Fehim TAŞTEKİN
Türkiye’de ya da dışarıda kendi kimliğiyle özdeşleştirmediği sürece zulümlere ve haksızlıklara karşı sesini yükseltmeyen İslamcıların vicdanı bir kez daha Filistin’le imana geliverdi. Fakat bu sesin de Filistin’e bir faydası yok.
Siyasal İslamcıların vicdanı onlarca yıldır muhalifler hapishanelerde çürütülürken devrede olmadı.
Çocuklarını arayan Cumartesi Anneleri itilip kakılırken sustu.
Ermeniler ve diğer dini azınlıklara güvercin tedirginliğinde bir yaşam reva görülürken umursamadı. Hrant Dink katledilip katilleri korunurken köreldi.
Bu vicdan iktidar ve yandaşlarının kömür hırsı için madenciler ölürken, her yerde işçi cinayetleri katlanırken, emekçiler tekmelenirken, HES’lerle köy yaşamı yok edilirken, ormanlar maden şirketlerine peşkeş çekilirken devletten yana çalıştı.
Bu vicdan kadınlar öldürülürken, eşcinsel bireyler aşağılanırken, üniversiteli gençlerin tepesine coplar inerken, cemaatlere ait yurt ve kurslarda çocuklara taciz skandalları patlak verirken yok oldu.
2016 darbe girişimi sonrası on binlerce insanın hayatı karartılırken, KHK’larla akademisyenler sokağa atılırken, yoksulluk, haksızlık ve adaletsizlikten insanlar intihara sürüklenirken köreldi.
Kürtlerin çektikleri kuşaktan kuşağa değişmezken hiçbir hukuksuzluğu, cinayeti ve zorbalığı mesele etmedi.
1990’larda binlerce Kürt köyü yakılırken, 34 kişinin öldüğü Roboski katliamı devlete zeval gelmesin diye kapatılırken, 2015-2016’da siyasi beka için Sur ve Nusaybin yerle bir edilirken iktidarın baktığı yerden baktı. Bir taraf siyasi soykırıma uğrarken “eyvallah” dedi.
Suriye’de işgal genişlerken, Afrin’de insanlar yerlerinden edilip evleri, iş yerleri, zeytinlikleri, ormanları cihatçılar eliyle yağmalatılırken, Haseke halkı susuz bırakılırken, güvenli şerit adına köyler habire bombalanırken ya da SİHA’larla suikastlar düzenlenirken iktidar için destan besteledi.
Terörle mücadele adı altında Irak Kürdistan’ında yüzlerce köyün boşalmasına neden olan bombardımanlar sürerken, top atışıyla Perah’ta turistler katledilirken, Şengal bombalanırken bölgenin yaşadığı her şeyi müstahak gördü.
2014’te IŞİD Ezidileri katledip kadınları köle pazarlarında satarken rahatsızlık duymadı. Devletin görüp izlediği IŞİD bombacıları Suruç, Ankara-Gar ve Diyarbakır’da katliamlar yaparken de sustu.
Liste o kadar uzun ve boğucu ki! Çok azı hariç İslamcıların vicdanı bu kara liste için asla kıpırdamadı. AKP’den önce devlete sadakat, AKP’den sonra devlete sahiplenme örgütlü kötülüğe mazeret üretti. İslami çevrelerin insan hakları örgütü Mazlum-Der de ‘kayyum’ ile dönüştürüldü, camiadan kimse iktidarın suç siciline işaret edemesin diye. Mağduriyetler çığ gibi büyüdü; itiraz edeni boğacak gürültü, manipülasyon ve yalan da o kadar azmanlaştı. İslami çevredeki sivil toplum AKP ile birlikte elde edilen kazanımlar ve çıkarların korunması için sisteme yönelik bütün eleştirileri geri çekmekle kalmayıp her halükârda iktidar için rıza üreten sözcülere dönüştü. O yüzden Gazze için akıtılan göz yaşları ağyara tesir etmiyor.
Filistin davası siyasal İslamcılığın günah çıkarma kabini sanki. Gazze’ye karşı her soykırım savaşı başladığında perdesini müminlerine açıyor.
Fakat burada da mızrağın çuvala sığmadığı durumlar var. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Hamas’ı sahiplenen tutumunu İsrail’in ABD’den sonra en sağlam destekçisi olmayı sürdüren Almanya’da da sürdürdü. Almanya’nın gelmiş geçmiş en çapsız şansölyesi Olaf Scholz’a dersini verdi, kendi tabanında duygusal tatmin yaşattı. Türkiye’de İslamcılığın Filistin sevgisi bırakın milyonluk nümayişi yüz binlik gösteriler için bile yetmiyor: İstanbul’un kalbi Gazze için atıyor ama göz ucuyla ayağa kalkan Londra’ya bakıyor. Belli ki Erdoğan’ın hepsi adına konuşması kâfi.
