Etyen MAHÇUPYAN
Rusya ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kez daha muhatabı Putin’den PYD’nin Moskova’daki bürosunun kapatılmasını istedi. Suriye denkleminde yer alan bütün ülkeler Türkiye’nin söz konusu koşuluna defalarca tanık oldular. Ancak pek bir şey değişmedi… Hatta ABD PYD’nin inisiyatifiyle oluşan Suriye Demokratik Güçleri’ne silah, eğitim, uzmanlık ve danışmanlık desteğini devam ettirirken, Rusya da her stratejik adımda PYD ile işbirliğinin devam edeceğine dair açık beyanlarını sürdürdü. Diğer bir deyişle Türkiye’nin büyük partnerleri onu ‘saygıyla’ dinlemelerine karşın kendi siyasetlerini de fazla tereddüt göstermeden uyguluyor ve Suriye’nin kuzeyinde PKK uzantılı bir siyasi ve idari yapılanmanın varlığından rahatsız olmuyorlar. Hatta bir adım ileri giderek denebilir ki rahatsız olmamak bir yana, bu yapılanmayı kendi çıkarları açısından olumlu görüyorlar.
***
Buna PYD’nin Esat rejimi ile olan taktiksel yakın ilişkisini ve İran ile gelinmiş olan ‘birbirine karşılıklı razı olma halini’ eklediğimizde, PYD’nin başarılı bir siyaset izlediğini teslim etmek durumundayız. PKK Kürtlerinin Suriye rejimi ile mücadelesi 2000’li yılların ilk yarısına kadar geri götürülebilse de, bugün sürekli iletişim içinde ve her an ortak menfaate dayalı işbirliklerine girebilecek iki aktör olarak karşımızdalar. Aynı şekilde İran’la da uzun ve gelgitli gerilim yıllarının ardından, bugün birbirini ‘anlama’ belirtileri gösteren mesafeli bir istikrar ilişkisi yakalanmış durumda. O kadar ki Barzani yanlısı Kürt oluşumlar İran devletine karşı silahlı mücadeleye geçerken, PKK buna karşı duruş sergileyebiliyor…
Düşünün ki bütün bunlar PYD yüzünden on binlerce insanın yurtlarını terk etmesinden, çok sayıda hak ve özgürlük ihlalleri yaşanmasından ve bunların uluslararası kuruluşlarca raporlanmasından sonra oluyor. Açıktır ki Suriye’nin geldiği noktada insan hakları normları çoktan ikincil kalmış, siyasi hedefler uğruna her türlü adımın ‘meşru’ görülebildiği bir ortama savrulmuş bulunuluyor. Ayrıca Rusya, İran ve Esat’ın yaptıklarına bakınca, PYD’ye bu konuda eleştiri getirmek de çok işlevsel olmuyor… Bugün Suriye maalesef yapılanların yapanın yanına kar kaldığı bir çatışma alanı ve denklemin aktörleri de bu ‘avantajı’ sonuna kadar kullanmaktan çekinmiyorlar.
***
Dolayısıyla Erdoğan’ın talebinin Putin tarafından ‘duyulmasını’ beklemek gerçekçi değil. Bu açıdan bakıldığında Batı dünyası daha elverişli olabilirdi, çünkü en azından orada hak ve özgürlük konusunda daha duyarlı bir kamuoyu bulunuyor. Ancak ABD’nin tutumu da epeyce net ve PYD’den yana. Bunun en az beş nedeni var. Bir, ABD PYD’nin Rusya’nın ‘kucağına oturmasını’ istemediği için onu yanında tutmaya çalışıyor. İki, Suriye’de siyasi aktör olma kapasitesi askeri güçle bağlantılı ve PYD hem yerli unsurlardan oluşan, hem Özgür Suriye Ordusu’ndan daha fazla askeri başarı sağlayabilen bir güç. Üç, PYD kendi siyasi geleceğinin ABD’nin desteğine muhtaç olduğunu bildiği için onun ihtiyaçlarına neredeyse koşulsuz destek veriyor. Dört, otoriter ideolojik özelliklerine karşın PYD/PKK geleneksel Kürt muhalefetine kıyasla daha az milliyetçi ve kimliksel çoğulculuğa daha açık. Beş, Suriye’deki diğer kültürel gruplarla kıyaslandığında PYD/PKK’nın sosyal düzen anlayışı çok daha modern…
Batı gelecekteki Suriye’yi hayal ettiğinde şiddetle, hele PKK gibi bir örgütle doğrudan bağlantılı bir yapı istemeyecektir… Ama şu anki kaostan çıkmak için böyle bir yapıya ihtiyaç duyuyor ve gelecekteki Suriye’nin de olabildiğince kendi siyasi pozisyonuna ve kültürel tercihlerine yakın olmasını istiyor. Bu da PYD’nin önüne geniş bir hareket alanı açıyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024