Gürbüz ÖZALTINLI
Son on yılda olanlar üzerine yürütülen tartışmalarda AKP’nin dönüştürücülüğü üzerine çok söz söylendi. Dönüşümün destekçileri bu süreçte muhafazakâr kesimleri Batı’nın modern değerleriyle barıştıran bir nitelik buldular. İslami referanslarla düşünen geniş kesimler, ilk kez temsilcisi saydıkları bir siyasi elitin sesi aracılığıyla, Avrupa’nın bir parçası olmanın değerli bir yönelim olduğunu, demokrasinin uzak ve kuşku duyulan bu evrene ait bir kavram değil Müslümanları da kapsayan evrensel bir medeniyet ölçüsünü ifade ettiğini, insan haklarının önemini düşünür oldular. Böylelikle“Milli Görüş” paradigmasının temel kabullerinin terk edildiği bir düşünsel iklimin yeşerdiğine tanık olduk. Milliyetçiliğin törpülendiği, komşuların dost kabul edildiği, militarist koşullanmaların gölgelendiği, sivil ve barışçı bir dil gelişmeye başladı. Kuşkusuz eski ile yeni iç içe geçmişti ve yaşanan değişim ılımlı bir evrimi temsil ediyordu. Fakat kısa sürede oldukça radikal politika değişimlerini mümkün kılan yeni bir meşruiyet alanı açıldığı da bir gerçekti. Devletçi- milliyetçi- militarist ideolojik hegemonya yıllarını balık hızıyla unutmayanlar, Kıbrıs politikasında, Kürt açılımında, Ermenistan’la denenen yumuşama girişimlerinde yaşananların olağanüstülüğünü reddedemezler.
AKP için, iktidar mücadelesi yürüttüğü bu yıllarda Batı dünyasının desteği çok önemliydi. Bu parti, temsil ettiği sınıfların dünyaya açılma arzusuyla Batı’nın Ortadoğu’da modernlikle barışık güvenilir bir Müslüman ülke arayışını buluşturma misyonunu üstlendi. Biz bu yönelimin hem istikrar hem de refahın artışı açısından olumlu sonuçlarını görmekle kalmadık; aynı zamanda demokratik değerlerin de toplumda yayıldığına tanık olduk. Her şeyin tartışılabilir olduğu, tabuların kırıldığı bir ortam oluştu.
Bu iktidar misyonunun esas olarak “medeniyetler arası gerilim” koşullarından doğduğunu görmek gerekir. Ortadoğu ve daha da ötesi İslam dünyasıyla etkin bir ilişki üzerinden Batı’yla barışık bir köprü oluşturmak formülüne hayat veren şey bu gerilimin kendisidir.
Bu formülün bir dönem getirisini cebine koyan Türkiye, şimdi değişen koşullar altında riskini yaşıyor.
AB hedefinin iyice silikleşmesi, kapıya dayanmış savaş riski ve bütün bunlara eşlik eden (pekâlâ bir savaş ideolojisini temsil edebilecek) Türk-İslam düşüncesine yöneliş belki tek başına AKP’ye ya da kimi yazarların savunduğu gibi Erdoğan’ın başkanlık hevesine bağlanamaz. Evet, tek başına onlara bağlanamaz ama önünde sonunda bu ülkenin kaderini belirleyecek kararları verecek olan da bu siyasi elit.
AB’nin ilişkilerde ayak diremesi ve içine sürüklendiği kriz nedeniyle çekim gücünün sarsılması, Müslüman dünyayı kışkırtan provokasyonlara sahne olması, öte yandan beklenmedik biçimde ayaklanan bölge halklarının (seçilen misyona bağlı olarak) iktidarı taraf olmaya zorlaması... Bütün bunlar “medeniyetler arası gerilim” üzerinden küresel rol arayan iktidarın dışında oluşan yeni koşullara işaret ediyor. Fakat ne olursa olsun bu karmaşık koşullar hükümet politikalarının eleştirilmesini haksız kılmaz. Karşı karşıya olduğumuz yeni ideolojik söylemlerin ve politikaların açık tehlikesini küçümsemek, bunları “muhafazakârlığın beklenen ve kabul edilebilir bir sonucu”olarak olağanlaştırmak, hatta “ahlak” üzerinden doğru ve haklı ilan etmek bana kabul edilebilir gelmiyor.
Bu tutumda, başta özetlediğim olumlu dönüştürücülük dönemine takılı kalmış bir psikoloji buluyorum.
Konuştuğumuz şey savaş. Hem de Ortadoğu’da. Mezhepsel, etnik boğazlaşmanın kalbinde. ABD’nin devasa askerî gücünü yığdığı ve sonuçta yüzbinlerce sivilin boğazlanmasından başka bir şey elde edilemediği bir coğrafyadan söz ediyoruz. Dünyanın bütün devlerinin taraf olduğu bir kriz üzerine konuşuyoruz. Batı’nın güç kullanmaya uzak durduğu ise açık bir gerçek. Türkiye kontrol edemediği silahlı, çok parçalı bir muhalefete aşırı angaje oldu ve beklemediği kadar yalnız kaldı. Biz şimdi, Merkel’e parmak sallayan, bize Alpaslan’ın, Yavuz Sultan Selim’in kahramanlıklarını anlatan bir Başbakan dinliyoruz. Sonra dönüp birbirimize “başka seçenek yoktu” diyoruz.
Bir askerî müdahalenin insan ölümlerini bitireceğini bu kadar kendinden emin ileri sürebilmek; krizin büyük bir cinnete dönüşüp akıl almaz yıkımlara yol açmayacağından kuşku duymamak en azından benim havsalamın alacağı bir rahatlık değil. Her “savaşa hayır” sesine Esad’cılık yakıştırmak, “aman dikkat” diyene “steril demokrat” diye çullanmak hiç uygun bir üslup değil. Savaş riskini kapıya getiren bu günkü sürüklenişin hiçbir alternatifinin olmadığını ileri sürmekse, ancak politika denen insan etkinliğinin sayısız seçenekler alanından oluştuğunu görmeyecek kadar kendini taraf kılmakla mümkün. “Ahlak”ın sopasıyla esip gürlediğimiz konu insan hayatı.
Ve kaç hayat üzerine konuştuğumuzu hiçbirimiz bilmiyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023