Hadi ULUENGİN
MALÛM, tarihi muzafferler yazar.
Ve aynı muzafferler çağa göre, anonim destanlardan muktedir mersiyelerine; sonraki dönemlerde ise okul kitaplarından ekran dizilerine, çeşitli araçlarla bu tarihi empoze ederler.
Sözkonusu dayatma da o zafer ertesi hükümranlık kurulmuş olan siyasi coğrafyada; artı, eğer mevcutsa daha geniş bir kültürel hinterlantta pratiğe geçer.
Yukarıdaki olguyu modern zamanlarda resmî tarih diye tanımlıyoruz.
***
ANCAK tarih değişkendir. Asla ve asla statik bir durağanlığı yoktur.
Mazideki olayların nesnelliği hariç hayat dönüştükçe tarih de dönüşür.
Yeni değerlere, yeni kıstaslara, yeni paradigmalara paralel olarak tarihi de yeniden yazmak, yeniden okumak ve yeniden yorumlamak zorunluluğu doğar.
Mevcut yazım, okuma ve yorum artık ihtiyaca cevap vermez. Anakronik kalır.
Ve hiç şüphesiz ki yukarıdaki ihtiyaç en önce ve bilhassa muzafferlerin empoze etmiş olduğu o resmî tarih açısından geçerlidir!
***
ONUN açısından geçerlidir, çünkü o eski muzafferlerin “resmiyeti” artık aşılmıştır.
En azından, aşınmıştır. Erozyona uğramıştır.
Yeni muzafferlerin fikrî, zihnî ve ideolojik tahkimat gerçekleştirebilmesi ise ancak ve ancak geçmişte dayatılmış olan tarihi değiştirmekle, hiç olmazsa revize etmekle mümkündür.
Zira geleceğe hükmedebilmek için mutlaka maziye de hükmetmek gerekir.
Zaten hükmedemeyenler kendi “resmiyetlerini” meşru kılamazlar.
Dolayısıyla, değişen Türkiye’ye, değişen statükoya ve değişen muzafferlere paralel olarak bugün biz de tarihi değiştirmek arifesindeyiz.
Nitekim bir dizi entelektüelin “Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi”derslerinin kaldırılması için başlattığı kampanyayı da sözkonusu değişim çerçevesine oturtmak gerekiyor.
***
HAYIR, bunu söylerken maksadım iğneli bir imada bulunmak değil!
Özgürlükçü ve çoğunlukçu samimiyetine inandığım ve prensip olarak kampanyasını desteklediğim bu aydınların yeni bir resmî tarih yazmak peşinde koştuklarını kastetmiyorum.
Önce yukarıdaki virajın gelip çattığını vurgulamak istedim.
Eski muzafferlerin miadı öylesine doldu ki, onların dayattığı resmî tarihte önemli bir vasıta oluşturan ilke ve inkılâp derslerinin bile günleri artık sayılıdır... Âlâ!
***
ÂLÂ ama aşağıdaki olgu da diğer bir hayati gerçeği yansıtıyor.
Yukarıdaki entelektüellerin iradesinden bağımsız olarak ve maddenin tabiatı icabı, eski resmî tarihin inkılap müfredatından boşalacak saha otomatikman yeni muzafferlerin yeni bir resmî tarihine zemin hazırlayacak ki, zaten bütün mesele de burada düğümleniyor!
Böyle bir yeni resmiyeti önleyebilecek miyiz? Asgari nesnelliğe ulaşabilecek miyiz?
Bütün kalbimle temenni ediyorum ama hiç mi hiç emin değilim!
Değilim, çünkü Taner Akçam işte dört gündür harikulâde biçimde sergiledi.
Yalanı, tahrifatı ve iftirayı inanılmaz bir kepazeliğe vardıran diğer bütün tarih dersleri başta Ermeniler olmak üzere tüm ötekilere nefret kusarken; yani yine Taner’in dediği gibi “turpun büyüğü başka yerdeyken”; eski muzafferlerin bu esas beyin yıkama, bilinç şartlandırma ve ideoloji üretme merdanesi sürekli döndüğü müddetçe, nereye varılabilir ki?
Başka bir deyişle, yeni muzafferler eski zaferin eski resmiyetinden; yani aslında onun yorumundan ve sunuşundan özgürleşmediği müddetçe, tarih ne denli yeni olabilir ki?
Hadi şeklen oldu diyelim, böyle bir “yeni” (!) ne kadar t-a-r-i-h-î olabilir ki.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015