyor.
Gördüğünüz gibi her iki siyasi pozisyon da, biri Suriye bağlamında, diğeri ise birlikte yaşam bağlamında birbirlerine çok benziyorlar. İki ifadenin de işaret ettikleri şey neredeyse aynı.
Aynı mı sahiden?
Dönüp cümlelere yeniden baktığımızda Başbakan’ın konuşmasıyla herhangi bir demokrat kişinin konuşması arasında, Başbakan’ın, “biz” ve “medeniyetimiz” kelimeleriyle işaret ettiği ile;“insanlık”, “komşuluk”, “eşitlik esasına dayalı bir birliktelik”ten söz eden bir demokratın işaret ettikleri arasında hem bir benzerliğin ve hem de bir benzemezliğin olduğunu görmemiz gerekiyor.
Başbakan’ın “biz”le kastettiği kimler? Hangi “medeniyet”ten söz ediyor? Türklerden mi? Osmanlılardan mı? Yoksa İslamiyet’ten mi söz ediyor? Yoksa her üçünden mi?
Bu sorulara cevap vermemiz çok zor ama kesin olan bir şey varsa Başbakan Batı’dan söz etmiyor. Kendini ait hissettiği İslam, Osmanlı ve Türk bir kültür dünyası içinden konuşuyor. O nedenle de örneğimizdeki “demokrat”tan ayrılıyor. Çünkü “demokrat”, daha çok“evrensel olandan”, “ ilkesel olandan”, “hak ve hukuktan” söz eden biri.
Diyebilirsiniz ki “olsun; biz Batı medeniyetinin değil Doğu’nun çocuklarıyız. O nedenle de Başbakan’ın kendi kültürel dünyası içinden konuşması normal ve doğaldır. Hem üstelik söyledikleri bir ‘demokrat’ın sözleriyle de örtüşmüyor mu? O da zaten kendine ‘Müslüman demokrat’ dememiş miydi? O zaman ne?”
Ama bu durumda “bizim ecdadımız” işin içine girince, “bizim medeniyetimiz” işin içine girince,“bizim için kıymetlidirler” cümleciği işin içine girince “biz” her kimsek daha üstün, daha güçlü ve daha adilmişiz gibi olmuyor muyuz? Oysa bir toplum için böylesi özellikler yalnızca geçmişin mirası üzerinden değil, bugün halkınıza ve komşularınıza nasıl baktığınıza ve onlara nasıl davrandığınıza göre biçimlenir. Bunun da “hak ve hukukla” ve “ilkesel olmakla” yakından ilgili olduğu açık.
Bütün bu nedenlerle de Başbakan siyasette, bütün çabasına rağmen “yerel” kalıyor, “kimlik siyaseti” yapıyor ve “evrensel” üzerinden yürüyemiyor. Toplumumuzdaki siyasi tartışmanın da derinlerinde bence bu var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025