Erdoğan’ın sözünü esirgememesi basitçe kendi kişiliğine bağlanabilir. Fakat yüksek perdeden konuşmasının başka nedenleri yok mu? İsrail için yaptıkları ve Filistin için yapamadıkları mesela. Çıkardığı gürültü bunları fena halde perdeliyor. AKP ticari anlaşmalar bir kenara İsrail’le askeri anlaşmalara sadık kalmadı mı? Gazze’yi bombalayan İsrailli pilotlar en azından 2008’e kadar AKP iktidarı boyunca Konya semalarında uçuş tecrübelerini artırmadı mı? 7 Ekim’den bu yana Türkiye’den 300’ü aşkın yük gemisi Aşdod ve Hayfa limanlarına yanaşmadı mı? Yıllarca Kürdistan/Kerkük petrolü yasadışı anlaşmayla İsrail’i beslemedi mi? Bugün İsrail petrol ihtiyacının yüzde 40’ını Bakü-Ceyhan hattından karşılamıyor mu? İsrail’in demir-çelik ihtiyacının önemli bir kısmı Türkiye’den gitmiyor mu?
Erdoğan İsrail’i sıkıntıya sokacak hiçbir somut tepki ortaya koyamazken Filistin adına karşılıksız çekler yazıyor. İsrail ve en büyük destekçisi ABD’yi savaşı durdurmaya itecek hiçbir anlamlı tepki koymuyor. Direnişin kökünün kazınacağı senaryonun devamı olarak yarın Gazze’yi uluslararası bir güce bırakma önerisine ortak olursa da şaşmamalı. BM, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve diğer uluslararası zeminlerdeki girişimlerin İsrail üzerinde etkisinin olmadığı ortada. Bu alanda top çevirerek elinden geleni yaptığını söylüyor. Mavi Marmara’da ölenlerin kanını paraya çevirip dosyayı kapatan Erdoğan’ın İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde ipe gereceğine inananlar az değildir. One Minute’un gerektirdiği hiçbir duruşu sergilemediği gibi 7 Ekim’e kadar İsrail’in doğalgazını Türkiye’den Batılı ortaklarına taşıma planının heyecanı içindeydi. Pek çok yazımda işaret ettim; AKP, bölgede İsrail’i huzursuz eden ne kadar ülke varsa hepsinin tasfiye edilmesinde Amerikan planlarına taşeronluk yaptı.
Üstelik siyasal İslamcıların tutarsız Filistin söyleminin ters tepen etkileri de az değil. Filistin davasında İslamcı hareketlerin öne çıkmasına paralel olarak sol ve seküler çevrelerde tuhaf bir biganelik yerleşirken öteki tarafta içi doldurulamayan bir duyarlılık arttı. 7 Ekim’den bu yana da Filistin konusundaki ilgisizlik halinde başka bir dönüşüm yaşanıyor: Binbir sebeple AKP’ye bilenenler İsrail’den yana konum belirliyor. İşgalci ve sömürgeci bir gücün soykırım savaşına arka çıkmanın hiçbir mazereti olamaz. Ne ahlaken ne de vicdanen. Filistinlilere karşı 75 yıllık yok etme siyasetinde yeni bir perde açılırken İsrail’e desteğini açık edemeyen utangaçlar da bunu “İsrail-Hamas savaşı” olarak görmeyi yeğliyor. Bu da özünde Netanyahu yönetiminin sunduğu senaryoya eşlik etmek demektir. Bir de Suriyeli sığınmacılar meselesinden beslenen Arap nefreti Gazze’deki savaşla birlikte bütün dizginlerinden kurtulmuş gözüküyor.
AKP iktidarıyla birlikte kirlenen İslamcıların kendini göstermek için Filistin’i araçsallaştırması İsrail’den yana dönüşümde pay sahibi. Filistin direnişi solun omuzlarındayken İslamcıların davaya ilgisi Kudüs’ün kutsallığına dair söylemlerden ibaretti. İslamcı olmayan bir örgüt direnişin lokomotifi olsaydı acaba ne olurdu?
Günün sonunda Filistin davasına yapılabilecek en büyük kötülük bunu bir din savaşına indirgemek olurdu. Bunu da “Olay haçlı-hilâl meselesidir'' diyerek Erdoğan yaptı. Filistinli Hıristiyanlar da işgalci sömürgeci ve soykırım savaşının kurbanları. Londra’dan, Dublin’den, Atina’dan, Madrid’den, Stockholm’den, Köln’den, Belgrad’dan gelen görüntüler başka bir şey söylüyor. Amerikan Kongresi’ni basarak savaşın durdurulmasını isteyen Yahudilerin sesi daha fazla yankılanıyor. Pek çok yerde Yahudiler Filistinli Arapların sesine ortak oluyor. Erdoğan meseleyi din savaşı olarak resmederek Filistinliler için canından olan Amerikalı Yahudi Rachel Corrie gibi insanların anısına da hakaret ediyor. Filistinlilerin yaşadığı zulmü raporlarıyla belgeleyen B’tselem’in sunduğu katkıyı herhangi bir Müslüman örgüt yapamadı. Haaretz’de çıkan cesur yazılar Müslüman medyanın topundan daha fazla etki uyandırıyor. Filistin’deki soykırımı ve apartheid rejimini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan Yahudi akademisyenler var. Ve daha etkililer.
Vicdani ve ahlaki duruşun referanslarını kendi dini kalıplarıyla daraltmaya yeltenen hiçbir yorum ya da çıkışın Filistinlilere faydası yok. Aksine zarar veriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025