Hadi ULUENGİN
MEŞHUR lâftır, söz uçar yazı kalır.
Eskiler bir de bunu hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür şeklinde formüle etmişlerdi.
İnsan hafızası unutkanlığa yatkındır anlamına gelir.
***
ANCAK Halep oradaysa da arşiv buradadır. Yani kaydı tutulmuş şey inkâr edilemez.
Dolayısıyla, fikirlerin, yaklaşımların ve evrimlerin istikrarlı ve dürüst bir seyir izleyip izlemediğini sınamak için yegâne yöntem sözkonusu arşivleri karıştırmaktan geçer.
Kim ki dobra dobra özeleştiri yapmadan ve yanıldığını açıkça kabullenmeden dün ak dediğine bugün kara diyerek yüz seksen derece çark etmiştir, o arşivi suratına fırlatıverirsiniz.
***
LÂKİN doğru, böyle bir yüz surat bizim hem laikçi, hem dinci ulusalcılarda mahkeme duvarı olduğu için Türkiye’de bunun dahi artık fazla kıymet-i harbiyesi kalmadı.
Neo-Nazi Karanlıkçılar en uç ve en rezil örneğidir, ablak çehrelerine balgamla tükürdüğünüzde bile ya rabbi şükür, gökten rahmet yağıyor diye secdeye varırlar ve kızıl Maoculuktan haki faşizme tornistan etmiş fırdöndülüklerini lâf kalabalığına getirmek için de başkalarına “dönek” (!) demek cazgırlığından medet umarlar.
Heyhat, bizim ülkemizde arşivlerin nesnelliği ve yazıların kalıcılığı dahi ahlâk yahut etik dediğimiz faziletin hayâsızca tecavüze uğramasını önlemeye yetmez.
***
BU satırların yazarı en az yirmi- yirmi beş yıla yayılan ve hiç yalpalamayan bir süreçte Suriye’ye ilişkin olarak kaleme aldığı bütün tahlillerde Esed familyasını teşhir ve telin etti.
Aksi yönde tek bir istisna mevcut değildir. Gösterebilenin alnını karışlarım.
Nitekim hatırlayın, hani babası cehennem zebanilerine kavuştuktan sonra hanedan tacı oğlunun başına konduğunda laikçi ve dinci ulusalcılardan oluşan bir münevveran takımımız otobüs kiralayıp “Doğu ve Üçüncü Dünya sevdası”na (!) büyük tantanayla Şam tavafına gitmişti ya, işte ta o zaman bu aklı evvelleri de tiye almıştım.
Döne döne, zapti, mezhebi ve oligarşik tabiatı icabı, tahtan pederi indi mahdumu bindi diye ceberut rejimin değişmediğini ve değişmeyeceğini vurguladım.
Ardından, sanki sözkonusu otobüsün römorkunda gidiyormuş gibi AKP hükümeti aniden aynı mahdum beyle can ciğer kuzu sarması oluverdi.
***
YİNE sonsuz mesafeli durdum. Sevinç falan beyan etmedim.
Yukarıdaki Doğu ve Üçüncü Dünya budalalığından dolayı zıt kesimler bu yeni aşka ortak methiye düzerken, realpolitik çerçevesindeki devletlerarası ilişkiye karşı çıkmasam bile ahlaki açıdan Beşar Esed ve diktatoryasına prim vermemek gerektiğini defalarca tekrarladım.
Gerisi malûm... Aynı AKP hükümeti dün gerdeğe girdiği o Esed’le bugün kanlı bıçaklı oldu ve yine dün iktidarın dümen suyunda Şam liderine övgü yağdıranlar yine bugün ve yine iktidarın dümen suyunda en hızlı muhalif kesildiler ki, yukarıdaki laikçi- dinci ulusalcı koalisyon birbirinin gırtlağını sıkmaya başladı.
***
YA ahlâk? Ya etik?
Suriye’ye ilişkin zıt savrulmaları başka bir yazıda eleştireceğim, devlet dış politikaları yukarıdaki erdem ekseninde inşa edilemeyeceği için soruyu Ankara’dan ziyade kâh Şam’ın katliamlarını sahiplenerek Batı’yı savaş kışkırtıcısı diye suçlayacak kadar ahlaksız olan laikçi ulusalcılar; kâh da aksine, dün Esed aşkıyla yanıp tutuşurken bugün niye müdahale etmiyor diye yine aynı Batı’ya küfredecek kadar etik yoksunu olan dinci ulusalcılar için soruyorum.
Halep oradaysa arşiv buradadır ve onların asla veremeyeceği cevap da işte oradadır!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015