Ferhat KENTEL
“Ekonomik, bilimsel rasyonelliğin” dilini kullanarak çok daha sofistike çalışan ikna odalarından bahsetmiştim. “Barışın öldüğünün” söylendiği günlerde “ne alaka?” denebilir...
Densin, benimki inat işte...
NTV’de geçenlerde “Yeşil Kürsü” adını taşıyan bir program izledim. Çevreyle, yeşille derdi olan yerleri konuşturan çok “anlamlı” bir program. Benim izlediğim de “İzmir’in damı” olarak nitelenen ve hayati öneme sahip içme suyu kaynaklarının bulunduğu bir bölge olan Efemçukuru’nda kurulan altın maden işletmesiyle ilgiliydi. Köylüler ve Kanada kökenli Tüprag adlı şirket sorumluları maden işletmesinin zararları ve faydaları üzerine NTV’nin tuttuğu mikrofona gelip konuşmalar yapıyorlardı.
Köylülerin bazıları “havamız, suyumuz, hayatımız” gibi kimilerince çok basit ve “arkaik” görülecek sebeplerle maden ocağının doğalarına zarar verdiğini ve daha da vereceğini; başkaları maden işletmesi sayesinde çalışma imkânı bulduklarını; bir-iki genç kız da işletmenin sağladığı olanaklarla “okuma” fırsatı bulduklarını anlatıyorlardı.
Ve şirketin genç, temiz görünümlü, “okumuş yazmış çocuk” güveni veren bir elemanı eleştirilere cevap veriyor; sahip oldukları teknolojinin mükemmelliğinden, her türlü önlemi aldıklarından, köylüye iş sağladıklarından falan bahsediyordu. Köylülere kıyasla dili çok farklıydı; ince, nazik, rafine, rasyonel, bilimsel bir dildi onunki...
Çevrelerindeki hayat damarlarının kuruması endişesi içinde olan köylülerin dili ince ve nazik değildi... Damardan konuşuyorlardı onlar; itiraz ve isyan ediyorlardı...
“Okumuş yazmış”, rasyonel şirket elemanının ikna kabiliyeti anlaşılan görünüşte daha yüksekti. Ve program yapımcısı da “görünüşe bakılırsa doğaya uyumlu bir madenle karşı karşıyaydık” şeklinde yorum yaptığına göre, toprağın altından altın çıkararak kazanılacak “para”nın etrafında şimdiye kadar süslenip püslenen “uygar ikna yöntemleri” bir kere daha işe yaramıştı.
Ancak, bu arada insanlar NTV’nin kürsüsüne çıkıp, dertlerini anlatırken, adeta rasyonel ikna dili için bulunmaz bir fırsat daha çıkıyordu. Yani insanlar “konuşmaya devam ederken”, NTV kameraları bir ambülansa zumluyordu! Nasıl olduysa “Tüprag” (!) amblemli bu ambülans, anlaşıldığı kadarıyla fenalaşan bir köylüyü hastaneye götürmek üzere aniden ekrana giriyor ve ikna için gereken mesaj görsel olarak da sağlanıyordu:
“Sen bize iş verdin, eğitim verdin, sağlık bile verdin! Sen nasıl çevreye zarar verebilirsin ki! Sağolasın Tüprag!”
Ve anlamlı programın “anlamı” orada bitiyor; televizyon kutusunun ikna odası özelliği bizzat ekranlardan dışarı taşıyordu...
***
Ancak müsaadenizle, geçen haftaki “askeriye” meselesine tekrar döneceğim. Çevrenin hoyratça sömürülmesi ya da askerde şiddet meseleleri arasında önem hiyerarşisi yapılabilir mi bilemem ama galiba insanın içi acıdığı zaman “hiyerarşi” falan kalmıyor...
www.askerhaklari.com adlı site sayesinde öğreniyoruz ve anlaşılan ne yazık ki daha da öğreneceğiz bu insanın içini acıtan hikâyeleri.
Şu sahne bundan üç-dört hafta önce Kıbrıs'ta bir askerî birlikteki (tabii oranın “Kuzey”inin bağımsız bir devlet değil, Türk ordusunun kontrolü altında olduğunu; dolayısıyla orada Türkiyelilerin askerlik yapmasının “normal” olduğunu biliyoruz herhalde, değil mi?) “disko”da (disiplin koğuşu) yaşandı: Bir genç sandalyeye kelepçe ile bağlandı, 50 derece sıcakta güneşin altında gün boyu bekletildi, su verilmedi ve kelepçeli iken feci şekilde dövüldü ve komalık oldu... Askerin ismi Uğur Kantar ve o günden bu yana yoğun bakımda... Olayı oğullarının facebook’taki arkadaşlarından öğrenen ailesine “güneş çarpmış” dediler! Ve bir kaç gün önce ailesi ile görüşenler maalesef Uğur’un hayatından ümidin kesildiğini öğrendiler...
Adına “disko” denen işkence merkezleri etrafındaki sessizlik sarmalı şimdiye kadar kırılamadı... Ancak o merkezlerde olup biten olayların haddi hesabı yok. Mesela www.askerhaklari.com sitesine gelmeye başlayan tanıklıklardan aynı “disko”da daha önce de başka bir askerin sakat kaldığını, memleketin başka köşelerinde de şimdiye kadar binlerce genç insanın bu tezgâhtan geçtiğini öğreniyoruz, daha doğrusu nihayet “ikna olmuşluktan” çıkıp, dile getirmeye başlıyoruz.
Öte yandan, www.askerhaklari.com vasıtasıyla şimdi bu sessizlik kırılmaya çalışılırken, İzmir’de Kara Harp Okulu’nun Menteş Askerî Kampı'nda “şok mangası eğitimi” diye bir garabetle tanıştık! Amerikan filmlerinde bol bol örneklerini gördüğümüz, Vietnam’a “ölüm makinesi rambolar” göndermeden önceki aşağılayıcı uygulamalara benzer şekilde, güya “insani fiziksel sınırları” sonuna kadar zorlayan ve psikolojik yıpratma teknikleriyle had safhaya varan işkenceleri öğrendik.
Böyle bir memlekette savaşın durmasını istiyoruz! Öyle mi? Şaka gibi! Nasıl biter? Türk’üyle Kürt’üyle tornaya girmeyen mi kaldı! Tezgâh dışarıda düşman bulamadığı zaman savaşını kendi çocuklarıyla bile yapıyor! Onun için fark etmiyor ki... Savaş savaştır!
Evet, bu memlekette savaşı durdurmak çok zor ama çabanın onuru yeter...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020