Esat KORKMAZ
Hiç beklenmedik bir şey oldu: Rüyama çarptım;
-pardon, dedim.
İnanmayacaksınız ama tanıyamadım;
gözden yitmek üzereyken hatırladım onu; bağırdım, nafile:
Duymadı, durmadı.
(Esat Korkmaz)
Beş duyumuz var: Dördü köle, biri diktatör. Diktatörün adı göz, iktidarı ise görme. Kölelere gelince, birinci köle kulak, iktidarsızlığı duyma; ikinci köle dil, iktidarsızlığı tatma; üçüncü köle burun, iktidarsızlığı koklama ve dördüncü köle ten, iktidarsızlığı hissetme.
Göz denilen diktatör, köle durumundaki dört duyu organına ya benim gibi göreceksiniz ya da öldürüleceksiniz, diyerek saldırıya geçince, ezberi egemenlik kurmuş. Gözün uyguladığı ırkçılık nedeniyle bizler artık baktığımız rengin ya da sesin kokusunu alamıyoruz; gözün ezberini kıramıyoruz.Bu ezber tek taraflı kör bir iletişim yarattı ve bizler, bu kör iletişimin taşıyıcıları olduk.
Bir gece uykum kaçtı; uyandım: Radyodaki konuşmalar ilgimi çekti. Görme özürlülerin yaptığı bir program; konuk da doğuştan görme özürlü genç bir kız. Anlatıyor: “-Bir roman yazıyorum. Ama önce bir öykü kitabım olsun istedim; öykülerimi topladım ve Kör Kapan adı altında kitaplaştırdım. Kapak yapılacak, yapacak arkadaşa anlatıyorum. Balığa çıkmış biri, oltasını çekiyor; bir sürü balık çıkıyor ama hepsi ağ içinde; bir de bakıyoruz ki balıkçı ve balıklar da ikinci bir ağın içinde”, diye. Kapağı yapan arkadaş itiraz ediyor “-Bu olmaz”; ilk darbeyi uzmanından alıyor. Sonra yine devam ediyor; “-Şu şu renkleri kullan, özellikle kırmızı”, diyor.
Anlatımın bu noktasında, programı yapan görme özürlü genç kız soruyor: “-Niçin kırmızı? Kırmızı senin için ne ifade ediyor?”, diye. Hemen yanıtlıyor: “-Kırmızı benim için, gül kokulu, çıtır çıtır yanan bir odun”. Bu yanıt beni çok etkiliyor; harika bir tanım diyorum. Yıllar yıllar önce resim yapan akıl özürlübirinden denizin kırmızı, ağacın mavi olduğunu öğrenmiştim. Şimdi ise doğuştan özürlü birinden kırmızı rengin, kokusunu ve sesini öğrenmiş oldum.
Bunları niye anlatıyorum: Duyu organlarımızın ezberini kıramazsak eğer Şamanizm’i anlama-algılama şansımız yok. Şamanın esrik yolculuğuna eşlik edebilirsek eğer, başta göz olmak üzere duyu organlarımızın ezberini kırabiliriz: İçimizi görebiliriz, duyabiliriz, koklayabiliriz; en önemlisi, duyu organlarımızla algıladığımız bu-dünyada olmayan siyah renkle tanışabiliriz. Durumu bir örnekle açıklamaya çalışalım: Biraz da yazgı ortaklığı yapan siyah ve beyaz; Ortaçağ’ın sonlarıyla XVII. yüzyıl arasında, renk olma durumunu yavaş yavaş yitirdi. Matbaanın icadı ve gravürün ortaya çıkması, bu iki rengi, renklerin dünyasının en üstüne çıkarmıştı. Çok geçmedi Protestan reformu devreye girdi; onu bilimsel gelişmeler izledi; siyah ve beyaz, tahtından indirildi ve renkler dünyasının dışına savruluverdi. Bu da yetmedi, Isaac Newton, renk spektrumunu buldu; bulduğu renk düzeninde ne siyaha yer vardı ne de beyaza. Yine de beyaz, tüm renklerin toplamı olduğu için bir ölçüde paçayı kurtarmıştı. Siyahın hiçbir şansı yoktu: Newton, siyahın katili olarak tarihe geçti. Bu da bir renk devrimiydi.
Şamanın esrik yolculuğuna katılırsak eğer kendi yaşamımızdan başka yaşamlar yaşayabilir, ayık bilincimizi sorgulayıp tümüyle insani bir yaşam sürebiliriz. Yani aklımızdan firar edip aklımızı işsiz bırakmak, sonra da kendi aleyhine dönüştürdüğümüz aklımıza yeni bir iş bulmak zorundayız.
Aklımızı kendi aleyhine çevirip ona yeni bir iş bulduğumuzda, ruhumuzun her tebessümü, rengin farklı tonlarına ve sesin farklı tınlarına yuva yapacaktır, bu kesin; işte o zaman bizler de kanatlanıp tıpkı şaman gibi uçabiliriz.
Yoksa mı? Yoksa ölçülebilir olana indirgenen duyu organlarımızın duyu algıları nedeniyle bütün başka yerler bizleri terk edecek ve yapayalnız kalacağız.
Şaman Teriminin Kökeni
Araştırmacıların çoğuna göre, şaman ya da baksıterimleri yerine kam terimini kullanmak daha doğrudur. Çünkü Türkler ve Moğollar, şaman terimini bilmez. Bu terimi Rus araştırmacılar, XVII. yy. sonlarında Kuzey Sibirya’da yaşayan Tunguzlar’dan öğrendi. Tunguzca’da şaman, coşmuş, durmadan oynayan, bir oraya bir buraya sıçrayan kişi, anlamına gelir. Yani, koşullara karşı isterik tepki gösteren bir kimliktir. Şaman teriminin Tunguzca’dan geldiği konusunda genel bir kabul olmakla birlikte, yine de terimin etimolojisi, bilim insanlarını bir hayli uğraştırdı: Kimi bilimadamları bu terimin kökeninin Pali dilinde bulunan samna olduğunu ve Sanskritçe’derahip, zahit anlamlarına gelen çramana ile aynı kökten geldiğini savladılar.
Kimileri terimin kökenini Mançuca’ya, kimileriyse Firdevsi döneminde Farsça’da geçen ve Buda rahibi anlamına gelen şemen ya da şamen terimlerinden hareket ederek Hint dillerine; yine kimileri Çince’de geçen Chan-man terimini ölçü alıp Çince’ye bağlar. Son dönemlerde, Sogdca metinlerde şeytan anlamına gelen şaman terimine rastlandığını da burada belirtelim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2016
28.11.2016
23.11.2016
16.11.2016
12.11.2016
4.01.2016
1.01.2016
12.08.2016
4.02.2016
29.07.2016