Gürbüz ÖZALTINLI
PKK’yı, devletin özellikle 90’lı yıllardan tanıdığımız faşizan Kürt siyasetinin simetrisine bu kadar açık biçimde yerleştiren son eylemi, insanın içini gerçekten iyice karartıyor. Polislerin Meclis’i basıp, Kürtlerin seçilmiş vekillerini yaka paça alıp götürdükleri yıllardan bahsediyorum. Ordunun siyasetin merkezinde durduğu zamanlardı. Halkın oylarıyla kürsüye çıkan vekiller, silahı elinde tutanların iradesiyle kürsüden indirildiler. Türk siyasetçiler bu rezil oyuna katılmaktan çekinmediler.
Yıllar sonra şimdi, o Kürt siyasetini yönetenler, Dersim milletvekilini, “hakkında şikâyetler var”diyerek yol kesip kaçırıyor. Savaşın, savaşan tarafları birbirine benzettiğinin bu kadar çıplak bir sembolünü bulmak zordur. Bu, hiçbir “mağduriyetin” temize çıkartamayacağı bir rezilliktir. Siyaset falan değildir.
Bu ne zaman oluyor? Kürt vekillerin kafalarına bastırılarak polis arabalarına sokulduğu günlerden, barış masalarının kurulduğu, barış iradesinin ilk kez bu ülkeyi yönetenler nezdinde karşılık bulduğu, yetersiz de olsa adımlar atıldığı; köprülerin altından Ergenekonların, olağanüstü hâllerin, faili meçhullerin, kimlik inkârlarının akıp gittiği günlerde oluyor.
Daha dün, Türk siyasetinde sorunu çözmek için, CHP’nin hükümetle diyalog arayışına girmeyi deklare etmek durumunda kaldığı, Meclis’te işbirliği çağrılarının yapıldığı koşulların yerini, şimdi PKK’ya karşı ortak tutum politikaları aldı.
Savaşçılar yine bir adım öndeler. Barış için nefes tüketenler bir kere daha boşluktalar.
Gerçekten yıldırıcı.
Evet, PKK savaş istiyor. Ortadoğu’nun yeni iklimi ona bu cesareti veriyor. Zamanında atılması geciken her adım bugün bu coğrafyaya kan olarak geri dönüyor.
Türkiye’nin Irak Kürtleriyle çatışma politikasını terk ettiği, Suriye ile Kürt sorununun çözümünde işbirliği yapma koşullarını elde ettiği, ABD’nin Irak’tan çekilirken Türkiye’nin istikrarını çok önemsediği yakın dönemde, PKK bir Ortadoğu aktörü olmaktan giderek çıkıyordu. Devlet ve PKK büyük ölçüde baş başa kalmıştı. Öcalan’ın ABD tarafından Türkiye’ye teslim edildiği zamandan, “Arap Baharı”nın göz göre göre Suriye’nin kapısına dayanmasına kadar geçen “altın süre” heba edildi.
Bir gün bu tarih daha soğukkanlı yazılacaktır. Bugünün birbirleriyle hesaplaşması bitmemiş aktörlerinin siyasi söylemlerinin bir hükmü yoktur. Ancak, şunları da biliyoruz: Ordu ve CHP eldeki bütün araçlarıyla ve ne pahasına olursa olsun hükümeti tasfiye kavgasına odaklanmış ve Kürt açılımını“vatana ihanet” ilan etmişlerdi. Milliyetçi hareket en yüksek temsilcisi ağzından “dağa çıkmaktan”söz ediyordu. AKP hâlâ rüşt ispatı peşindeydi. Ve şimdilerde daha görünür oldu ki, muhafazakâr cephede de Kürt siyasetine dair bir uyum yoktu. Türk cephesi böyleyken, PKK’nın da çok başlı olduğunun bütün işaretlerini sonradan aldık.
O günlerde, bütün meselesi AKP hükümetinin yıkılması olan, açılımı içi boş bir oyun ilan eden, sorunun çözümü için parmağını oynatmak bir yana olumlu gelişmelerin hükümet hanesine yazılacağı saikıyla davranan çevrelerin, bugün faturayı hükümete çıkarması, bana asla samimi gelmiyor. O kadar hafızasız değiliz.
Elbette kaçan fırsatlara yakınıp, tarihe de takılacak değiliz.
Bugünü konuşmamız gerekir.
PKK’nın Suriye’deki gelişmelerle birlikte İran ve Esed desteğiyle önünde yeni imkânlar açıldığını, savaşı tırmandırarak bölge hâkimiyeti elde edebileceğini düşündüğü anlaşılıyor. Böyle dönemlerde, bunun “dünyanın büyük oyuncularının büyük planı” olduğunu anlatmaya hevesli kalem erbabı alışıldık biçimde harekete geçti. Türkiye büyük planın kırmızıçizgilerini aştığı için cezalandırılıyormuş. Büyük Kürdistan kararı verilmiş. Ama, oyunu bozma imkânı da varmış. Bu kalemler hep aynı yeri işaret ederler: “İsrail ve ABD’nin etkili politika yapıcılarıyla arayı düzeltin”... Derin tahlillerinin altından çıkan mesaj budur.
Benim, örneğin Serdar Turgut gibi bütün Batı basınını “derin okuyanlardan” olmadığımı, ABD’nin başkentinde “müthiş tecrübeler” edinmediğimi itiraf etmeme herhâlde gerek yoktur. Mütevazıca şunu söyleyeyim. Bu teorileri asla güvenilir bulmuyorum. Manipülasyon akıyor her tarafından.
Ben PKK’nın bölge aktörleriyle ilişkili olarak hiç de gerçekçi olmayan bir değerlendirme yaptığını ve gözü kara biçimde gençlerin kanına mal olan berbat bir kumara soyunduğunu düşünüyorum.
Hükümeti sertliğe ve savaşa zorluyorlar. Bundan bir halk ayaklanması umuyorlar.
Savaş, zamanında yapılmamış reformları gerçekleştirmeyi çok zorlaştırıyor. Cenazeler art arda gelir, Türklerin nefreti alabildiğine kışkırtılırken Kürt hakları üzerine reformlar yapabilecek cesarette bir liderlik bulmak kolay değil. Bu ancak muhalefetin de doğrudan katılması, en önemlisi de muhafazakâr dünyada görüş birliğinin sağlanmasıyla mümkün olabilir.
Kürtlerle Oslo mutabakatı yaptı diye Başbakan’ın görevlendirdiği MİT Müsteşarı’nın ifadeye çağrıldığı bir ülkede, dönüp dolaşıp sorunu çözmediği için Erdoğan’a yüklenmeyi çok insafla bağdaşır bulmuyorum.
Barış isteyenlerin; eleştirilerinde, ısrarla müzakereciliği aşağılayan, tehdit olarak gören çevrelerin üstünden atlayıp geçmelerini anlamıyorum.
Siyaset gerçekler üzerine yürür, bizden gerçekçi olmamızı bekler.
Hükümetin etrafında geniş bir barış cephesinin kurulmasına ve reformculuğa itiraz eden güçleri görmezden gelmek gerçekçilikle bağdaşmaz.
Erdoğan’a vurmakla mesele çözülmez.
Bunları söyleyince, bütün otoriterliğiyle hepimizin tüylerini diken diken yapan Erdoğan’ın arkasına dizilmiş görüntüsü vermekten kaygılanılıyorsa...
O kadar cesaret olmadan da bu tartışmalar yürümez.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023